Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ... ve ... illerinde hayvancılık yapan kişiler ile ... esnafı arasında peynir toplama konusunda aracılık yaptığını, davalının 2013 yılında alınan ürünleri götürdüğünü ancak durumu olmadığı için ödemeyi müvekkilinin yapmasını istediğini ve müvekkilinin sürü sahiplerine ödeme yaptığını ve karşılığında 1 ay vadeli, 30/06/2013 ödeme tarihli ve 100.000,00 TL bedelli senedi aldığını, davalının işlerinin kötü gittiğini belirterek sürekli müvekki
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Manisa ... ilçesinde besicilik ve çiftçilik yaptığını, müvekkilinin hayvan işletmesinde 53 büyükbaş sığır cinsi bulunduğunu, ayrıca, sahibi olduğu toplam 524.237,40 m2 tarım alanında (tarla, bağ, bahçe) sulu tarım ziraati ile uğraşmakta, kendi arazisinde pamuk, üzüm (kurutulmuş), erik, mısır (dane ve slaj), fiğ, domates, yonca gibi ürünleri hasat ettiğini, Konkordato ön projesinde de ayrıntılı olarak belirtildiği üzere; Holstein cinsi 20 ineğin günlük ortalama 250 kg. süt üretimi sağlandığını, 10 ineğin hamile olduğunu, gelecek 5 yıl içinde yavruların erkek veya dişi olmalarına göre, doğum sonrası düvelerin süt üretimi için, kalan erkek buzağıların ise et üretimi için besiye alınacaklarını, mevcutta 10 buzağının, gelecek bir yıl içinde 300- 350 kg'ma ulaştığında kasaplık olarak satılacağını, düvelerin ise, 27 ay sonra buzağı vereceklerini, 1 ineğin yaklaşık 5 yıl sonra 5 buzağı ile birlikte ortalama 13 adet hayvan varlığı sağladığına göre, mevcutta 10 adet ineğin, 5 yılın sonunda 130 adet buzağı ve inek varlığı sağlayacağını, döl verimi verebilen her ineğin gebe kaldıktan 280 gün sonra doğurduğunu, bir besi ve süt üretimi çiftliğinin ortalama 5 yıl içinde optimal bir verimliliğe ulaştığını, bu nedenle, 53 adet büyükbaş sığırı bulunan müvekkilinin ortalama 5 yıl içinde süt üretimi ve canlı hayvan satışından sağlayacağı gelir sayesinde borçlarının tamamını rahatlıkla ödeyebileceğini, müvekkilinin ayrıca, sahibi olduğu toplam 524.237,40 m2 tarım alanında (tarla, bağ, bahçe) sulu tarım ziraati ile uğraştığını, şahsın kendi arazisinde pamuk, üzüm (kurutulmuş), erik, mısır (dane ve slaj), fiğ, domates, yonca gibi ürünleri hasat ettiğini, ayrıca, kiralama yolu ile yararlanabileceği arazilerden tarımsal üretim olanağı da bulunduğunu, müvekkilinin besicilik faaliyetlerine ilişkin hayvan sayısı ile zirai faaliyetinde kullandığı toplam 524.237,40 m2 tarım arazisinin niteliği ve bu arazilerden aldığı ürünlerin niteliğinin de Ön Projede ayrıntılı olarak açıklandığını, müvekkilinin sahip olduğu besi hayvanlarının değerinin bir yılın sonunda 99.000,00-TL, yıllık çiğ süt satışından sağlayacağı gelirin ortalama 162.000,00-TL olacağını, ayrıca ürettiği tarım ürünlerinin zirai verimlilik hesaplamasına göre, yıllık ortalama zirai gelirinin yaklaşık 1.532,340,00-TL olduğunu, müvekkilinin ekonomik sıkıntıya düşme sebeplerinin, konkordato talebinin gerekçeleri ve amaçlarının; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) verilerine göre, tarım sektöründe takipteki kredi miktarı, 2019 Haziran'da bir önceki yılı aynı ayına göre yüzde 54.8 artarak 4.3 milyar TL'ye yükseldiğini, tarımsal girdilerdeki artışın bir miktarı döviz kurlarındaki yükselmeden, bir miktarı ise piyasa istikrarsızlığından kaynaklandığını, tarım desteklerinin zamanında ödenmemesi ve artan maliyetlerin de etkisiyle çiftçilerin üretim girdilerini karşılamada güçsüz kaldıklarını, benzer sebeplerle ve yem girdilerinin aşırı yükselmesi hayvancılık işletmelerini zor duruma soktuklarını, işletmelerin teker teker kapandığını, müvekkilinin kendisine ait tarım arazilerinde tarla bitkileri üretiminde bulunmakta; ürettiği mısır, fiğ, yonca gibi bitkilerin bir kısmını besicilik faaliyetinde girdi olarak tüketmekte, kalan ürünleri ise piyasada satışını gerçekleştirmekte olduğunu, ülkemizde tarımsal girdi maliyetlerinin artışı ve tarımdan geçinen çiftçilerin gelirlerindeki azalma dikkate alındığında, işletme sermayesi açığının, tarım arazileri ipotek gösterilmek suretiyle bankalardan sağlanan krediler ile karşılandığını, kredi faiz oranlarının yüksek olması ve vadelerin de kısalığı gibi nedenlerle, tarımdan geçimini sağlayan çiftçi aileleri borç ödeme güçlüğüne girdiğini, tarım sektöründe yaşanan ekonomik daralma ve girdi maliyetlerindeki artışlar, tarımsal faaliyetlerin zayıflamasına ve köyden kente göçün artmasına neden olduğunu, bu durumda, tarımsal işletmelerin hayatiyetinin sağlanmasının büyük önem taşıdığını, ön proje ile amaçlanan, müvekkili aleyhine açılmış ve açılması muhtemel icra takipleri karşısında müvekkilinin varlık bütünlüğünün korunması ve zirai faaliyetlerinin sürdürülmesine olanak sağlayacak şekilde borçlarının tamamının belirli bir vade içinde ödenmesi, bu sayede alacaklıların alacaklarını tahsil edebilmeleri ve şahsın zirai hayatına devam edebilmesi için konkordato taleplerinin kabulünün sağlanması gerektiğini, müvekkilinin borçların tasfiyesi ve zirai faaliyetlerine devamının sağlanması amacıyla İİK madde 285 uyarınca işbu “Konkordato Ön Projesi” hazırlandığını, konkordato müessesesinin 2004 sayılı İ.İ.K.'nun 285-309. maddelerinde düzenlendiğini, İcra İflas Kanunu'nun değişen 285. maddesine göre; “borçlarını vadesi geçtiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçluya, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilme hakkı verilmiştir”. Maddesinin oluşturulma gerekçesinde; “geçici konkordato mühleti” adı altında yeni bir kurum ihdas edildiği belirtilmiş olup, bu mühletin uzatmayla birlikte beş ayı geçmemek üzere “geçici olarak” tanınabileceğinin hükme bağlandığını, gerekçenin devamında bu düzenlemenin ödeme güçlüğü içindeki borçluya süratle geçici hukuki koruma sağlamaya yönelik olarak yapıldığının belirtildiğini, müvekkilinin izah etmiş oldukları nedenlerle vadesi gelmiş ve gelecek olan borçlarını ödeyememe tehlikesi altında bulunduğundan konkordato talebinde bulunmakta olduklarını, borçlu bakımından konkordato talebinde bulunma, iflasa tabi olmak veya borca batık olmak şartına bağlı olmadığını, İİK” nun 286/1 maddesi uyarınca konkordato Ön Projesi” nde aranan hususlara ilişkin aşağıda sayılan bilgi ve belgeler Ön Projede sunulduğunu ve gerekli değerlendirmelerin yapıldığını, ön Projede müvekkilie ait “Proforma Gelir Tablosu” hazırlandığını, gelir ve gider kalemlerinin ayrı ayrı gösterildiğini, ayrıca Varlıkları ve Borçları da listelendiğini, varlıkları ve borçları arasındaki farkın pozitif yönde 1.904,000,00-TL. olduğu, müvekkilin borca batık olmadığı ve varlıklarının borcu karşılamaya yeterli olduğunun belirtildiğini, Konkordato Ön Projesinde 2020-2021-2022-2023-2024 Dönemi öngörülen Gelir Gider Bütçesi, Nakit Akım Tablosu düzenlendiğini, Konkordato kaynakları gelir kaynakları ve giderler gösterilmek suretiyle kaynak ve miktarı açıklandığını, ayrıca müvekkilinin sahip olduğu tarım arazilerinin büyüklüğü ve besicilik faaliyeti nedeniyle herhangi bir taşınmazın satışının gerekmediği, içinde bulunduğu sıkıntının kısa vadeli banka kredilerini zamanında ödeyememesinden kaynaklandığının belirtildiğini, ön Projede ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, müvekkilinin tüm borçları, proje onayını izleyen dönemde besicilik ve zirai faaliyetlerden sağlanacak net hasılat ile ödeneceğini, sahip olduğu tarımsal arazilerin genişliği ve arazi büyüklüğü ile orantılı olarak sekiz farklı tarımsal Ürün çeşidinden sağlanacak hasılatın, borçların ödenmesi için yeterli kaynak akışını sağlayacak büyüklükte olduğunu, ayrıca, sahip olunan büyükbaş hayvan varlığından sağlanacak canlı hayvan satışlarının yanında, çiğ süt satışlarından sağlanacak kaynak birlikte dikkate alındığında, zirai faaliyetlere ek olarak besicilik faaliyetlerinden sağlanacak net hasılat ile de borçların ödenmesinin mümkün hale geleceğini, ilk yılı ödemesiz, dört yıllık süre sonunda sağlanacak kaynak artışı ile, imtiyazlı ve imtiyazsız borçların tamamının ödenmesinin mümkün hale geleceğini, ödemelerin yılda bir 4 eşit taksit halinde gerçekleştirileceğini, alacaklılara masraf ve faiz ödemesi öngörülmediğini, konkordato süresince sağlanacak nakit akışı sonucunda, borçların tamamen ödenmesi sonrasında beşinci yılın sonunda müvekkilinin elinde 545.000,00 TL kalacağının öngörüldüğünü, müvekkilinin tarımsal faaliyette bulunduğu bağ, bahçe, tarla vasfında olan ve sulu tarım yapılan arazi sayısının toplam 29 adet olduğunu, sahip olunan arazilerin toplam büyüklüğünün ise 524.237,40 m2 olduğunu, bu arazilerde tarımsal mekanizasyon ile yüksek verimlilik sağlayan değerli tarımsal ürünlerin hasadının gerçekleştirildiğini, Türkiye'de tarımsal gıda fiyatlarında sürekli bir artış görüldüğünü, kırmızı karkas et fiyatlarında 2018 yılına göre ortalama %20 fiyat artışı görüldüğünü, çiğ sütte ise fiyat artışı kırmızı etten daha yüksek gerçekleştiğini, kişi başına kırmızı et ve süt tüketimi de her geçen yıl artış gösterdiğini, ayrıca, üreticilere verilen ürün odaklı devlet destekleri de diğer bir gelir kaynağı olduğunu, konkordato ön projesine göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktar karşılaştırmasında muhtemel satış fiyatına göre varlıkların toplam değerinin 4.330.000,00 TL değerinde olduğunu, muhtemel iflas halinde mal varlığının hemen satışa sunulması durumunda varlıkların piyasa rayiç değerinde %50 oranında bir azalma öngörüldüğünü, bu durumda, toplam varlık değerinin 2.165.000,00 TL olacağını, konkordato teklifinin kabul edilmesi halinde projenin uygulanması sonucunda elde edilecek gelir ile alacaklıların asıl alacaklarının tamamını elde etmiş olacaklarını ve böylece asıl alacaklarının %100'ü tutarını tahsil etmiş olacaklarını beyanla öncelikle davacı müvekkilinin mal varlığının korunabilmesi amacıyla İİK.nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK.nun 294/1 maddesi uyarınca mühlet içinde davacı müvekkili aleyhine 6183 Sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması ve rehinle temin edilmiş alacaklar nedeni ile muhafaza tedbirleri alınamaması ve rehinli malın satılamaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkili hakkında geçici mühlet kararı verilmesine, Konkordato Komiseri görevlendirilmesine, gerekli görülmesi halinde bu mühletin iki ay daha uzatılmasına, Geçici mühlet neticesinde İİK.nun 289.maddesi uyarınca bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine, gerekli görülmesi halinde kesin mühlet süresinin altı ay daha uzatılmasına, taleplerinin kabulü ile konkordatonun tasdikine ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.