(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3342 E. , 2012/5417 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Nilgün Mutlu'ya vasi tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kısıtlanan tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesince akıl hastalığı bulunmadığına yönelik ret
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/3342 E. , 2012/5417 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, Nilgün Mutlu'ya vasi tayin edilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm kısıtlanan tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Mahkemece verilen ilk karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesince akıl hastalığı bulunmadığına yönelik ret kararı yönünden onanmış, davacının Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi uyarınca vasi tayini isteği yönünden ise delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bu konuda bir araştırma yapılmadan somut olaya, oluşa ve bozma ilamına uygun düşmeyecek şekilde Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi uyarınca kısıtlama kararı verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulması halinde taraflar lehine bozma dışındaki hususlarda usuli kazanılmış haklar doğar (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı). O halde mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma ilamında belirtilen yönlerden inceleme ve araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmadan hüküm kurulması yerinde görülmemiştir. Kabule göre de; Türk Medeni Kanununun 409/2. maddesi; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceğini, hakim karar vermeden önce, kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceğini hükme bağlamıştır. Tek hekim tarafından verilen rapor esas alınarak kısıtlanma kararı verilmiştir. Mahkemece bir sağlık kurulundan heyet raporu alınıp, değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.