14. Hukuk Dairesi 2013/3298 E. , 2013/6963 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden taraftan gelen olmad…
**14. Hukuk Dairesi 2013/3298 E. , 2013/6963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.05.2013 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden taraftan gelen olmadı, karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklaması dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 04.01.2008 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. Davacının dayanağı satış vaadi sözleşmesinde bir kısım davalıların murisi ... mirasçıları tarafından dava konusu 1794 parselin 1/2 payının davacıya satışının vaat edildiği görülmektedir. Satış vaadi sözleşmesi davacıya vekaleten vekil ... ile ... mirasçıları olan davalılar arasında akdedilmiştir. Taşınmaz daha sonra, dava dışı ... ve satış vaadi borçluları ... mirasçıları olan davalılar adına 1/2’şer hisse itibariyle tapuda kayıtlı iken, taşınmazın son maliki ve davacının vekili ...’ın annesi olan diğer davalı ...’ya 04.03.2008 tarihinde satış suretiyle temlik edilmiştir. Dava dışı ... adına kayıtlı iken sonrasında davalı ...’ya temlik edilen taşınmazın 1/2 payına ilişkin davacı lehine düzenlenmiş bir satış vaadi sözleşmesi bulunmamasına rağmen, öncesinde ... adına kayıtlı 1/2 payın da davacıya satışı vaat edilmiş gibi bu paya yönelik istemin kabulü doğru değildir. Davalı ...’ya ... mirasçıları tarafından temlik edilen 1/2 payın temliki yönünden ise, davalı ... diğer davalı ... ...’ın annesi olup, Türk Medeni Kanununun 1024. maddesi uyarınca vaka ve karinelerden dolayı kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumdadır. 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde açıklandığı gibi halin icabına göre kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumda olan kişilerin kötüniyetinin diğer tarafça ayrıca ispat ettirilmesine gerek bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; satış vaadi sözleşmesine konu olan ... mirasçıları davalılar adına intikalen tapuda kayıtlı iken diğer davalı ... adına temlik edilen toplam 1/2 payın davacı adına tescili ile yetinilmesi gerekir. Ne var ki; 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi 5578 sayılı Kanunla değiştirilerek;