(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/4653 E. , 2013/6026 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, çocuklarının "Jobass" olan soyadlarının "..." olarak tashihi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; davacının eski eşi ile olan evlilikler…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/4653 E. , 2013/6026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, çocuklarının "Jobass" olan soyadlarının "..." olarak tashihi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; davacının eski eşi ile olan evliliklerinden kızı ... ve oğlu ...'ın dünyaya geldiğini, daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle boşandıklarını ve küçüklerin velayetinin davacı anneye verildiğini, boşanmadan dolayı annenin soyadı ile çocuklarının soyadlarının farklı hale geldiğini bu durumun çocukların çevrelerinde alay konusu olduğunu, kızının istediği yurda yerleşemediğini ileri sürerek çocukların soyadının annesinin soyadı olan ... şeklinde değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile dava dışı ...’nun evliliklerinden 01.01.1995 tarihinde soyadının değiştirilmesi istenen ... ve 02.02.2001 tarihinde ise soyadının değiştirilmesi istenen ...'ın dünyaya geldiği, davacı ... ile ...'ın Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2010 kesinleşme tarihli ve 2007/329 E- 2009/115 K sayılı kararı ile boşandıkları, mahkemece çocukların velayetinin davacı anneye bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanununun 4.maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek için bir çaba içine girip bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi Soyadı Kanununun, ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanununun 335 ve 366. maddeleriyle Anayasanın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirlerine eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.