Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1006 E. , 2024/3104 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1006 Karar No : 2024/3104 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket ta…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1006 E. , 2024/3104 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1006 Karar No : 2024/3104 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Dış Ticaret Taahhüt ve Yatırım A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 77. ve 78. maddeleri uyarınca 2.973.240,58 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı ceza kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 6502 sayılı Kanun'a tabi ve satıcı konumunda olduğu ve söz konusu Kanun'a uygun hareket etmesi gerektiği, satıcı konumunda bulunan davacı şirketin, kendisine karşı zayıf durumda bulunan tüketicilerin haklarını ihlal ettiği anlaşıldığından, davacının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a aykırı hareket ettiğinin sübuta ermesi nedeniyle, davacı şirkete 2.973.240,58 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 6502 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce akdedilen sözleşmelere bahsi geçen Kanun'un uygulanamayacağı, hatalı hesaplama yapıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin yürütmekte olduğu projeler (Mirage Bahçe Projesi, Queen Park Projesi ve My Queen Projesi) hakkında tüketiciler tarafından yapılan şikayetler üzerine, davacı şirket hakkında başlatılan inceleme sonucunda düzenlenen 30/04/2018 tarih ve 248-C/8-1 sayılı inceleme raporunda; - davacı şirketin, 6502 sayılı Kanun'a aykırı olarak 2015, 2016 ve 2017 yıllarında tüketicilerden 40 adet işlemde emre yazılı kıymetli evrak senedi almasının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin 5. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; aynı Kanun'un 77. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 9.288,00 TL idari para cezası, -2015, 2016 ve 2017 yıllarında yapılan konut satışlarının 156 adedinde ön bilgilendirme formu düzenlenmemesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 40. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; aynı Kanun'un 77. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 178.215,00 TL idari para cezası, - My Queen Projesi kapsamında yapılan konut satışlarında yapı ruhsatı alınmadan tüketicilerle ön ödemeli konut sözleşmesi yapılmasının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 40. maddesinin 3. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; aynı Kanun'un 77. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 120.706,00 TL idari para cezası, - 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yapılan ön ödemeli konut satışlarının 115 adedinde konut satışlarının tapu siciline tescil edilmemesinin ve satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlenmemesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 41. maddesinin 1. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; aynı Kanun'un 77. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 132.281,00 TL idari para cezası, - 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yapılan konut satışlarının 107 adedinde sözleşmeden itibaren 36 aylık teslim süresinin aşılmış bulunması ve bu işlemlerde tüketicilere konut teslimatı gerçekleştirilmesine rağmen kat irtifak tapularının verilmemesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 44. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; aynı Kanun'un 77. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 2.688.887,00 TL idari para cezası uygulanması gerektiğinin belirtilmesi üzerine zamanaşımına uğrayanların düşülmesinin ardından toplam 3.092.569,00 TL idari para cezası verilmesi gerektiği ancak 6502 sayılı Kanun'un 77/19. maddesi uyarınca verilecek idari para cezası gayrisafi satış gelirinin (brüt satışlar ve sipariş avansları) % 5'ini aşamayacağından davacı şirkete toplam 2.973.240,58 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı tarafından, söz konusu para cezasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Temel İlkeler" başlıklı 4. maddesinin 5. fıkrasında, "Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir... "hükümlerine; "Ön ödemeli konut satış sözleşmeleri" başlıklı 40. maddesinde, " (1) Ön ödemeli konut satış sözleşmesi, tüketicinin konut amaçlı bir taşınmazın satış bedelini önceden peşin veya taksitle ödemeyi, satıcının da bedelin tamamen veya kısmen ödenmesinden sonra taşınmazı tüketiciye devir veya teslim etmeyi üstlendiği sözleşmedir. (2) Tüketicilere sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce, Bakanlıkça belirlenen hususları içeren ön bilgilendirme formu verilmek zorundadır. (3) Yapı ruhsatı alınmadan, tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi yapılamaz." hükümlerine; "Şekil şartı" başlıklı 41. maddesinde, " (1) Ön ödemeli konut satışının tapu siciline tescil edilmesi, satış vaadi sözleşmesinin ise noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Aksi hâlde satıcı, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez." hükümlerine; "Konutun teslimi" başlıklı 44. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "(1) Ön ödemeli konut satışında devir veya teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren otuz altı ayı geçemez. Kat irtifakının tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte zilyetliğin devri hâlinde de devir ve teslim yapılmış sayılır." hükümlerine; yine işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Ceza hükümleri" başlıklı 77. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanunun 24 üncü, 25 inci, 27 nci, 28 inci, 29 uncu, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci, 39 uncu, 41 inci, 43 üncü,45 inci, 46 ncı maddeleri ile 31 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü, 40 ıncı maddesinin ikinci, 47 nci maddesinin üçüncü, dördüncü, beşinci, yedinci ve 50 nci maddesinin dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, dokuzuncu ve on birinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır." hükmüne; beşinci fıkrasında, "Bu Kanunun 40 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 47 nci ve 50 nci maddelerinin ikinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında yüz bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır." hükmüne; 19. fıkrasında, "Bu maddenin sekizinci, dokuzuncu, on ikinci ve on üçüncü fıkralarındaki idari para cezaları hariç olmak üzere, aykırılığın tespit edildiği tarih itibarıyla bir takvim yılında uygulanan toplam idari para cezası tutarının yirmi beş bin Türk Lirasını aştığı durumlarda, bu miktardan az olmamak ve yüz milyon Türk Lirasını geçmemek üzere toplam idari para cezası tutarı; a) Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz. Bir önceki yıl gayrisafi gelirinin oluşmaması hâlinde, tespit tarihi itibarıyla oluşan gayrisafi geliri dikkate alınır. Gayrisafi gelirlerinin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda bu bent hükmü uygulanmaz. b) Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar için, kamuya açıklanan en son finansal tablolarda yayınlanan öz kaynağının binde beşini aşamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, davacı şirket tarafından tüketicilerle yapılan ön ödemeli konut satış sözleşmelerinde ve bu sözleşmeler uyarınca yapılan teslimlerde 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka aykırılıkların tespiti sonucunda toplam 2.973.240,58 TL TL idari para cezası uygulandığı, söz konusu idari para cezası tutarının firmanın 2017 yılı gayrisafi gelirlerinin %5ini aşmayacak şekilde verildiği belirtilerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Esasen, tesis edilen para cezası miktarı ceza muhatabının ilgili cari yıl gayrisafi gelirinin %5'ini geçemeyeceğinden, öncelikle bahsi geçen yıl gayrisafi gelirinin usulüne uygun tespit edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 19. fıkrası uyarınca idari para cezasının hesaplanmasında esas alınan "gayrisafi gelir" kavramının belirlenmesi hususunda 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında açık bir hüküm bulunmamakla birlikte; 15/02/2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle (f) bendinde, Yıllık Gayri Safi Gelirin, "Tek düzen hesap planındaki net satışları veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa, Kurul tarafından saptanacak olan, net satışlara en yakın geliri" ifade ettiği belirtilmiştir. Öte yandan, 26/12/1992 tarihli mükerrer Resmî Gazete'de yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde, (Giriş), a) Muhasebenin Temel Kavramları, b) Muhasebe Politikalarının Açıklanması, c) Mali Tablolar İlkeleri, d) Mali Tabloların Düzenlenmesi ve Sunulması, e) Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve İşleyişi konularında düzenlemelerin yapıldığı; Tebliğde, 340-Alınan Sipariş Avansları hesabının, "işletmenin satış amacıyla gelecekte yapacağı mal ve hizmet teslimleri ile ilgili olarak peşin tahsil ettiği tutarların izlendiği hesap" olduğu, hesap işleyişinin, alıcılardan alınan avansların bu hesabın alacağına, malın teslim edilmesi, hizmetin görülmesi halinde borcuna yazılmasıyla gerçekleştiği, 440-Alınan Sipariş Avansları hesabının, "işletmenin satış sözleşmesine dayanarak mal ve hizmetin tesliminden önce tahsil ettiği bir yılı aşan avansların izlendiği hesap" olduğu, hesap işleyişinin, alıcılardan alınan avansların bu hesaba alacak, vadesi bir yılın altına düşenlerin "340-Alınan Sipariş Avansları Hesabı"na aktarılmak suretiyle bu hesaba borç kaydedilmekle gerçekleştiğinin belirtildiği; Tebliğin "Gelir Tablosu Hesapları" bölümünde, Brüt Satışlar'ın, işletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan ya da tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsadığı, satılan mal ve hizmetlerle ilgili sübvansiyonlar, satış tarihindeki vade farklarının, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farklarının, vergi iadelerinin brüt satışlar içinde gösterileceği, brüt satışlara "Katma Değer Vergisi"nin dahil edilmeyeceği, brüt satışların; yurtiçi satışlar, yurtdışı satışlar ve diğer gelirler şeklinde bölümleneceği ifade edildikten sonra, Satış İndirimlerinin, net satış hasılatına ulaşabilmek için brüt satışlardan indirilmesi gereken değerleri kapsadığı, satıştan iadeler, satış iskontoları ve diğer indirimler şeklinde bölümleneceği belirtilmiştir. Yukarıda aktarılan düzenlemelere göre, Tek Düzen Muhasebe Sistemi açısından "alınan sipariş avansları hesabı", işletmenin borcu olarak muhasebeleştirildiğinden ve belirli bir yılın gelirine ilişkin olmadığından anılan avansların gayrisafi gelir içerisinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, yıllık gayrisafi gelirin de, işletmenin ilgili yıl net satışları kapsamında alınan ya da tahakkuk ettirilen değerlerden ibaret olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu idari para cezası miktarı belirlenirken işletmenin yıllık gayrisafi gelirinin hesabında alınan avansların yıllık gayrisafi gelir miktarına eklenmesi suretiyle ortaya çıkan miktara göre idari para cezası tutarının belirlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.