(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8335 E. , 2010/5971 K. "" MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı, davalı ...'ın hastalığının meslek hastalığı sonucu meydana gelmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği …
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8335 E. , 2010/5971 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Mahkemesi Davacı, davalı ...'ın hastalığının meslek hastalığı sonucu meydana gelmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davalılardan ...’ın davacı işverenin ...’de bulunan işyerinde çalışmakta iken yakalandığı astım hastalığının işyeri koşullarından kaynaklanan meslek hastalığı olmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Bu yönüyle , uyuşmazlığın Sosyal Sigortalar Kanunundan kaynaklandığı açıktır. Davada uyuşmazlık yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Sosyal Sigortalar Kanununda, yetki ile ilgili bir düzenlemenin mevcut olmadığı ortadadır. Davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı Yasa'nın 5.maddesidir.Anılan maddeye göre,... Mahkemelerinde açılacak her dava açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi,işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz. Maddenin açık hükmüne göre davacının iki seçimlik hakkı vardır.Birincisi, davalının Türk Medeni kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde, diğeri de, işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede dava açmasıdır. Öte yandan 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir. Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin ... Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun 9/2 maddesinde davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahının bulunduğu mahkemede de açılacağı, 17. maddesinde ise hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflas davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabileceği bildirilmiştir. Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.