4. Hukuk Dairesi 2009/9687 E. , 2010/6276 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/08/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar veril
**4. Hukuk Dairesi 2009/9687 E. , 2010/6276 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/08/2006 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/03/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... ve ... Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar ... ile ... Ltd Ş'nin tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince; a) Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanma ve araç hasarından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ile davalılardan ... ve ... Ltd Ş tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, kendi sevk ve idaresinde bulunan araca davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu araç ile davacılardan ...’un sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle davacılardan ...’un yaralandığını ve aracın hasara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat, diğer davacı eş ... da davacı eşi ...'un yaşamsal tehlike geçirecek ve yüzünde kalıcı iz (sabit eser) oluşacak biçimde yaralanması nedeniyle manevi tazminat ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar ise, kusur ve sorumlulukları bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davacılardan ...’un maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, yakınların sadece ölüm halinde istekte bulunabileceği gerekçesiyle diğer davacı ...’un manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Olayın oluş biçimi, davalılardan sürücü ...'ın kusur durumu, davacılardan ...'un yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılardan ... yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst derecede tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. b)Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Kişilik haklarının sosyal ve duygusal kişilik değerlerini de içerdiği gözetildiğinde, kişinin bir yakınının yaralanmasının onun sosyal ve duygusal kişilik değerleri kapsamında olup olmadığı konusu üzerine durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba ve çocuklar gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı ...'un eşi olan diğer davacı ...'un geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak kafasının üst bölgesinden sağ gözüne kadar inen kalıcı iz oluşacak biçimde yaralandığı ve yaşam tehlikesi geçirdiği anlaşılmaktadır.Yukarıdaki açıklamalar gözetildiğinde davacı ...'un da sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğü benimsenmelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacılardan ... yararına da uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, manevi tazminat istemlerinin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. c)Davacıya yapılan sigorta ödemesi araç hasarına ilişkin olup aracında oluşan değer kaybını karşılamamaktadır. Bu durumda, bilirkişi görüşüne başvurularak, değer kaybına ilişkin zararın kapsamının belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile bu yöndeki istemin reddedilmiş olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a, b ve c) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA; davalılar ... ile ... Ltd Ş’nin tüm, davacıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.