(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/3268 E. , 2012/4159 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.04.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/3268 E. , 2012/4159 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.04.2011 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, komşu taşınmaz maliki olan davalının yağmur sularının normal akışını engellemesi sonucu kot farkı nedeniyle binasının zarara uğradığını ileri sürerek davalı taşınmazında ark yapılarak su tahliyesinin sağlanmasını istemiştir. Davalı, davacının yaptığı duvar nedeniyle zarar oluştuğunu, duvarın kaldırılıp taşınmazlar arasında ara bölge oluşturulması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiş, karar Dairemizin 07.03.2011 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılan nedenlerle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş, yeniden keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmış ve bilirkişinin öngördüğü biçimde su tahliye mecrası kurulmasına ve yapılacak giderlerin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Burada öncelikle uyuşmazlığa uygulanacak yasa hükümleri üzerinde durulması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 742. maddesine göre, ilke olarak bir taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların akışına katlanmak zorundadır. Komşulardan hiçbirisi bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez. Türk Medeni Kanununun 743. maddesine göre de bir arazinin suyu öteden beri alt taraftaki araziye doğal bir şekilde akmakta ise alt taraftaki arazi maliki üst taraftaki araziden fazla suyun boşaltılması sırasında da bu suları tazminat isteme hakkı olmaksızın kabul etmek zorundadır. Ancak, belirtilen yasa hükmünün 2. fıkrasına göre alt taraftaki arazi maliki boşaltma dolayısıyla akan sulardan zarar görmekte ise gideri üstteki arazi malikine ait olmak üzere kendi arazisinde yapılacak mecra ile suyun akıtılmasının sağlanmasını isteyebilir. Bu genel anlatımdan sonra somut olaya gelince;