4. Hukuk Dairesi 2021/24440 E. , 2023/2619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/555 E., 2021/559 K. SAYISI : 2021/İHK-23232 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü-Davalının itirazın kısmen kabulü-Davanın kısmen kabulü SAYISI : 2021/57845K Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulü
**4. Hukuk Dairesi 2021/24440 E. , 2023/2619 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/555 E., 2021/559 K. SAYISI : 2021/İHK-23232 HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü-Davalının itirazın kısmen kabulü-Davanın kısmen kabulü SAYISI : 2021/57845K Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu motosiklet ile davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını, davadan önce sigorta şirketince yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak açıkları davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 181.196,62 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce davacının %2 maluliyetine göre 39.167,50 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesaplama yapılabilleceğini, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıptan rapor alınmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan davacıya peşin sermayeli gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini, faizin dava tarihinden işleyebileceğini, davacı lehine tam vekalet verilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. ... KARARI ...'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....davacının %8 maluliyeti üzerinden, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant esasına göre hesap edilen tazminata göre" başvurunun kabulü ile 181.196,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A.İtiraz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü sebebleri tekrarla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;"...davacının %8 maluliyeti ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılan hesabın dikkate alınması gerektiği" gerekçesi ile İtirazın kısmen kabulü ile ... kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 130.710,91 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar ...'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde,itirazında ileri sürdüğü sebebleri tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile verdiği temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prgresif rant esasına göre tazminatın belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarara yönelik sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 10.11.2020 tarihli Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporunda, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin %8 olduğu rapor edilmiştir. Hakem Heyetince işbu rapor esas alınarak yapılan tazminat hesabına göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmıştır. Davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekli olduğundan, anılan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı ve hesap verileri bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur. b. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Nakdi tazminat ve aylığın etkisi” başlıklı 6 ıncı maddesinde “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar göz önünde tutulur.” hükmü bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinde, davacının kaza tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Önleyici Hizmetler Şube Müdürlüğü Motorsikletli Polis Timleri Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı ve davaya konu trafik kazasının davacının görevini ifası sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacı polis memuruna, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun gereğince ödemede bulunulup bulunulmadığı hususu araştırılarak ödeme var ise bu ödemenin zarar verene rücu olanağı bulunduğundan tazminat miktarından düşülmesi gerekir. İtiraz Hakem Heyetince bu konuda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. c- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla (nispi tam) vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 3-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ... sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki davada; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda, PMF 1931 Yaşam Tablosu/ progresif rant tekniği ve TRH 2010 Yaşam tablosu/ %1,8 teknik faiz esası olmak üzere iki ayrı alternatifli hesap yapılmış, davacı vekili PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant usulüne göre belirlenen miktar kapsamında dava değerini artırmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince de taleple bağlı kalınarak bu yönteme göre tespit edilen 181.196,62 TL tazminata hükmedilmiştir. Karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. ..., zararın Yeni Genel Şartlar kapsamında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazını bu yönden kabul ederek, Uyuşmazlık Hakem kararını kaldırarak başvurunun kısmen kabulü ile 130.710,91 TL 'ye hükmetmiştir. İtiraz Hakem Heyetince yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz usulü de anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanma imkanı yoktur. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının bedel artırımını PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant ile belirlenen miktar üzerinden yaptığı ve Uyuşmazlık Hakem kararına da itiraz etmediği gözetildiğinde, İtiraz Hakem Heyetince PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğine göre belirlenen tutara hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın davacı için bu yönüyle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ve davacı taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2- Değerlendirme bölümünün (2/a-b-c) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeblerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi