3. Hukuk Dairesi 2010/736 E. , 2010/3858 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2009 NUMARASI : 2009/884-2009/1193 Dava dilekçesinde 3000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi il…
**3. Hukuk Dairesi 2010/736 E. , 2010/3858 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 10. SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2009 NUMARASI : 2009/884-2009/1193 Dava dilekçesinde 3000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, 2005 yılından beri çocuk yuvasında çalıştığını; davalının, 25.2.2009 günü müvekkilinin çalıştığı çocuk yuvasına polislerle gelerek, 2003 yılında evinde hizmetli olarak çalışan bir kadının evinde hırsızlık yapmış olduğunu ve hırsızlık yapanın müvekkili davacı olduğunu iddia ettiğini; bu nedenle müvekkilinin önceden hırsızlık suçu nedeniyle N.Ateşçakmak adına düzenlenen gıyabi tutuklama kararına dayalı olarak yakalandığını, karakola götürüldüğünü; karakolda, davacının parmak izlerinin asıl şüphelinin parmak iziyle uyuşmadığı ve soyadının farklı olduğunun belirlenmesi üzerine; davalının, ısrarla asıl şüphelinin müvekkili olduğunu, yakalanmamak için soyadını dahi değiştirdiğini iddia ettiğini; davalının bu haksız suçlaması nedeniyle; müvekkilinin, mahkeme huzuruna çıkartıldığını; böylece, kişilik haklarına ağır saldırı da bulunulduğunu ileri sürerek; 3.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, evinde hırsızlık yapan kişinin adresi tesbit edilemediğinden yaptığı araştırma sonucuna göre davacının çalıştığı yurda gidildiğini; polislere sadece yanında çalışan kişiye benzediğini beyan ettiğini, kişiyi asla suçlamadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; “...davalı 2003 yılında 8 ay süre ile kendi evinde çalışan N.Ateşçakmak'ın hakkında araştırma yapıp N.A. isimli şahıs olduğunu mahkemeye bildirmiş ve hırsızlık fiilini gerçekleştiren kişi olduğunu ileri sürmüştür. Bu suretle gıyabi tevkif kararının N.Aydoğan üzerinde uygulanarak gözaltına alınıp mahkemeye sevkini sağlamıştır. Bu husus, basit bir yanılgı olarak değerlendirilmeyip şikayet hakkını kullanma sınırlarının üzerine çıkan ve doğrudan doğruya davacının kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilmiştir. Fiilin ağırlığı, tarafların şahsi ve sosyal durumları da gözönüne alınarak takdiren 2.000.00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmiştir, gerekçesiyle” davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.