Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını ala
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 01.10.2019 tarihinde davalı firma ile iş güvenliği hizmeti vermek için, İş Güvenliği Uzmanlığı ve İşyeri Hekimi Sözleşmesi başlıklı sözleşmeyi akdettiğini, ancak sonrasında... isimli kişinin kişisel mail hesabından müvekkilinin kurumsal hesabına 14/11/2019 tarihinde gönderilen ... imzasını taşıyan ama imza sirküsü içermeyen, herhangi bir sebep bildirmeyen mail ile "sözleşmenin feshini talep ediyoruz, gerekli işlemlerin yapılmasını arz ederim" içerikli mail geldiğini, müvekkili tarafından maili gönderen kişiye "fesih talebinin işleme alınması için kurumsal maili ile gönderilmesi gerektiğinin, feshin yetkili kimse tarafından yapılıp yapılmadığının teyide muhtaç olduğunun" maile cevaben bildirildiğini; daha sonra davalı şirketin ... 14.Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerini bildirdiğini, davalı şirketin gönderdiği fesih yazısında "müvekkilinin sistem üzerinden uzman ve doktor atamasının yapılmadığı, yapıldı ise kuruma hiçbir şekilde bilgi verilerek onaylatılmadığı, noter onaylı İş Sağlığı ve Güvenliği Öneri Tespit Defterinin taraflarına söylenmediği ve e-devlet üzerinden kurumlarının işlemlerinin gerçekleştirilmediği, aldığımız hizmet eksik ve bilgiler tarafımıza sağlanmamış olup, resmi İSG hizmeti verilmediği tespit edildiğinden tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla bu eksikliklerden dolayı yapılan sözleşmenin tek taraflı feshedilmiştir" denilerek sözleşmenin ikinci kez yine haklı olmayan sebeplerle fesih edildiğini, müvekkili şirketçe yapılan araştırmada davalı firmanın daha az ücret ile başka bir firma ile anlaşması sebebiyle sözleşmeyi feshettiği bilgisine ulaşıldığını, müvekkilinin yüzlerce şirkete iş sağlığı ve güvenliği alanında hizmet veren ve tüm yasal şartlar yerine getirilmek suretiyle Bakanlığa bağlı olarak kurulan özel bir şirket olduğunu, müvekkili şirket bu zamana kadar yapmış olduğu işlerin hepsini kusursuz ve eksiksiz olarak yaptığını, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu, fesih ihtarnamesinde belirttiği hususların davalının yetkisinde ve sorumluluğunda olan iş ve işlemler olduğu, müvekkilinin yükümlülükleri olmadığını, müvekkilinin davalının e-devlet hesabına girip işlem yapmasının kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin doktor ataması yapabilmesi için davalının kendi sistemi üzerinden gerekli bildirimleri yapması gerektiğini, davalı firma gerekli işlemleri yapmadan müvekkilinin ilgili yasa ve yönetmeliklerde düzenlenen kuralların dışına çıkarak doğrudan uzman ve doktor ataması ve işlem yapmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davalı firma tarafından müvekkili firmanın eksikliklerine ilişkin herhangi bir bildirimde de bulunmadığını, sözleşmenin 4.21 maddesi gereği davalının haksız feshi nedeniyle yıllık olan sözleşmenin (fesih sonrası) geri kalan ayların ödemesini peşinen ödeyeceğini taahhüt ve kabul ettiğini belirterek, sözleşme gereği (fesih tarihine kadar olan) 01.10.2019 - 22.11.2019 tarihleri arasında tahakkuk etmiş fakat ödenmemiş olan (gün hesabı ile) 4.800,00 TL'lik bedelin ve ayrıca sözleşmenin 4.21.md. gereği sözleşmenin feshi sonrası geriye kalan 22.11.2019-01.10.2020 arası 10 ay 8 günlük süreye isabet eden 25.200,00 TL'nin, sözleşmenin fesih tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.