1. Hukuk Dairesi 2007/4564 E. , 2007/6584 K. "" MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı adına satış yoluyla kayıtlı ... sayılı parselin ... sayılı ana parselden ifrazen geldiğini,... sayılı ana parselin kök maliki S..uyruklu S...in ise 1936 yılında öldüğünü, mirasçıların yaptığı temliklerin geçersiz bulunduğunu ileri sürerek tapunun iptaliyle kök maliki S..adına tescilini istemiştir. Davalı, kök m…
**1. Hukuk Dairesi 2007/4564 E. , 2007/6584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalı adına satış yoluyla kayıtlı ... sayılı parselin ... sayılı ana parselden ifrazen geldiğini,... sayılı ana parselin kök maliki S..uyruklu S...in ise 1936 yılında öldüğünü, mirasçıların yaptığı temliklerin geçersiz bulunduğunu ileri sürerek tapunun iptaliyle kök maliki S..adına tescilini istemiştir. Davalı, kök malik S..'in B...muhacirlerinden olup S... uyruklu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, Hazine tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ..parsel sayılı ana taşınmazın 9.6.1932 tarihinde kadastro suretiyle Ş.. M...O..S..adına tescil edildiği, adı geçenin 5.10.1936’da ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılardan bir kısmının paylarını satışlar yoluyla üçüncü kişilere devrettiği ; taşınmazın 1987 yılında taksime tabi tutularak birçok parsele ayrıldığı ve çekişme konusu ...sayılı parselin 18.8.1993’de davalı tarafından üçüncü kişiden satın alındığı görülmektedir. Davacı Hazine, ..sayılı taşınmazın kök maliki S..’in ve mirasçılarının S..uyruklu olduklarını, 1062 Sayılı Kanun ve buna bağlı olarak çıkarılan Kararnamelerle mallarına el konulduğunu, yapılan intikal ve satışların geçersiz bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, kök malik ve mirasçılarının Türk nüfusuna kayıtlı olmaları Türk vatandaşlığına karine sayılarak davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten, 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 38. maddesinde nüfus sicil kayıtlarının vatandaşlık için karine teşkil edeceği belirtilmiş ise de, aynı maddede karinenin aksinin kanıtlanabileceği vurgulanmış, 39. maddesinde de , bir kimsenin Türk vatandaşı olup olmadığı hakkında tereddüte düşüldüğü takdirde bu hususun İçişleri Bakanlığından sorulacağı hükme bağlanmıştır. Ne var ki, mahkemenin bu yönde hükme yeterli bir soruşturma gerçekleştirdiğini söyleyebilme olanağı yoktur.