Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4641 E. , 2024/4008 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4641 Karar No : 2024/4008 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Uluslararası Lojistik İthalat İhracat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü -... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4641 E. , 2024/4008 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4641 Karar No : 2024/4008 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Nakliyat Uluslararası Lojistik İthalat İhracat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü -... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın beyan edilenden farklı pozisyonunda yer aldığından bahisle tahakkuk ettirilen ilave gümrük, gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda ödeme emri içeriği tahakkuk ve para cezası kararlarının 01/12/2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, anılan kararlara itiraz edilmediği ve dava açılmadığının anlaşılması karşısında, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eşyanın kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenmesi gerekirken benzer eşya yöntemine göre tespit edildiği, ödeme emrine dayanak tahakkuk ve para cezası kararlarının usulüne uygun tebliğ edilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararının, ödeme emrinin ilave gümrük, gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Temyiz isteminin, kararın, ödeme emrinin para cezasına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik bölümüne gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, serbest dolaşıma giriş rejimine veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarında veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır. Maddede, tarife uygulamasını etkileyebileceği kabul edilen durumlar, Gümrük Kanunu'nun 60. maddesinde, beyannameye yazılması veya eklenmesi zorunlu kılınan ve eşyanın beyan edildiği gümrük rejimini düzenleyen hükümlerin uygulanması için gerekli bütün bilgi ve belgelerle ilgilidir. Bu bilgi ve belgelerin beyannameye eklenmesinde yasal zorunluluk olması, gümrük mevzuatını uygulamakla görevli Gümrük İdaresince kendiliğinden bilinmeleri ya da bulunmaları mümkün olmayan; ancak ithalatı yapan veya temsilcisi tarafından sahip olunan ya da temini olanaklı bilgi ve belge niteliği taşımalarından kaynaklanmaktadır. Aynı Kanun'un 195. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük vergilerinin, Gümrük İdaresi tarafından gerekli bilgiler kullanılarak tahakkuk ettirileceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasında ise, anılan vergilerin, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı öngörüldükten sonra, 7. fıkrasında da, bu maddenin 3. fıkrasının (c) bendinde, gümrük vergisi oranlarını da kapsadığı belirtilen Gümrük Tarife Cetveli, idari uygulamalarda esas tutulması zorunlu metinler arasında sayılmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 3. ve devamı maddeleriyle de, gümrük mevzuatını uygulayarak gümrük işlemlerini yapma yetki ve görevi Gümrük İdarelerine verilmiştir. Dolayısıyla; Gümrük Tarife Cetvelini uygulama görevi, gümrük mevzuatını uygulamakla görevli bu İdarelere aittir. Yukarıda yer verilen hükümlerin bir arada değerlendirilmesinden, ithal olunan eşyanın beyanname ve eki belgelerinin incelenmesi, gerekiyorsa, eşyanın gümrük laboratuvarlarında tetkik edilmesi suretiyle gerçekte hangi tarife istatistik pozisyonunda yer aldığının tespitinin, Gümrük İdaresince, kendiliğinden yapılabilecek durumda olması karşısında; Gümrük İdaresine sunulan bilgi ve belgelerin, eşyanın dahil olacağı tarife istatistik pozisyonunun saptanması bakımından eksik veya yanlış ya da yanıltıcı olduğu konusunda herhangi bir iddia bulunmayan olayda, cezalandırma işlemine dayanak alınacak bir eylemin oluşmaması nedeniyle, temyize konu kararın dava konusu ödeme emrinin ilave gümrük, gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiş olup, davacının ödeme emrinin anılan kısmına yönelik iddialarının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın söz konusu hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, ödeme emrinin ilave gümrük, gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı tahakkukuna isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, ödeme emrinin para cezasına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 07/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.