4. Hukuk Dairesi 2009/1400 E. , 2010/3439 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 05/10/2004 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... ile ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve …
**4. Hukuk Dairesi 2009/1400 E. , 2010/3439 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 05/10/2004 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... ile ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/09/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı ...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı ...'ın diğer temyiz itirazına gelince; dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... ile ... hakkındaki istem reddedilmiş; diğer davalı ... hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda; okul müdürü hakkında, okul bahçesine izin almadan hafriyat dökülmesine göz yummak eylemi nedeniyle soruşturma açılmış, disiplin cezası verilerek başka bir okula öğretmen olarak atanmasına karar verilmiş, bu soruşturma sonucunu beklemeden okul müdürü başka bir okula atanmasını istemiştir. Diğer yandan, davacının imzasının bulunduğu 11.07.2001 günlü yazıdan; okulun bahçe düzenlemesi için davacının İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden izin istediği, alınan onay gereğince okulun eski müdürü ile davalılardan ...'ın bahçe düzenlemesi konusunda düzenledikleri 25.09.2001 günlü protokole göre 90 kamyon hafriyatın okul bahçesine döküldüğü, hava koşulları uygun olmadığından 110 kamyon hafriyatın daha sonra dökülmek üzere işe ara verildiği anlaşılmaktadır. Davalı ... hakkında okul bahçesine hafriyat dökmesi nedeni ile hakkı olmayan yere tecavüz suçundan açılan kamu davasında toplanan kanıtlara göre suç işleme kastı bulunmadığından beraetine karar verilmiş ve karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Ayrıca, davacının, davalılardan ...'tan okul bahçesine hafriyat dökmesine izin verilmesi için rüşvet istediğine ilişkin tanık ve kanıt bulunmadığından yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiştir. Davalının, davacıya yönelik olarak ileri sürdüğü rüşvet isteğine ilişkin açılama, yerel mahkemece de benimsendiği gibi davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur. Ne var ki, dava konusu olayın gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 10.000,00 YTL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 5.000,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin ilk paragrafında yer alan "…10.000,00…" biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine "…5.000,00…" sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin üçüncü paragrafının tümden silinerek yerine üçüncü paragraf olarak "Peşin harç, alınması gereken harcı karşıladığından yeniden alınmasına yer olmadığına," biçimindeki tümcenin yazılmasına, yargılama giderlerine ilişkin dördüncü paragrafında yer alan "…7,00…", “…287,10…” ve “…10,50…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile "…3,50…", “…283,60…” ve “…15,75…” sayı dizilerinin yazılmasına; taraflar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin beşinci paragrafında yer alan "…1.200,00…" biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sıra ile "…600,00…" sayı dizilerinin yazılmasına; davacının tüm, davalılardan ...'ın öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve temyiz eden davalı ...'tan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.