2. Hukuk Dairesi 2012/10802 E. , 2012/30874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMA
**2. Hukuk Dairesi 2012/10802 E. , 2012/30874 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.12.2012 (Çrş.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Boşanmada maddi tazminat, boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaatin karşılığıdır. Buradaki zedelenen menfaat "kavramı, Borçlar Hukukundaki "zarar" kavramından farklı "sui generis (kendine özgü)" bir yapıdadır. Bu nedenle, Borçlar Hukukunda bir kısım zararları hesaplama olanağı mevcutken, zedelenen menfaati hesaplama olanağı yoktur. Zedelenin menfaat karşılığı olarak maddi tazminat; hakim tarafından bir takım ölçütlere göre takdir edilecektir. Yasada bu durum "uygun bir maddi tazminat" olarak ifade edilmiştir. Boşanma yüzünden zedelenen mevcut veya beklenen menfaat, evlilik nedeniyle eşin sağladığı bakım, barınma, sağlık ve normal yaşam faaliyetinin gerektirdiği sosyal ihtiyaçların karşılığıdır. Kısaca buna kesilen desteğin karşılığı da diyebiliriz Açıklanan nedenlerle; "zedelenen menfaat" , Borçlar Hukukundaki "zarar" dan daha geniştir. Maddi tazminatın miktarı; evlilik süresi ve talep eden eşin boşanmadan sonra yeniden evlenme olasılığı tarafların ekonomik durumu; boşanmadaki kusur derece ve yoğunluğu; eşin diğer eşin sosyal güvenlik imkanlarından yararlanma hakkının ortadan kalkması; boşanmayla yaşam standardının düşecek olması; boşanmadan sonra yoksulluk nafakası ve diğer eşin malvarlığından tasfiye ve diğer artış payı alabilme durumu; toplumun genel yapısı ve yaşam koşulları gibi Ölçütler değerlendirilip ve Türk Borçlar Kanununun 50, 51 ve 52. maddeleri de kıyasen uygulanmak suretiyle takdir edilmelidir. Manevi tazminat miktarının takdirinde de; maddi tazminatın belirlenmesindeki ölçütlerle birlikte, Türk Borçlar Kanununun 50,51, 52 ve 58/1 maddelerinin özellikle kusur dağılım ve derecesi boşanmaya neden olan ve eşin kişilik haklarına saldırı teşkil eden olayın saldırıya uğrayan eş de bırakacağı objektif zedelenme etkisi gözönüne alınmalıdır. Somut olaya geldiğimizde; evlilik yaklaşık beş yıl sürdürülerek boşanma davası açılmış olup; tarafların ortak çocuğu bulunmamaktadır. Evlilikle ilgili ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve birlikte yaşamaktan kaçınan koca boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusurludur. Davacı ev hanımı olarak yaşamını kendi ailesinin desteği ile sürdürmekte olup; herhangi bir gelir ve malvarlığına sahip bulunmamaktadır. Davalı koca ise ...'da işçi olarak çalışmaktadır. ...'daki işçi ücreti dışında bir gelir ve malvarlığı saptanmamıştır. Mahkemece, davacı yararına aylık 300 TL. yoksulluk nafakası ile 20.0000 TL. maddi, 20.000 TL. manevi tazminata karar verilmiştir. Boşanmaya neden olduğu belirtilen, davalı kocanın kusurlu davranışları; davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Bu nedenle, Türk Medeni Kanununun 1742. maddesindeki bu yöne ilişkin koşul gerçekleşmemiştir. Davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirdi. Diğer yandan kusurun niteliği ve evlilik süresi göz önüne alındığında; maddi tazminat (TMK. md. 174/1 ) miktarı da fazla olmuştur. Hükmün diğer bölümlerinin onanmasına karar verilmekle birlikte; manevi tazminat ve maddi tazminata ilişkin bölümlerinin açıkladığım sebeperle bozulması gerektiğini düşünüyorum.