T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ...Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 22/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ...Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı G.KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir/haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu şirketin uluslar arası taşımacılık hizmeti veren bir lojistik firması olduğunu, müvekkili olduğu şirketin borçlu ...Teknoloji Sanayi Dış Ticaret A.Ş ile arasında taşıma işinden kaynaklı ticari ilişkiler gerçekleştiğini, müvekkili olduğu şirketin karşı tarafa doğan taşıma borcunu eksiksiz olarak yerine getirdiğini, taşıyıcı olan müvekkilinin...-TÜRKİYE den .../Fransa adresine taşımacılık yaptığını, bu doğrultuda müvekkilinin taşıma ilişkisi kapsamında üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, kanun hükmü gereği davalı tarafa düşen yükümlülüğün taşıma ücretinin taşıyana ödenmesi olduğunu, müvekkili olan şirketin taşıma ilişkisi kapsamında taşıma ücreti olan 500-EURO bedelli 6 adet toplamda 3.000,00-EURO fatura bulunduğunu, alacağın tahsili için davalı şirkete ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle davalının mal kaçırma ve banka hesapları boşaltma olasılığına karşın alacaklarının sürüncemede kalmaması ve müvekkilinin alacak hakkına halel gelmemesi açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK' da ihtiyati haciz için aranan koşulların bulunduğunu beyan ederek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi 10/11/2025 tarihli ara kararında; talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu, sözleşme konusunun ifa edilip edilmediğine ilişkin yaklaşık ispatın yargılamanın bu aşamasında oluşmadığı, ayrıca borçlu tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı, ihtiyati haczin yasal şartları için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ... taşıyıcı olup vermiş olduğu taşıma hizmetinden kaynaklanan ücret alacağının bulunduğunu, karşı taraf şirketin gönderen olup, malın teslim edilmesiyle ücret borcunun muaccel hale geldiğini, bu sebeple karşı tarafın, taşıma ücretlerinden sorumluluğunun bulunduğunu, ancak davalı taşıma ücretinden sorumlu olmasına rağmen ödenmediğini, karşı taraf taşıma ücretinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin zarara uğradığı ve ilgili hükümler gereğince taşıma ücretini karşılama yükümlülüğüne ait olmasına karşın ödenmediğini, bu sebeple taşıma ücretinin karşılanmasına ilişkin başlattıkları icra takibine yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali gerektiğini, ihtiyati haczin alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak amacıyla mahkeme kararı ile borçlunun malvarlığına geçici olarak el konulmasını ifade ettiğini, müvekkilinin alacağını almasını imkansız hale getirmek ve/ya güçleştirmek ve/ya elindeki tek malvarlığı olan aracı kaybetmemek adına, davalıların aracı elden çıkarmaları/ kaçırmaları/ desiseli davranış içerisinde bulunmaları kuvvetle muhtemel olması sebebiyle, geçici koruma kararı olan ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesinin hakkaniyet gereği olduğunu, geçici koruma kararı olan ihtiyati haciz kararının, herhangi bir hak kaybının yaşanmaması adına verildiğini ve bu sebeple de yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, yerel Mahkeme dosyasında yer alan dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin haklılıklarını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispat ettiğini, dava dilekçesi ekinde cari hesap dökümü, CMR belgeleri ve faturaların mahkemeye sunulduğunu, bu evraklardan haklılıklarının yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde apaçık bir şekilde ifade ettiğini, bu nedenlerle öncelikle istinaf kanun yoluna başvurunun kabulünü, .... Asliye Ticaret Mahkemesi 10.11.2025 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalıların malvarlığına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına bilhassa ...plaka sayılı araca ivedilikle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Davacı şirket, henüz taraflar arasında varlığı kesin olmayan bir borcu evvela icra takibine koyduğundan mütevellit dilekçesinde "borçlu" ifadesi ile müvekkili ... şirketini husumet göstererek talep ve istemlerde bulunduğunu, bu aşamada taraflar arasında bir borç ile alacak ilişkisi olmadığını, cevap dilekçesinde husumet itirazlarının olduğunu, davacının ...de ikame ettiği davasında gerek emredici genel kanun ile yetki düzenlemeleri gerek CMR konvansiyionu gereği "yetki" itirazlarının da mevcut olduğunu, bu aşamada halihazırdaki davada bulunan istemin evvela hacizle korunması talebi yetkisizlik ile husumet yokluğu sonucu davacıyı alenen maddi zarar ile dolaylı zarara uğratacağını, müvekkili ...'nin, dava dışı ... Lojistik ile yurtdışı taşıma yönünde anlaşma yaptığını, ancak huzurdaki davada...ile ... şirketi arasında herhangi bir sözlü yahut yazılı anlaşmanın mevcut olmadığını, müvekkili ... şirketi ... şirketini iş kapsamında özel şekilde görevlendirmediğini, taşıma işi davacı ... şirketinin işbirliğinde bulunduğu (taşıma başlayınca ve eşyanın zamanında teslim edilmeyeceği öğrenilince şöförlerden bu bilgi aktarılmıştır) .... Lojistik şirketine verildiğini, ancak ... şirketinin şöförleri teslimatın zamanında gerçekleşmeyeceğini bildirerek kendileri insiyatif alarak ücretli otoyol kullanacakları ve böylece taşımayı zamanında gerçekleştirerek taşıma konusu eşyayı da zamanında alıcıya teslim edeceklerini bildirerek müvekkili şirketin bulunan zararından fayda ederek işe koyulduğunu, buna ilişkin ve ... olarak "ek ücret alacaklarına ilişkin" yasal teyit ve onay almadıklarını, bu aşamada ... şirketinin ... ile bir iş ilişkisinin mevcut olmadığını, CMR Konvansiyonu 3. Maddesi uyarınca, taşımacı çalıştırdığı kişilerin ve hizmetlerinden faydalandığı kişilerin tüm hareketlerinden sorumlu olduğunu, bu aşamada ... Lojistik ile ... şirketi arasındaki ihtilaf ve iş birliğinden, taşıma konusu eşyanın zamanında ifa edilemeyeceği anlaşılınca ücretli otoyol masrafından ve ücretinden...'in sorumlu tutulamayacağını, hamule senetlerinde alıcının imzası ile adını gördüklerini, fakat burda imza ve tarih yönünden muhalefet şerhini koyduklarını ve itiraz ettiklerini, bu imzaların ve konan tarihlerin kim tarafından konulduğunun belirli olmadığını, hamule senetlerinde öncelikle zaten müvekkilinin kaşe imzasının olmadığını, müvekkili ... şirketinin, yurtdışında bulunan alıcısına katılacağı etkinlikte kullanması üzere ürün satışı yaptığını, sevkiyatı da taşıma sorumluluğu olan ... Lojistik şirketine emanet ettiğini, talimatın en geç 30.06.2025 öğleden öncesinde taşıma işinin ifasının gerçekleşmiş olması yönünde olduğunu, ...şirketinin ... şirketi ile hiçbir iş ilişkisi veya taşıma ilişkisinin mevcut olmadığını, ancak yine de ... şirketinin sanki böyle bir ilişki varmış gibi hem faturalar düzenlediğini, fakat dava dilekçesinde alenen beyanlarının mevcut olduğunu, ortada bir anlaşma ve mukavelenin olmadığını, ek olarak taşıma senetlerinin de olmadığını, dava açarken ... şirketi kendi kendisine düzenlemeler yaptığını, bunun da kanuna aykırı olduğunu, İİK uyarınca ihtiyati haciz ancak; borçlu olduğu kesin ve şüpheye mahal bırakmaksızın kuvvetli olan tarafın "muayyen yerleşim yeri olmadığı", yahut da "mal kaçırma kastı ile eylemleri" olduğunda ancak talep edilebildiğini, şirketin mal kaçırma kastı ve eylemi bulunmadığını, zaten davacının da şirketin mal kaçırma kastı ile eylem kuvvetli şüphesinden bahsedemediğini, davacının "ihtiyati haciz" talebinde ise herhangi bir şekilde şirketin mal kaçırma kastı ile eylemlerine dair kuvvetli şüphelerinin olduğundan bahsedilmediğini, buna ilişkin herhangi bir karine yahut delil başlangıcının da ibraz edilemediğini, bu aşamada İİK 257 kapsamında "mal kaçırma kastı yahut eylemlerine dair kuvvetli şüphenin varlığı istem gerekçesinde mevcut olmadığını, böyle bir eylemin de kuvvetli şüphesi hatta makul şüphesi dahi olmadığını, davacı tamamen kendi iddiası ile davayı yönetmek ve davalı müvekkilini madden zora sokacağını düşünerek alacağını daha hızlı tahsil etmenin haksız şekilde izinde olduğunu, yerel mahkemede husumet ve yetki itirazında bulunduklarını, görev yönünden itirazları olduğunu, müvekkili ...in muayyen yerleşim yeri olduğundan, mal kaçırma kastı ve eylemleri olmadığını, bu tür eylemlere dair herhangi bir kuvvetli şüphe de bulunmadığını, davacının haciz isteminde herhangi bir şekilde bu iddiaları bulunmadığından, iddialar gerekçelendirilmediğinden, herhangi bir delil de bulunmadığından; haksız ve iyi niyetli olmayan haciz isteminin reddini , yargılama giderleri, harçları, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle bu aşamada alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz için gerekli ve yeterli yaklaşık ispat seviyesinde delil bulunmadığı nazara alındığında, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasında verilen 10/11/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.22/01/2026 ... Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.