T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/139 KARAR NO: 2025/2018 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/10/2022 NUMARASI: 2020/335 Esas - 2022/839 Karar DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/139 KARAR NO: 2025/2018 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 27/10/2022 NUMARASI: 2020/335 Esas - 2022/839 Karar DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ: 19/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ...'ın kendi şirketi olan ... Otomotiv'e bağlı ... plakalı aracını 05.03.2020 tarihi itibarı ile 1 yıl süre ile ...Sağlık firmasına kiraya verdiğini, 10.06.2020 tarihinde kiralaya verilen şirket sürücüsü ...'ın Yenişehir İznik kavşağına geldiğinde yavaşlayıp yeşil işık yandığında İznik istikametine doğru ilerlediğini, araç göbeğe geldiği sırada İznik istikametinden gelen ...'e ait ...plakalı aracın müvekkilin aracına çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, ...plakalı aracın sahibi ... araç kullandığı sırada alkollü olup olay yerinden kaçtığı için trafik kaza tespit tutanağı tutulamadığını, kaza sonucunda müvekkile ait araçın ön kısmında hasar meydana geldiğini, Aracın kazada değer kaybına uğradığını, müvekkilinin aracını uzun süre kiraya veremediğini, kazanç kaybına uğradığını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile araçta meydana gelen hasar bedeli için 500,00-TL, değer kaybı içim 200,00-TL ve kazanç kaybı için 300,00-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 47.248,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkil şirket arasında ...plakalı araç için 19318556 poliçe no'lu 20.09.2019 başlangıç ve 20.09.2020 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi akdedildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sigortalısının bir kusuru varsa, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, geçerli tespitin yapılabilmesi için teknik bir kusur bilirkişi raporunun zorunluluk arz ettiğini, aracın değer kaybı hesaplanırken pek çok kriterin göz önünde bulundurulması ve bunların hepsi birlikte değerlendirilerek bir rapor tanzim edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin yalnızca gerçek zarardan sorumlu olduğunu, araç mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadığını, müvekkil şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, temerrüt söz konusu olmayan müvekkil şirket aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, kazaya karışan araçlar özel otomobil olduğundan müvekkili şirketin avans faizi ödemekle yükümlü olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını ispat eder herhangi bir delil ibraz edemediğini, davacının ... plakalı aracnın KTK'ya uygun sevk ve idare edildiğini ispat edemediğini, müvekkilin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracının sağ ön kapıdan, sağ orta direkten ve sağ arka kapıdan hasar almış olmasının, müvekkilinin kendisine yeşil ışık yandığını, kavşakta belirli bir müddet ilerlediği göstermekteyken, ... plakalı aracın kavşağa geldiği esnada yavaşladığı ve yeşil ışıkta geçtiği iddiasını dayanaksız kıldığını, ... plakalı aracın yeşil ışıkta geçtiğini ispat yükü davacıda olmasına karşın dinletilecek tanık ile müvekkilinin kırmızı ışıkta geçmediğinin de ispatı olacağını, ... plakalı aracın KTK'nın m.84/h bendinde tanzim edilen “kavşaklarda geçiş önceliğine uymama" kuralını ihtal ettiğinden asli kusurlu olduğunu, herhangi bir maddi tazminat talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilin kavşakta geçiş üstünlüğünün bulunduğu şeklindeki savunmaları saklı kalmak ve aksini kabul etmemek kaydıyla, bir an için müvekkilinin kavşaklardaki geçiş üstünlüğüne riayet etmediği varsayımında dahi 348V4053 plakalı aracın tali kusuru olabileceğini, müvekkilinin 0,40 promil alkollü olmasının müvekkilini kusurlu hale getirmediğini, yasal sınırın 0.50 promil olduğunu, alınan alkolle meydana gelen kaza arasında açıkça bir illiyet bağı kurulamıyorsa müvekkiline alkol nedeniyle kusur izafe edilmeyeceğini belirterek, öncelikle görev ve yetki itirazının kabulüne karar verilmesini, aksi halde davanın esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 12.048,00 TL hasar bedeli, 3.000,00 TL değer kaybı, 980,00 TL mahrumiyet kaybı bedeli olmak üzere toplam; 16.028,00 TL bedelin davalı sigorta yönünden, 3.000,00 TL bakımından 06/07/2020 tarihinden itibaren kalan kısmı yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte diğer davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; değer kaybı ve kazanç kaybının az olarak hesaplandığını, konuda uzman Bilirkişilerce inceleme yapılmadan karar verildiğini, davacının aracından 5 hafta 3 gün mahrum kaldığını, mahrumiyetin 7 gün üzerinden hesaplanmasının yanlış olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının sigorta şirketine başvurusunda yalnızca değer kaybı talep ettiğini, bu nedenle diğer kalemler yönünden başvuru şartının yerine getirilmediğini, araçtan mahrum kalma zararının ZMMS kapsamında olmadığını, dosyada kaza tespit tutanağı bulunmadığını, davacı yanın ifadeleri ile kusur isnadı yapıldığını, kusur hususunda uzman Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan hasar bedeli/değer kaybı/araç mahrumiyet bedeli tazminat tutarının fahiş olduğunu, tamamen orijinal parça bedellerinin esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, işçilik ücretlerinin de fahiş olduğunu, piyasanın çok üzerinde olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin gerçek hasardan sorumlu olduğunu, usule ve kanuna uygun yeni bir rapor alınması gerektiğini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, öncelikle bu itirazlarının değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, yalnızca kök bilirkişi raporuyla yetinildiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, savunmaları saklı kalmak kaydıyla aksi düşüncenin kabulü halinde ... plakalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu yönündeki savunmalarına neden itibar edilmediğinin anlaşılamadığını, hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet kaybının fahiş hesaplandığını, ilam vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybının tahsili talepli maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 18/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ile; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." ve geçici 12. maddesi ile de "(1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz." düzenlemesi getirilmiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20/01/2022 tarih, 2021/23273 E. ve 2022/901 K. sayılı kararı ile "Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." kararı verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesi içeriğinden davacının trafik kazası sonucu aracında oluşan hasar nedeniyle, hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı talebiyle dava açtığı, davadan önce davalı sigorta şirketine sadece değer kaybı yönünden başvuruda bulunduğu ancak başvurunun sonuçsuz kaldığı anlaşılmaktadır. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre davacı vekilinin özel dava şartı olarak düzenlenen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını sadece değer kaybı yönünden yerine getirmiş olması, hasar bedeli ve kazanç kaybı yönünden ise davalı sigorta şirketine başvuru şartının tamamlanabilir dava şartlarından olması nedeniyle, hasar bedeli ve kazanç kaybı yönünden davacıya, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmak üzere kesin süre verilip, sonucuna göre başvuru dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinmeden davanın esasına girilmesi doğru görülmemiştir.Kabule göre ise;HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Kanun'un 5/3. maddesine göre ise "Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." hükmü getirilerek asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Somut uyuşmazlıkta davalı işleten ile sigorta şirketi arasında zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Davacı da zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayanarak davalı sigorta şirketinden tazminat talep etmektedir. Bu durumda dava, TTK'da düzenlenmiş olan sigorta hukukuna dayandığından TTK' nın 4/1. maddesine göre mutlak ticari dava olup ihtilafın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2017 gün ve 2014/19001E.- 2017/3223K. sayılı, 30/03/2017 gün ve 2015/5763E. - 2017/3414K. sayılı kararları). Bu nedenle göreve yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.Somut olayda; haksız fiil Yenişehir'de meydana gelmiştir. Davalılardan ... Sigorta'nın merkez adresi Ümraniye, davalı ... olup, davacının yerleşim yeri Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde bulunan Bahçelievler'dir. Dolayısıyla, davacının birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davayı, davalı ... Sigorta'nın merkez adresinin bulunduğu yer mahkemesinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetkiye dayalı istinaf itirazı yerinde değildir.Somut olayda; kaza tespit tutanağının bulunmadığı, ancak sürücülerin Yenişehir CBS'de ifadelerine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunun da bu beyanları dikkate alınarak düzenlendiği, bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde ...plakalı aracın sürücüsü ...'in kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verdiğinden tam kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkemece, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği, hasar bölgeleri vs. gibi hususlara göre, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında fark olup olmayacağı belirlenerek, bu hususlarda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; aracın hasarsız ve hasarlı rayiç bedellerine dair emsal gösterilmeyen, hasarlı parçalara ilişkin ayrı ayrı parça ve işçilik değerlendirmesi yapmayıp, ekspertiz raporuna atıf yapmakla yetinen rapor hükme esas alınarak değer kaybının belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. Kazanç kaybı zararı ZMMS poliçe limitine dahil olmadığı halde davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine kazanç kaybı içinde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Davalılar lehine reddedilen kısım yönünden, red sebebi ortak olup, davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025