10. Hukuk Dairesi 2024/7769 E. , 2024/9490 K. "İçtihat Metni" MahkemeSİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2024/109 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali ve menfi tespit davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ka
**10. Hukuk Dairesi 2024/7769 E. , 2024/9490 K.** **"İçtihat Metni"** MahkemeSİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2024/109 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali ve menfi tespit davasında davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin boşanma tarihinin 2003 yılı olup boşanma tarihinden 13-14 yıl sonra davacıya borç bildirim belgesinin gönderildiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, borç bildirim belgesine karşı süresinde davalı Kuruma itiraz ettiklerini, Kurumca itirazın kabul edilmediğini, davacının eşinden sadakatsizlik nedeni ile boşandığını, boşandıktan sonra ayrı evlerde yaşadıklarını, müşterek çocuklarının düğün, doğum gibi özel günleri veya akraba düğün cenazeleri dışında davacının eşi ile bir araya dahi gelmediğini, davacının eşinin uzun yıllarını memleketinde geçirdiğini, diğer zamanlarda çocuklarının evinde kaldığını, davacının boşanmalarından 13 yıl sonra 08.03.2016 tarihinde eski eşi ile tekrar evlendiğini, davacının eşi ile tekrar evlenmemiş olsa idi babasının emekli maaşını almaya devam edecek olduğunu, ancak davacının eşi ile beraber yaşamak için resmi nikah ile tekrar evlendiğini ve maaşının kesilmesini de göze aldığını, bu evlilikten önce Kurumca muvazaalı boşanma ile ilgili herhangi işlem yapılmadığını belirterek davacıya gönderilen borç bildirim belgesi işleminin iptalini ve borçlu olmadığını tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında Kurum müfettişlerince 31.10.2016 tarihinde denetim ve alınan ifade doğrultusunda rapor düzenlendiğini, müvekkili Kurum işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI [adres satırı maskelendi] IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; davacının eşinden 2003 yılında boşandığını, 08.03.2016 yılında tekrar evlendiklerini, davacının boşanmasının muvazaalı olmadığını, Emniyet ve Jandarma tarafından yapılan araştırmalarda davacı ve eşinin birlikte yaşamadığının tespit edildiğini, Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğünce yapılan araştırmanın belirsiz ifadeler taşıdığını, davacının kızından önce kiracı olan çift ile ilgili bilgi alındığını, hatalı tutanak düzenlendiğini, tanık ifadelerinin hatalı değerlendirildiğini, Mahkeme tarafından davacının ... isminde oğlu olmadığı gerekçede yazılmış ise de davacının oğlunun göbek adının ... olduğunu, davacı ve eşinin birlikte yaşamadıklarını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.11.2020 tarih ve 2019/2289 E., 2020/1556 K. sayılı kararı ile "... Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Davacı ve eşinin Gaziosmanpaşa 1.Aile Mahkemesinin 2003/665 Esas, 2003/246 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, vefat eden babasından yetim aylığı bağlandığı, 10.05.2017 tarihli denetim raporuyla davacı ve eşinin birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi nedeniyle aylığı kesilerek 25.10.2008-24.03.2016 tarihleri arası ödenen 65.012,07 TL'nin borç kaydedildiği görülmüştür. Denetim sırasında ifadesine başvurulan köy muhtarı ...'in, davacı ve eşinin Doluca Mezrasında birlikte ikamet ettiklerini, yaklaşık 3 yıl önce İstanbul'a göçtüklerini, yaz aylarında köye geldiklerini, karı-koca ve çocuklarıyla beraber yaşadıklarını, boşandıklarını bilmediğini beyan ettiği,tanık ...'in, davacı ve eşinin kışları İstanbul'da yazları köyde ikamet ettiklerini, boşandıkları konusunda bilgisi olmadığını beyan ettiği,davacının gelini ... 'nun, davacı ve eşinin köyde birlikte ikamet ettiklerini beyan ettiği, tanıklar ... ve ...'in Mahkeme aşamasında biraz farklılık içersede benzer beyanlarda bulundukları, tanıklar ... ve ...'un davacı ve eşinin ayrı yaşadıklarını beyan ettikleri, davacı tanıkları ... ve ...'nun davacı ve eşinin ayrı yaşdığını beyan ettikleri anlaşılmıştır. [adres satırı maskelendi] Denetimde ifadesine başvurulan tanıkları beyanları ile zabıta tarafından tutulan tutanaklarla davacı ve eşinin boşandıkları dönemde birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, Kurum tarafından davacının aylığının kesilmesi işleminin yerinde olduğu,davacının istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 20.10.2021 tarih ve E.2021/2094, K.2021/12529 sayılı kararında; "...Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yapılan emniyet araştırmalarında davacı ve eşinin boşandıkları dönemde birlikte ve ayrı yaşadıklarına dair tespitler yapıldığı ve birlikte yaşama olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı anlaşılmakla; davacı ve eşinin boşandıkları dönemde İstanbul'daki adreslerinde (50. Yıl Mah. ve Güneştepe Mah.) ve Doluca Mezrası mevkiindeki köy/mahalle muhtar ve azaları dinlenmeli, davacı ve eşine ait ihtilaflı döneme ilişkin .../Aile Hekimliği kayıtları getirtilerek tedavi belgeleri değerlendirilmeli, davacı ve eşinin boşandığı dönemde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile başka yardım kuruluşlarından yardım alıp almadıkları araştırılarak, yardım almış olmaları halinde buna ilişkin durum tespit tutanakları celbedildikten sonra, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Toplanan delillere, nüfus kayıtlarına, nüfus kayıtlarındaki adres hareketlerine, boşanmaya ilişkin Mahkeme dosyasına, SGK denetmenlik raporuna, bu raporda ifadesine başvurulan tanıkların talimatla alınan ifadelerine, seçim kayıtlarına, denetmenlik raporundaki davacının gelininin beyanına, yapılan zabıta araştırma tutanaklarına, Mahkememizin önceki kararına, yukarıda açıklanan Yargıtay kararına, bozma ilamında belirtilen şekilde yapılan araştırmalara, muhtar ve azaların beyanlarına, ... kayıtlarına, davacı ve eşinin 08.03.2016 tarihinde tekrar evlenmelerine ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eşi ... ile anlaşmalı şekilde boşandığı gerekçesiyle murisi babasından aldığı maaşının kesildiği, maaşın kesildiği tarihten itibaren davacıya borç çıkarıldığı, getirtilen boşanma dosyasına göre davacının eşinden 12.10.2003 tarihinde anlaşmalı şekilde boşandığı, nüfus aile kayıt tablosuna göre ..., ... ve ... isimli 3 oğullarının olduğunu, şikayet üzerine İstanbul Sultangazi 50. Yıl Mahallesi 2157 Sok No:.../... adresinde tahkikat yapıldığı, tahkikat sırasında davacının bulunmadığı, gelininin beyanının alındığı, kocasının ... olduğu, kaynanası ve kaynatanın 1-2 aylığına köyden gelip ikamet ettiğini, halen köyde birlikte ikamet ettiklerini belirttiği, kendisinin bu adreste 2 yıldır ikamet ettiğini bildirdiği, bu beyanlar üzerine Sivas ... Köyü Koyulhisar adresinde tahkikat yapıldığı, tahkikat sırasında beyanına başvurulan ...'in beyanında davacının yazları karı koca beraber Bolluca mezrasında kaldığını, kışları İstanbula göçtüğünü belirttiği, ...'in ifadesinde de davacının 3 yıl önce İstanbul'a göçtüğünü, yaz ayları karı koca gelip Dolluca mezrasında yaşadığını belirttiği, çevre araştırması sonucuna göre de boşandıktan sonra fiilen yaşadıklarının tespitinin yapıldığı dikkate alındığında burada ifadesine başvurulan ...'in talimatla alınan ifadesinde bu ifadeyi kısmen doğrulayıp ... ' de bu ifadeyi doğruladığından getirtilen davacı ve eşinin seçim kayıtlarına göre boşandığı eşinin boşandıktan sonraki tüm sürelerde İstanbul'da oy kullanması, boşandığı eşinin nüfus hareketleri içerisinde sigorta tespit tarihine kadar ... Köyünün adres olarak gösterilmemesi, ... Köyünde yapılan jandarma tahkikatı sırasında kış aylarında köyde kimsenin olmadığı, İstanbul ilinde oldukları belirtilip ...'un beyanına göre yazıldığından kış aylarında kimsenin olmadığı yerde davacının boşandığı eşinin sürekli ikamet ettiği iddiasının inandırıcı olmadığı, bu yöndeki davacı tanık beyanları ile davacının ... isimli oğlu olmamasına rağmen komşusu olduğunu iddia eden ... ve ...'nun davacının oğlu ...'ı yanında kaldığı şeklindeki beyanının da inandırıcı olmadığı, ... kayıtlarına göre davacının eşinden boşanalı 9 yıl geçmesine rağmen boşandığı eşi ile birlikte 05.06.2012 tarihinde aynı hastanede tedavi gördükleri, ... kayıtlarına göre Sivasta yaşadığı iddia olunan boşandığı eşinin sadece bir defa Suşehrinde hastaneye gidip diğer tüm dönemlerde İstanbulda aynı hastanede tedavi gördüğü dikkate alındığında 08.03.2016 tarihinde de tekrar evlendikleri ve evliliklerini sürdürdükleri dikkate alındığında SGK denetmenlik raporlarının aksinin ispatlanamadığı, dolayısıyla davanın ispatlanamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, davacının maaşının kesilmesinin ve borç çıkarılmasının da yerinde olduğu, Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespiti yönünden davanın tümden reddinin gerektiği sonucuna varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 5510 sayılı Kanun'un 56 ve 96 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında temyiz sebeplerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.