(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5534 E. , 2008/10597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2001 gününde verilen dilekçe ile muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.09.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ..
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5534 E. , 2008/10597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2001 gününde verilen dilekçe ile muarazanın önlenmesi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.09.2008 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... n ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Davacı ..., 07.08.1951 tarihli ... İl İdare Kurulu kararı ile belirlenen sınırlardan ... noktasının taraf köyler arasında muarazaya neden olduğunu, davalı köyün bu bölümdeki hak iddiası suretiyle çıkardığı muarazanın giderilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir. Taraflar arasında dava konusu yapılan bölümlerin orman olduğu yönünde bir çekişme yoktur. Dava, çekişme konusu ormanlardan yararlanmaya yönelik olarak açılmıştır. Hal böyle olunca; uyuşmazlığın 6831 sayılı Kanununun değişik 37 ve 40. maddeler çerçevesinde incelenerek değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten; 6831 sayılı Orman Kanununun 37. maddesi hükmü «Devlet ormanlarından çıkartılacak, tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırk, çubuk, yakacak odun, reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi yıllık üretim programına alınmış orman ürünlerinin dışındaki her nevi orman ve artıklarını tayin olunacak mıntıka ve süreler içinde toplayıp çıkarmaları için öncelik sırasına göre 40. maddede belirlenen orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya iş yerindeki veya civarındaki köylülere ilanen duyurulmak suretiyle ve tarife bedelini ödemeleri şartıyla izin verilir. Bu yerlerdeki halkın veya kooperatiflerin bu işe istekli olmadıklarını veya iş güçlerinin yeterli bulunmamasının tespit ve teshiki halinde bu ürün ve artıkları diğer isteklilerce toplanıp çıkarılmasına aynı şartlarla izin verilebilir veya orman idaresince istihsal olunup satılınabilir…» şeklindedir. Diğer taraftan yasanın 40. maddesi de «Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içersinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya iş yeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile işgüçleri dikkate alınarak gördürülür. Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin işgüçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtım veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde bu gibi işler işyerine civar olmayan orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir…..» hükmünü taşımaktadır. Yasanın yukarıya alınan her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde 6831 sayılı yasa hükümleri uyarınca yaptırılacak istihsal ve nakliyat sahasının hangi köy mülki hudutları dahilinde kaldığının önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan; kanun koyucu istihsal faaliyetlerinde istihsal sahasında veya civarındaki orman köyleri kalkındırma kooperatiflerine, ardından o sahadaki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere öncelik tanımıştır. Fakat istihsal sahalarındaki işlerin kime verileceği yetkisi ise kanuna göre uygulamayı yapacak Orman İşletme Müdürlüğü’dür. Başka bir anlatımla, bu gibi davalarda Orman İşletme Müdürlüğünün yaptığı tercih önem kazanmaktadır. Somut olayda; açıklandığı üzere istihsal sahalarındaki işlerin kime verileceği ve yapılacak uygulamada yetkili mercii Orman İşletmesi olduğundan, davacı köyün ayrıca eldeki tespit davasını açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yerine çekişmenin esası incelenerek hükme bağlandığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 550,00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 23.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.