12. Ceza Dairesi 2021/2068 E. , 2025/3005 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/94 E., 2020/302 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi,…
**12. Ceza Dairesi 2021/2068 E. , 2025/3005 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/94 E., 2020/302 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararının sanık ve katılan vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.12.2019 tarihli kararıyla "...sanığın CMK'nın 196/2. maddesine aykırı şekilde yapılan sorgusuna dayalı olarak yokluğunda mahkumiyet kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması..." sebebiyle bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında taksirle yaralama suçundan TCK'nın 89/4, 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; kusurunun olmadığına, tali yoldan çıkarken gerekli tüm önlemleri aldığına, karşıdan seyreden aracın hızının çok fazla olduğuna, kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, ceza tayin edilirken alt sınırdan fazlaca uzaklaşıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sürücü belgesinin geri alınması hükümlerinin uygulanmasının kendisini mağdur edeceğine, katılan vekilinin temyiz sebepleri ise; verilen cezanın yetersiz olduğuna, erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 18:25 sıralarında katılan ...'ın idaresindeki otomobili ile meskun mahal dışında, asfalt kaplama, 7 metre genişliğinde, iki şeritli, orta ayırıcı ile bölünmüş, düz, eğimsiz, kavşak çalışmaları bulunan ancak gerekli işaretlemelerin ve levhaların bulunduğu yolda seyri sırasında, seyrine göre sağında bulunan tali yoldan ana yola kontrolsüz şekilde giren sanığın idaresindeki otomobil ile çarpıştığı ve katılan ile aracında bulunan beş kişinin basit nitelikte yaralandığı olayda, sanık tam kusurlu kabul edilerek hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesindeki taksirle yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Sanığın kusur durumuna ilişkin olarak dosyada bulunan kaza tespit tutanağı ile yargılama aşamasında trafik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmekle tebliğnamenin (I) nolu; sanığın kusurunun ağırlığı ve yaralı sayısı itibariyle tayin olunan temel cezanın yerinde olduğu kabul edilmekle tebliğnamenin (II) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İnegöl 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.