(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12890 E. , 2009/13603 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.03.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelener
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12890 E. , 2009/13603 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.03.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı genel yola çıkışı bulunmayan 747 parsel sayılı taşınmazı lehine, davalılara ait 763, 764, 765 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 763, 764, 765 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı 765 parsel maliki ... vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Eldeki davada; dava, 31.03.2006 tarihinde açılmış, hüküm 31.07.2008 tarihinde verilmiştir. Mahkemece 20.11.2006 havale tarihli bilirkişi raporunda 13.09.2006 tarihinde yapılan keşifte yapılan incelemeye göre hesaplanan geçit hakkı bedelinin ödenmesine hükmedilmiştir. Bedel tespiti ile hüküm tarihi arasında 2 yıla yakın bir süre geçmiştir. Bu süre zarfında taşınmaz değerlerinde önemli miktarlarda değişiklik olduğu bilinen ekonomik bir gerçektir. Geçit bedelleri yükümlü taşınmaz maliki eline geçtiğinde, taşınmazın geçit nedeni ile uğradığı ekonomik kaybını karşılar düzeyde olmalıdır. Somut olayda; bu dengenin yükümlü taşınmaz aleyhine bozulduğu açıktır. Mahkemece yapılması gereken iş, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak uzman bilirkişilere karar tarihine yakın bir geçit bedeli hesaplattırmak ve belirlenen bu değerin mahkeme veznesine depo ettirilmesinden sonra geçit kurulmasına hükmetmek olmalıdır. Karar yukarıda açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.