1. Hukuk Dairesi 2021/4418 E. , 2022/2823 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, …
**1. Hukuk Dairesi 2021/4418 E. , 2022/2823 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine vekili, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... parsel sayılı taşınmazın 1987 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında davalı N.. A.. adına yapılan tespite Hazine tarafından itiraz edildiği halde tapulama komisyonunun 25/01/1988 tarih 26026 sayılı kararı ile tekrar davalı adına tesciline karar verildiğini, ancak taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğundan içinde harnup ağaçları bulunduğunu, taşlık kayalık olup ekilmeyen yerlerden olduğundan, zilyetliğin söz konusu olamayacağını, bu yer üzerinde bulunan harnup ağaçlarının 40-50 yıllık olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı N.. A.., davaya konu arsayı 1992 yılında Gülsüm Demir isimli şahsa devrettiğini ve tapu dairesinde devir işlemini gerçekleştirdiklerini daha sonra öğrendiği kadarıyla Gülsüm Demir'in de başka bir şahsa bu arsayı satarak devrettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28/05/1992 tarihli ve 1991/297 E., 1992/189 K. sayılı kararıyla; Hazine yönünden tespitin henüz kesinleşmediği gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine dair karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 07/10/2009 tarihli ve 2009/8872-9602 sayılı ilamı ile; “ ...çekişme konusu ... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 4.6.1984 tarihinde düzenlendiği; Hazine ve dava dışı kişinin itirazının kadastro komisyonunca reddine ilişkin kararın ilgililere tebliğ edildiği, süresinde kadastro mahkemesinde dava açılmadığından kadastro tespit tutanağının 01.07.1989 tarihinde kesinleştiği ve aynı tarihte tapuya tescil edildiği; davanın ise 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 29.7.1991 tarihinde açıldığı; hüküm tarihinden sonra taşınmazın satışlar yoluyla el değiştirdiği, taşınmazın halen dava dışı M.. Ş.. adına kayıtlı bulunduğu, kadastro tespit tutanağının kesinleşmiş olduğu gözetilerek taraflar arasındaki çekişmenin görevli olan genel mahkemece giderilmesi gerekeceği” gerekçesiyle bozulmuştur. 3. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar