11. Ceza Dairesi 2011/5367 E. , 2013/3711 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 53. maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası. 1-Beydağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün vergi mükellefi olan sanığın, 2005 yılına ait defter ve belgelerini tebligata rağmen incelemeye ibraz etmediğinin iddia olunması karşısında; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 139. maddesine göre incelemenin işyerinde yapılması gerektiği, vergi suç…
**11. Ceza Dairesi 2011/5367 E. , 2013/3711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 53. maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası. 1-Beydağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün vergi mükellefi olan sanığın, 2005 yılına ait defter ve belgelerini tebligata rağmen incelemeye ibraz etmediğinin iddia olunması karşısında; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 139. maddesine göre incelemenin işyerinde yapılması gerektiği, vergi suçu raporu ile ekindeki vergi inceleme raporları içeriğinden, ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan sanığa defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatın, işyerinde 17.01.2007 tarihinde yapıldığı, dairede incelenmesine imkan veren 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenmediği anlaşılmakla, yapılan tebligatın hukuki geçerliliğinin bulunmayacağı gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- Kabule göre de;ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı Kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Öte yandan yine ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 22.05.2001 gün ve 99/104 sayılı kararında açıklandığı üzere; defter ve belgelerin gizlenmesi halinde, sağlıklı bir