13. Hukuk Dairesi 2015/9451 E. , 2016/14207 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ...'nin sahibi olduğunu, 2002 yılında hazırlanan bir faturada 573,26TL tutarındaki reçetenin sahte olduğunun iddia edildiğini, bu ne
**13. Hukuk Dairesi 2015/9451 E. , 2016/14207 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, ...'nin sahibi olduğunu, 2002 yılında hazırlanan bir faturada 573,26TL tutarındaki reçetenin sahte olduğunun iddia edildiğini, bu nedenle sözleşmenin 2 yıl süreyle fesih edildiğini, sahtecilik konusunda ispat işleminin yapılamadığını ileri sürerek, muarazanın giderilmesi ile sözleşmenin feshi işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacı tarafından sahte reçete fatura edilmiş olması nedeniyle 2008 Yılı Eczane Protokolünün 6.3.19. maddesi gereğince, sözleşmenin 2 yıl süreyle fesh edilmesi kararının iptaline ilişkindir. 2008 Yılı Eczane Protokolünün 6.3.19. maddesi; “Eczacı ya da eczane çalışanlarınca Kurumu zarara uğratmak amacıyla kasıtlı olarak Kuruma sahte ilaç küpürü veya sahte reçete veya sahte rapor fatura edildiğinin tespiti halinde reçete bedelinin 10 katı tutarında cezai şart uygulanarak sözleşme feshedilir ve 2 yıl süre ile sözleşme yapılmaz. Uygulanacak cezai şart 10.000TL den az olamaz. Ancak, söz konusu sahte küpür veya sahte reçete veya sahte raporun eczacının kastı dışında üçüncü kişilerin dahli ile kuruma fatura etme işlemi gerçekleşmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz.” şeklindedir. Davacı eczacı hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” isnadıyla açılan kamu davası ise zamanaşımına uğraması nedeniyle düşürülmüştür. Mahkemece her ne kadar, davacıya yüklenecek herhangi bir kast veya kusurlu davranışın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, eczacının kendi çalışanlarının fiillerinden sorumlu olduğu unutulmamak suretiyle, yeni protokollerde dahi sahte reçete düzenlemenin cezayı gerektirdiği gözetilerek, gerekirse adına davaya konu reçete düzenlenen kişinin de dinlenmesi ve bu reçeteyi düzenleyen kişinin eczacıyla bağının tespit edilmesi suretiyle, reçetenin sahte olup olmadığı ve davacının sorumluluğunun olup olmadığı hususunun incelenmesiyle hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.