T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/320 KARAR NO : 2025/1324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2022 NUMARASI : 2021/435 E. - 2022/960 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 24.06.2021 KARAR TARİHİ : 03.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 tarih 2021/435 E. - 2022/9…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/320 KARAR NO : 2025/1324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.11.2022 NUMARASI : 2021/435 E. - 2022/960 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 24.06.2021 KARAR TARİHİ : 03.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.10.2025 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 tarih 2021/435 E. - 2022/960 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 23.05.2019 tarihinde ...sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı ford transit tipi ticari aracın müvekkili ...'e sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza neticesinde müvekkilinin genç yaşta daimi sakat kaldığını, kaza nedeniyle geçici olarak çalışamayan, bakıcıya muhtaç kalan müvekkilinin şu anda eskisi gibi çalışamadığını, işbu davanın açılabilmesi için gerekli şartların yerine getirildiğini, müvekkili tarafından davalı sigorta şirketine ... plakalı araca ait 6250343319 nolu poliçeye istinaden başvurulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından başvuruya olumsuz cevap verildiğini, bunun üzerine yaptıkları arabuluculuk başvurusunun da olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, tüm tedavi evraklarının celp edilmesi gerektiğini, müvekkilinin Salihli Sgk'dan raporlu olduğu sürelere ilişkin ödeme almadığını, yine hiçbir yerden ve kuruluştan da ödeme almadığını, müvekkilinin maddi zararlarının karşılanması için işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu beyanla müvekkilinin Adli Tıp Kurumu'na sevki ile sürekli iş göremezlik oranlarının, geçici iş göremezlik süresinin, bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının ve ne kadar süre ihtiyacı olduğunun, tedavi ve iyileşme giderlerinin ayrı ayrı tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL. sürekli iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL.geçici iş göremezlik tazminatının ve 100 TL. tedavi iyileşme gideri ile bakıcı giderinin haksız fiilin gerçekleştiği 23.05.2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları kabul etmediklerini, davacı taraf adına düzenlenen 10.02.2021 tarihli Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporuna göre davacı tarafta maluliyet bırakacak araz bulunmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Savcılık Soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, davacı, aracın işleteni, sürücüsü veya maliki ise alacaklı ve borçlu sıfatı birleşeceğinden davanın reddi gerekeceğini, davacının talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazaya karıştığı iddia edilen araç müvekkili tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekeceğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının, kusur oranlarının, maluliyet oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, geçici İiş göremezlik tazminatı taleplerinin 6111 sayılı kanun gereği teminat dışı olduğunu, hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanması gerektiğini, tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosunun Trh 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplanması gerektiğini, söz konusu kazanın iş kaza olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini ve hesaplanan tazminattan hatır taşıması ile müterafik kusur tenzili gerektiğini, müvekkilinin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, faizin dava tarihinden yasal faiz olabileceğini, daha önce yapılmış ödemeler var ise bunların faizi ile güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının maluliyetinin tespitine yönelik tevdi üzerine Ege ATK tarafından 10.03.2022 tarihli rapor sunulmakla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında davacının sürekli iş göremezlik oranının %2, geçici iş göremezlik süresinin 78 gün olduğu, sürekli bakıma ihtiyaç olmamakla birlikte bir ay süre ile geçici bakıcı ihtiyacının olduğu yönünde kanaat bildirildiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.12.2021 tarihli raporda olay sebebi ile davacının %75 oranında, davalı yana ZMMS'li araç sürücüsü ... 'in ise %25 ise kusurlu olduğunun bildirildiği, mahkemece aktüer bilirkişisine tevdi üzerine kusur ve maluliyet oranı göz önüne alınarak hazırlanan 15.06.2022 havale tarihli raporda davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin 959,93 TL, sürekli iş göremezlik tazminat talebinin 14.461,87 TL ve bakıcı gideri olarak 639,60 TL olmak üzere talep edilebilecek tazminat bedelinin 16.061,40 TL olarak hesaplandığı, raporların hükme esas alınması neticesi tedavi gideri talebinin reddi, diğer talepler yönünden kabul yönünde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, Mahkemece hükme esas alınan Ege ATK raporunun dosyada maluliyete yönelik bulunan Salihli Devlet Hastanesinden alınan adli tıp raporu ile çelişkili olduğu gibi hükme esas alınan raporda kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının varlığının bulunduğunun belirtilmediği, bu kapsamda maluliyetin Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesi tarafından kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre tespit edilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğu, ilgili giderin SGK tarafından karşılanması gerektiği, bahse konu olayda kusurun davacıya ait olduğu, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, aktüer bilirkişisi tarafından yapılan hesaplamaların yerinde olmadığı gibi hesap yönteminin de genel şartlara aykırı olduğu hususları istinaf talebi olarak ileri sürülmekle hükmün kaldırılması istenilmiştir. GEREKÇE :Dava, trafik kazasından kaynaklı davacının sürekli, geçici iş göremezlik tazminat talebi ile bu kazadan kaynaklı bakıcı gideri ile tedavi giderinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava haksız fiil temelinde açılan trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğundan haksız fiilin unsurları kapsamında inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği gerektiğinden bu kapsamda kusur kanaatine yönelik mahkemece Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesince hazırlanan 22.12.2021 tarihli rapor hükme esas alınmakla rapora yönelik davalı yanca süresinde itirazda bulunulduğu gibi bu husus istinaf incelemesinde de ileri sürüldüğünden yapılan değerlendirme neticesinde davalı yan iddiasının aksine gerek mevcut dava dosyası gerekse dosya arasına alınan ceza dosyası evraklarının incelenmesi ile rapor oluşturulduğu gibi raporun aynı zamanda denetime de elverişli olduğu ve rapor kanaati ile dosya kapsamı uyumlu olduğundan kusura yönelik davalı istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı yanca istinaf nedeni olarak ileri sürülen maluliyet raporları arasında çelişki ile hükme esas alınan maluliyet raporunun yeterince incelemesi yapılmadan oluşturulduğuna yönelik istinaf itirazlarının incelemesine geçmeden evvel usulü kazanılmış hak yönünde açıklama yapılması gerektiği kanaatine varılmakla; bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessese Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir. Usulü kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. (Yargıtay İBKnın 04.02.1959 tarih ve 1957/13 E. 1959/5 K.,09.05.1960 tarih ve 1960/21 E. 1960/9 K.) Yapılan açıklamalar göz önüne alındığında davalı tarafça gerek cevap dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde Salihli Devlet Hastanesinden alınan raporda davacının maluliyetinin olmadığı gibi Ege ATK'ca hazırlanmakla taraflara tebliğ edildiği anlaşılan raporlar arası çelişki olduğu belirtilmiş ise de Ege ATK raporunun davalı yana 20.03.2022 tarihinde tebliğ edilmekle birlikte rapora itiraz için son gün 04.04.2022 tarihi olmasına rağmen davalı vekilince Ege ATK raporuna 05.04.2022 tarihinde itiraz süresinin sona ermesinden sonra itiraz ettiği anlaşılmakla Ege ATK'ca hazırlanan raporda belirtilen maluliyetin bahse konu Salihli Devlet Hastanesi maluliyet raporu ile çelişki olduğu yönündeki iddia bakımından süresinden sonra yapılan itiraz olgusu karşısında davacı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğundan bu yönden davalı istinaf istemi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. H.D'nin 08.04.2019 tarih 2016/9554E ve2019/4209K sayılı kararı) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik (Yargıtay 4.HD'nın 29/06/2022 tarih ve 2021/15362 E. - 2022/9643 K. ) kapsamında hazırlandığı gibi davacı asil yönünden tüm tedavi evrakları celb edilerek incelemesi yapıldığı, ATK'ca da bizzat muayenesinin yapıldığı, kaza ile maluliyet arasında da illiyet bağı kurularak sonuç değerlendirilmesine varıldığı anlaşılmakla bahse konu trafik kazasından kaynaklı davacının sağ alt ekstremitenin aynı bölgesinde farklı bozukluklar olduğu için Balthazard yöntemine göre %2 oranında sürekli iş göremezlik durumunun oluştuğu gibi olaydan itibaren 78 gün süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı ve bir ay süre ile geçici bakıcı ihtiyaç durumunun oluştuğu yönündeki kanaatin anılan ilke, esaslara uygun ve maluliyetin tespiti hususunda yeterli olduğu görülmekle bu yönlerden de davalı istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar sigorta şirketi tarafından yapılan savunmada istem konusu edilen geçici iş göremezlik talebi ile bakıcı giderine ilişkin sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmekte ise de 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu halde davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin müvekkilinden tahsil edilmesinin talep edilemeyeceği, talebin teminat dışı olduğuna yönelik itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 4. H.D'nin 13.09.2021 tarih 2021/3454E, 2021/4465K sayılı kararı) Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişisi raporuna yönelik davalı yanca sunulan istinaf talebinde rapordaki inceleme ve hesaplama yöntemlerinin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince(Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K) Buna göre kazandırılan rapordaki hesaplama yöntemi de yerinde olmakla bu yönden davalı yan istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmış ve ancak hükme esas alınan aktüer raporunda davacı yan yönünden 3.839,71 TL tutarında geçici iş göremezlik tazminat hesabı yapılmakla birlikte davacının kusur karşılığı miktarın belirtildiği, bu kapsamda davacı yanca talep konusu edilen geçici iş göremezlik arttırılmakla birlikte neticede bu kaza sebebiyle davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zarar miktarının 959,93 TL olarak kabul yönünde değerlendirme yapılmış ise de daha evvelden kazandırılan SGK kaydına göre davacıya SGK tarafından 23.05.2019 tarihinde 10.070.2019 tarihinde toplam 3.166,36 TL tutarında geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin yapıldığı göz önüne alındığında kabul yönündeki kararın aksine davacının geçici iş göremezlik talep miktarının davadan evvel dava dışı SGK tarafından karşılandığı anlaşılmakla bu yönden mahkeme değerlendirmesinin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı yanın geçici iş göremezlik tazminat talebi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının geçici iş göremezlik tazminatına yönelik kısmı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 tarih 2021/435 E. - 2022/960 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile 23.05.2019 tarihinde meydana geldiği anlaşılan konu trafik kazasından kaynaklı; 14.461,87-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 639,60-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.101,47 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 08.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Tedavi gideri ile geçici iş göremezlik taleplerinin reddine, Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.031,58 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 113,12 TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 918,46 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, Davacı tarafından yatırılan 172,42 TL başvuru, peşin ve ıslah harcı ile gider avansından kullanılan kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 2.249,55 TL yargılama giderleriden oluşan toplam 2.421,97 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul tutarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret tutarı üzerinden hesaplanan 1.009,93 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucuya ödenmesi halinde 6831 sayılı Kanun kapsamında ret kabul oranına göre hesaplanan; 1.237,25 TL'sinin DAVALIDAN, arta kalan 82,75 TL'sinin ise DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.