1. Ceza Dairesi 2022/7005 E. , 2022/9753 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : 1) İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarih ve 2021/339 Esas, 2021/518 Karar sayılı, sanığın, maktulü kasten öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 62, 53, 63 maddeleri gereğince 25 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair kararı. 2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarih, 2021/1949 Esas, 2022/195 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan redd…
**1. Ceza Dairesi 2022/7005 E. , 2022/9753 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜMLER : 1) İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2021 tarih ve 2021/339 Esas, 2021/518 Karar sayılı, sanığın, maktulü kasten öldürme suçundan TCK'nin 81/1, 62, 53, 63 maddeleri gereğince 25 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair kararı. 2) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarih, 2021/1949 Esas, 2022/195 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararı. TÜRK MİLLETİ ADINA İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarih, 2021/1949 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından CMK'nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan hapis cezasının beş yılın üzerinde olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 286/2-a maddesi gereğince kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin dosya üzerinden verdiği 21.02.2022 tarih, 2021/1949 Esas, 2022/195 Karar sayılı "istinaf başvurularının esastan reddine dair" kararında bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğine, katılan vekilinin suç vasfına, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, Ancak, 1) Maktul ile sanığın arkadaş oldukları, olay günü maktulün evinde bulundukları sırada, alacak verecek meselesinden aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın aksi kanıtlanamayan ve yakalanması sonrası düzenlenen adli raporu ile de doğrulanan savunmasına göre maktulün sanığa bıçak salladığı, maktulün kendisini korumak için ayağını kaldırması üzerine maktulün, sanığı ayağından yaraladığı, ardından sanığın, maktulün elindeki bıçağı alıp maktulü bıçaklayarak ölümüne neden olduğu olayda, görgü tanığının bulunmaması, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 10.03.2021 tarihli raporda olay yerinde ele geçirilen bıçakların her ikisinin sap kısmında ve bir tanesinin namlu kısmından elde edilen örneklerin ağırlıklı olarak maktulün DNA'sını içerdiğine ilişkin tespitin kavganın karşılıklı olduğunu doğruladığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, somut olayda sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği gözetilmemesi,