DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/708 E. , 2024/1278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/708 Karar No : 2024/1278 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mirasçıları: ..., ..., ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/708 E. , 2024/1278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/708 Karar No : 2024/1278 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mirasçıları: ..., ..., ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından ticari kazanç elde ettiği ve bu kazancını beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden re'sen tarh edilen 2010 yılına ait gelir vergisi, anılan yılın tüm dönemlerine ait geçici vergiler ile 2010 yılının Ocak, Mart, Nisan ilâ Haziran, Ağustos, Eylül ve Kasım dönemlerine ait katma değer vergileri ve vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Hakkında vergi incelemesi başlatıldıktan sonra takdire sevk edilen davacı adına, takdir komisyonunca henüz matrah takdir edilmeden inceleme tamamlanarak vergi tekniği raporu düzenlenmesi üzerine anılan rapordaki tespitler esas alınmak suretiyle verilen takdir komisyonu kararlarına istinaden beş yıllık tarh zamanaşımı süresinden sonra tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnameleri içeriği vergi ve cezaların, vergi incelemesine imkân tanımak amacıyla davacının takdir komisyonuna sevk edilmesi zamanaşımı süresini durdurmayacağından, zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten sonra tebliğ edilen ihbarnameler içeriği cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılması yolunda verilen vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddine dair ısrar kararının, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğu, takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi dikkate alınarak olayda zamanaşımının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi, zamanaşımının bulunmadığının tespiti halinde takdir komisyonu kararının verildiği tarih itibarıyla re'sen tarh nedeninin bulunup bulunmadığı ve re'sen takdir edilen matrahın hukuka uygun olup olmadığı hususları da araştırılarak işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyduğunu belirten ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, 05/10/2006 tarihinde iktisap edilen Tekirdağ ili, Çorlu İlçesi, ... Mahallesinde bulunan arsadan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca elde edilen on altı adet taşınmazın 2010 yılı içinde satıldığı ve bu satışlardan elde edilen kazancın kayıt ve beyan dışı bırakıldığının belirtilmesi üzerine takdir komisyonu kararları uyarınca dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmıştır. Arsa karşılığında inşaat sözleşmelerinde, taşınmazın (arsa veya kat) para karşılığında satışı söz konusu olmamakta, müteahhitle yapılan sözleşme uyarınca ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre, inşaata başlanırken arsa payları bölünerek, müşterek mülkiyete esas bu paylara inşaat yapma ve kat mülkiyeti tesis etme borcu (kat irtifakı) bağlanıp, inşaat tamamlandıktan ve her kat bağımsız bölüm haline gelerek kişisel mülkiyete geçtikten sonra da, bağımsız bölümlere ait arsa payları, bağımsız bölümlere bağlı olarak devam etmektedir. Ana gayrimenkulun ortak sayılan yerlerinde ise, kat malikleri müştereken tasarrufta bulunabilmekte, böylece, arsa sahibinin arsası üzerindeki mülkiyeti kişisel olmaktan çıkıp kendisine intikal eden katlara bağlı olarak, müşterek mülkiyet hükümlerine göre, arsa payı oranında diğer kat malikleri ile paydaş şekilde devam etmektedir. Olayda, satışa konu bağımsız bölümler, 2006 yılında alınan arsanın kat karşılığı olarak müteahhit ... Yatırım Tanıtım ve Mağazacılık Ticaret Anonim Şirketine bırakılması suretiyle edinilmiştir. Bağımsız bölümlerin herhangi bir ticari organizasyon çerçevesinde satılmadığı ancak davacının satış işlemlerinin devamlılık ve çokluk gösterdiğinden bahisle inceleme elemanları tarafından ticari kazanç olarak değerlendirildiği görülmekle birlikte davacının kat karşılığı edindiği gayrimenkullerden başka bir alım-satım veya inşa işi bulunmamaktadır. Ticari kazançtan söz edebilmesine olanak verecek bir organizasyon çerçevesinde satış yapıldığı ortaya konulamadığından devamlılık taşımayan bu faaliyetin ticari kazanç olarak kabul edilmesine olanak yoktur. Bu nedenle, iktisabında ticari bir amaç bulunmayan taşınmazların satışı suretiyle nakde çevrilme şeklindeki bu dönüşümün bir ticari faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, ilgili yılda birden çok satışın yapılmasının ticari faaliyet için yeterli olamayacağı, emek ve sermaye faktörlerini içeren ve kar amacı gütmeye yönelik ticari işletme şeklinde ticari bir organizasyonun bulunması ve taşınmazların iktisabının da devamlılık göstermesinin gerektiği açık olduğundan takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden yapılan cezalı vergilendirme işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle cezalı tarhiyatları kaldırmıştır. Davalının temyiz istemini bozma kararına uygunluk yönünden inceleyerek reddeden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, kararın, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygunluğu yönünden yapılması gereken temyiz incelemesinin sonuçlandırılması için dosyanın gönderilmesi üzerine, bu yönden davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/01/2022 tarih ve E:2021/4337, K:2022/246 (ıslak imzalı görüşme tutanağı 14/01/2022 tarihli) sayılı kararı: Danıştayın müstekar hale gelmiş içtihatlarında, bir işlemin devamlılık taşıdığının göstergesinin, o işlemin aynı vergilendirme döneminde yinelenmesi ya da önceki vergilendirme döneminde de yapılmış olması gerektiği dolayısıyla, gayrimenkul alım, satım ve inşaından elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilebilmesi için maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda, kazanç doğuran işlemin çokluğunun, devamlılık unsurunu belirleyen en objektif ölçü olduğu, devamlılık unsurunun gerçekleşmesi halinde, bu işlemlerin kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını kanıtlama yükünün vergi mükelleflerine düşeceği kabul edilmiştir. Bilindiği üzere, genellikle gayrimenkul edinimi kişisel gereksinim, servetin korunması veya satarak kazanç sağlama amaçlarından birine dayanmaktadır. Kişisel gereksinim nedeniyle gayrimenkul ediniminde sayının sınırlı olacağı ve servetin korunması amaçlı edinimin de tekrar satış gerektirmeyeceği dikkate alındığında, bu iki nedenden birine dayanarak edinilen gayrimenkullerin gereksinimin ortadan kalkması veya servetin nakde dönüştürülmesini haklı ve gerekli kılan nedenlerle kanıtlanmadığı takdirde işlem sayısındaki çokluk, kazanç sağlama amacının da göstergesi kabul edilmelidir. Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde, taşınmaz alım-satımı faaliyetinde devamlılık unsuru bir yılda birden fazla veya birbirini izleyen yıllarda bir veya birden fazla taşınmaz alım-satımı ile gerçekleşeceğinden olayda devamlılık unsurunun oluştuğu ve yapılan satışların ticari mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu dönemler dahilinde ticari nitelik taşıyacak sayıda gayrimenkul alımı ve satımının söz konusu olması sebebiyle, ticari faaliyetin unsurları olan süreklilik ve çokluk arz edecek şekilde kazanç sağlamak için faaliyette bulunulduğu, yapılan bu faaliyetin ticari faaliyet olduğu dikkate alındığında vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği anlaşıldığından aksi yöndeki temyize konu kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, yeniden verilecek kararda matrah ve uygulanan vergi oranının hukuka uygun olup olmadığı hususunda da bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 24/01/2024 tarih ve E:2022/1405, K:2024/33 sayılı kararı: Davacının ısrar kararının verilmesinden önce 23/06/2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen ısrar kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmış olup İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesindeki kural dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Kurul bu gerekçeyle ısrar kararını bozmuştur. ...ın davayı takip hakkı kendilerine geçen mirasçıları adına düzenlenen vekaletnamenin dosyaya sunulması üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Taşınmaz satışlarının devamlılık arz ettiği ve elde ettiği gelirin ticari kazanç olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Murisin kronik rahatsızlıklarının yanı sıra yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Tekirdağ ilinde adına kayıtlı taşınmazların bir kısmını satıp elde ettiği gelir ile tedavi masraflarını karşıladığı, çocuklarının ikamet ettiği İstanbul ilinde bir adet taşınmaz satın aldığı ve geçirdiği ameliyatlar sonrası yaşamını sürdürmek için yazlığının onarımını yaptırdığı ileri sürülmüştür. Buna ilişkin hastane raporları ve tedavi giderlerini gösteren faturalar dava dilekçesi ekinde sunulmuştur. TAKBİS üzerinden yapılan sorgulamada ise uyuşmazlık konusu taşınmaz satışlarının yapıldığı 2010 yılını izleyen 2011 yılında İstanbul ilinin Bakırköy ilçesinde bulunan taşınmazın muris tarafından satın alındığı görülmüştür. Murisin ticari amaçla taşınmaz satışlarını gerçekleştirmediği anlaşıldığından ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.