T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/209 - 2025/1588 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/209 KARAR NO : 2025/1588 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.12.2023 NUMARASI : 2022/103 Esas 2023/860 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/209 - 2025/1588 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/209 KARAR NO : 2025/1588 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.12.2023 NUMARASI : 2022/103 Esas 2023/860 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili, 01.03.2020 tarihinde, davalı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi ve İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plakalı araç dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeyken Dumlupınar Bulvarı Eskişehir istikametine katılım varyantına geldiğinde sağa dönüş yaptığı esnada seyrine göre solundan yayaların karşıya geçmesi için belirlenmiş bölümden karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'e aracının sol kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, dava öncesinde davalı sigorta şirketine yaptıkları yazılı başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, aynı kazaya ilişkin olarak araç işleteni ve sürücüsü aleyhlerine Ankara 41.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589E.sayılı dosyası ile manevi tazminat talepli dava açtıklarını, davaların birleştirilmesi gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu belirterek ve harca esas değeri 10.000,00TL olarak göstermek suretiyle teminat tutarının tamamının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının, motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Hükümlere göre oluşan ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta limitleri üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesi olduğunu, bahse konu sigortanın kapsamının başlangıç noktasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası limitinin üzerinde kalan kısım olduğunu, bu limitin tespitinde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının hiç yapılmaması veya teminat miktarlarının yeni limitlere getirilmesi hâlinde, Hazine Müsteşarlığınca tespit olunan yeni tarife limitleri esas alınması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; Ankara 41.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589E.sayılı dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen bilirkişi raporunda, dava dışı sürücü ...'ın asli kusurlu, davacı ...'ün kusursuz olduğunun, Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/128E.sayılı dosyası kapsamında alınan 10.11.2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda da, dava dışı sürücü ...'ın asli kusurlu, davacı ...'ün kusursuz olduğunun belirtildiği, mahkemece dosyanın adli trafik uzmanı bilirkişiye tevdi edilmesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davacı yaya ...'ün %25, dava dışı sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarında yer alan tespitler bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri esnasında yola gereken dikkatini verip görüş alanını kontrol altında bulundurması, ilk geçiş hakkını kavşak başından geçiş yapan davacı yaya vermesi gerekirken tüm bu hususlara riayet etmeyerek dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde sağa dönüş yaparak kazanın oluşumuna sebebiyete verdiği, davacı yaya ...'ün ise kavşak başını kullanarak karşıya geçiş yaptığı sırada karıştığı kazada hatalı tutum veya davranışının bulunmadığı ve dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde davacıya kusur izafesinin mümkün olmadığının kabulünün gerekeceği, meydana gelen kaza neticesinde davacının %17 sürekli, 12 ay geçici maluliyeti ile sonuçlanan cismani zararının ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacı tarafından kazaya neden olan araç sürücüsü ve maliki hakkında manevi tazminat talebine ilişkin Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 27.09.2023 tarih ve 2023/438 Karar sayılı karar ile davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği nazara alınarak, davacının maruz kaldığı zarardan davalı sigorta şirketi ile dava dışı araç sürücüsü ile malikinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olması ile manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davanın kabulü ile; 10.000,00TL manevi tazminatın 23.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ve Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589E.sayılı dosyasından hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589E.sayılı dosyası ile, aynı dava konusuna istinaden dava açıldığını, işbu dosyada davalı sigorta şirketinin ihbar olunan konumunda olduğunu, tarafları, konusu ve nedenleri aynı olan bir davanın tekrar açılıp görülmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığından mahkemece davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasının, motorlu araç işleteninin, bu aracın işletilmesinden dolayı Karayolları Trafik Kanunu ve Genel Hükümlere göre oluşan ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta limitleri üzerinde kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami hadlere kadar sigorta güvencesi altına alan bir sigorta sözleşmesi olduğunu, bahse konu sigortanın kapsamının başlangıç noktasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası limitinin üzerinde kalan kısım olduğunu, bu limitin tespitinde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının hiç yapılmaması veya teminat miktarlarının yeni limitlere getirilmesi hâlinde, Hazine Müsteşarlığınca tespit olunan yeni tarife limitleri esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesini hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını belirterek manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davalı sigorta şirketi ile dava dışı araç sürücüsü ile malikinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olması ile manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince davanın kabulü ile, 10.000,00TL manevi tazminatın 23.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ve Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589E.sayılı dosyasından hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı ... tarafından, eldeki davayı açmadan önce, aynı kazaya ilişkin olarak sigortalı araç sürücüsü ... ve aracın işleteni ... Bilgisayar Kırtasiye Matbaa Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı Ankara 41.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/589E.sayılı dosyası ile manevi tazminat davası açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 27.09.2023 tarihli ve 2023/438K.sayılı karar ile, davanın kabulü ile 10.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, bahse konu dosyanın davalıları olan araç işleteni ve sürücüsünün, eldeki davanın davalısı olan sigorta şirketi ile birlikte davacının manevi zararından müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle, eldeki davada, hükmedilen manevi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsilde tekerrüre neden olmayacak şekilde tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının da uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 627,60 TL harçtan fazla alınan 12,20 TL'nin davalıya iadesine, 3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.