Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri h
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin, ana şirket olan ... Anonim Şirketi'ne bağlı şirketi olduğunu, onun ürünlerini pazarladığını, ana şirketin 1985 yılında kurulan bir üretim şirketi olduğunu, müvekkili şirketin ise dokuz yıl öncesinde kurulduğunu, müvekkili şirketin dokuz yıl önce oligopol rekabet piyasasına girdiğini ve bugün piyasanın lideri olduğunu, halen belli ölçülerde Türk piyasasında varlıklarını sürdüren bu şirketlerin müvekkili şirket ile onun ana şirketine karşı şiddetli bir saygınlığı ve liderliğini kırma kampanyası açtıklarını ve kampanyalarında haksız rekabet devalarını alet ettiklerini, müvekkili şirketin medya ilanlarını önlemeye çalıştıklarını, müvekkili şirket ile ana şirketine karşı yürütülen bu olumsuz kampanyanın TK m.54(2) anlamında dürüstlük kurallarına aykırı bir ticari uygulama yani husumet cephesi olarak da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ... Anonim Şirketi'nin son olarak sosyal medyada "Rekabete Varız Ama Yalana Asla! Biz rekabeti severiz; markaları güçlendirir, müşterileri ve temsilcileri için daha iyisini yapmaya zorlar. Ama rekabetin de kuralı ve adabı vardır. ... isimli şirket, aylardır hem tüketicilerine hem temsilcilerine açıkça yalan söyleyerek, kataloglarında ve tanıtımlarında ... Bu yolla markasını duyurmak ve itibar kazanmak derdinde belki ama yalan söylemek bir şirketi ancak itibarsızlaştırır, bunu bilmiyor. ... 20 yıldan fazla süredir “...’dır” Bu sürede sektöre giren rakiplerimizi her zaman memnuniyetle karşıladık, çünkü rekabet bizi daima güçlendirdi. Ama artık, önce Temsilcilerimizi sonra da kamuoyunu korumak adına bu yalan bilgilere karşı hukuki yollara başvurmak zorundayız. Bu gibi durumlarda deneyimli, global gücünün farkında, şeffaf ve etik sorumluluk bilincinde bir şirket olarak gereken tüm aksiyonları alıyoruz ve her adımda sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzün itibarının zedelenmesine asla izin vermeyeceğiz. ...” satırlarını içeren bir ilan yayınladığını, söz konusu ilanın davalı şirket temsilcileri tarafından sosyal medya ortamlarında paylaşıldığını, diğer davalı ...'in de bu temsilcilerden biri olduğunu, davalı gerçek kişinin kendisine ait Facebook sayfasında paylaştığı ilanın ... 11. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı e-tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, davalıların TK m. 55(1)/a-1 anlamında kötüleme yoluyla davacı müvekkili şirkete karşı haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiğini, mezkur ilanda; "... isimli şirket, aylardır hem tüketicilerine hem temsilcilerine açıkça yalan söyleyerek kataloglarında ve tanıtımlarında ...!” "Bu yolla markasını duyurmak ve itibar kazanmak derdinde belki ama yalan söylemek bir şirketi ancak itibarsızlaştırır, bunu bilmiyor.” “ (…) önce Temsilcilerimizi sonra da kamuoyunu korumak adına bu yalan bilgilere karşı hukuki yollara başvurmak zorundayız (...)” "Sektörümüzün itibarının zedelenmesine asla izin vermeyeceğiz.” ibarelerinin bulunduğunu, ... oldukları iddiasının ticari defterlerle ispat edilecek nitelikte olduğunu, bilirkişilerin kimin 1 numara olduğunu hemen tespit edebileceklerini, davalı şirketin müvekkili şirketin beyanını değiştirdiğini, müvekkili şirketin ... Şirketi olduğunu ileri sürdüğünü, bir nolu marka ifadesini kullanmamakta olduğunu, TK m. 55(1)/a-1 uyarınca; başkalarının veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarda kötülemek bir haksız eylemdir hükmü gereğince davalıların kötüleme yoluyla müvekkili şirkete haksız rekabet fiilini işlediklerini iddia ve beyan ederek müvekkiline karşı işlenen haksız rekabetin; tespit ve men'inine, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, Mahkeme kararının Türkiye çapında ek yüksek tiraja sahip iki gazetede yayınlanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVADA SAVUNMA: Asıl davada davalılar karşı davada davacı vekili cevap/karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardan bu yana Türkiye'de doğrudan satış sektöründe lider olarak faaliyet gösterdiğini, sektörün tartışmasız lideri konumunda olduğunu, davacı şirketin ise 2010 yılında kurulduğunu, müvekkili şirket ile rakip konumunda bulunan bir şirket olduğunu, davacı şirketin, satış kataloglarının Temmuz 2019 ve Ağustos 2019 sayılarında hiçbir dayanak göstermeden ... ifadelerine yer verdiğini, müvekkili şirketin çok uzun yıllardır doğrudan satış sektörünün her alanında lider konumda olduğunu, dünyanın her tarafında kabul gören, objektif ve bağımsız nitelikte olan uluslararası pazar araştırma şirketi ... tarafından yayınlanan Ocak 2019 tarihli araştırma raporunun da bu durumu kanıtladığını, söz konusu rapora göre müvekkili şirketin pazar payının %20,2, davacı şirketin payının ise %10,4 olduğunu, yani müvekkili şirketin davalı şirketin 2 katı kadar pazar payına sahip olduğunu, davacı şirketin ilk olarak 2018 yılında çeşitli gazetelere ilan vererek ve kendi kataloglarında ... markası olduğunu ilan ettiğini, bu iddiasında ...'ü dayanak olarak gösterdiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından ...'e ulaşıldığını ve bu durumun nasıl mümkün olduğunun sorulduğunu, bunun üzerine ... tarafından davacı şirketin uyarılarak söz konusu iddiayı kullanmak hakkına sahip olmadığının belirtildiğini, bu sırada müvekkili şirket tarafından bu iddiaya karşı haksız rekabet davası açıldığını, söz konusu davanın ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yürütüldüğünü, ... tarafından yapılan uyarıların ardından davacı şirketin uzunca bir süre bu iddiayı kullanmadığını, ardından Temmuz ve Ağustos 2019 kataloglarında bu iddiaya yer verdiğini, bu dayanaksız ve gerçek dışı iddiaya tekrar yer verilmesiyle birlikte davacı şirketin temsilcileri tarafından yoğun bir sosyal medya kampanyası başlatıldığını ve davacı şirketin birinci olduğu iddia edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davaya konu edilen basın açıklaması yapıldığını, TDK'ya göre yalanın doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz ve uydurma olarak tanımlandığını, yalan söyleyen kişiye de yalancı deneceğini, bunun haksız rekabet olmadığını, davacı şirketin yalan söylediğinin ve yalancı olduğunun bu dava ile bir kez daha kanıtlanacağını, davacı şirketin ... doğrudan satış markası iddiasını bugün sisteminde kayıtlı temsilcilerinin sayısına dayandırdığını, oysa ki 1 numara ifadesinin, eğer belirli bir hususa ilişkin olduğu açıkça belirtilmiyorsa satış rakamlarını ifade ettiğini, davacının soyut bir şekilde, neyi ifade ettiğini açıkça belirtmeden, 1 numaralı marka olduğunu zaten iddia edemeyeceğini, davacının iddiasının baştan aşağı gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin pazar payı açısından, satış rakamları açısından sisteme kayıtlı doğrudan satıcı sayısı açısından doğrudan satış sektörünün açık ara birincisi olduğunu, bu hususun uluslara arası araştırma kuruluşlarının raporları ve şirket kayıtları ile sabit olduğunu, davacı şirketin bu hususları bilmesine rağmen kendisinin ... Satış Markası olduğunu iddia ederek yalan söylediğini, davacının bu yalanına karşı, davacının yalancı olduğunu beyan eden ve davacının yalanlarına karşı hukuki yollara başvurulacağını ifade eden bir basın açıklaması yapıldığını ve ardından davacı aleyhine haksız rekabet davası açıldığını, davacı tarafın yalan söylediği için basın açıklamasında kendisi hakkında yalancı ifadesinin kullanılmasının haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkili şirketin davacı taraf ile karşılıklı taraf olduğu ticari defter ve kayıtları delil listesine yazdığını, söz konusu kayıtların bilirkişi incelemesine açık olduğunu, dolayısıyla davacının dava dilekçesinde beyan ettiği aynı şeffaflıkta hareket etmelidir beyanının da yalan olduğunu, müvekkili şirketin zaten bu şekilde hareket ettiğini iddia ve beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVADA TALEP: Asıl davada davalılar karşı davada davacı vekili cevap/karşı dava dilekçesinde özetle; karşı davalı şirketin, müvekkilinin davaya konu basın açıklamasını takiben "... şirketi tarafından paylaşılmakta olan mesajdan haberdar olduk. Öncelikle biz; %100 Türk sermayeli, 120.000 m2 alanda Türkiye’de üretim yapan (Bu da... biri olduğumuz anlamına gelir), Türkiye’de 1250 bordrolu çalışana istihdam sağlayan, ... Derneği Kurucusu bir Şirketiz. Bizimle rekabet edebilmek için öncelikle bu özelliklerimizden hiç olmazsa sadece bir tanesine sahip olmak gerekir. 3 kuşağı ve toplamda 70 yılı bulan tecrübemizle, etik ticaret anlayışımızla, haksız rekabetin ayrımını bile yapamayan, ...oyunlarından medet uman bu şirketi de Türk adaletine havale edecek kadar saygın bir Şirketiz. Bir daha söylüyoruz. ... hiç yalan söylememiştir. Ancak ... kurulduğundan beri Türk halkını kandırmaya çalışmaktadır. Türkiye’de en küçük ölçekli üretim tesisi dahi olmayan ... kendisinin bir sanayi şirketi olduğunu lanse ederek Türk halkını buna inandırmaya çalışmaktadır. ... bu konuda da gerekli tüm yasal girişimlerde bulunmuştur. Şirketimize karşı bir cephe oluşturma çabası ile bilinçli olarak agresif ve yıkıcı tavır sergileyen bunu da “rekabet”miş gibi göstermeye çalışan ...’a karşı hukuk sınırları içerisinde bütün gücümüzle mücadele etmekte sonuna kadar kararlı olduğumuzu tüm girişimcilerimizin ve kamuoyunun bilgilerine saygılarımızla sunarız." metni ile basın açıklaması yaptığını, bu açıklamada TTK m.55 açısından haksız rekabet teşkil eden iki husus bulunduğunu, karşı davalı şirketin müvekkilinin ... oyunlarından medet umduğunu ifade ettiğini, bu deyimin hile, hainlik, kurnazlık gibi anlamlara geldiğini, söz konusu ifadenin hileli davranan kişilere karşı hakaret etmek, aşağılamak için kullanıldığını, müvekkili şirketin karşı davalı şirkete karşı defalarca kanun yoluna başvurduğunu, buna rağmen yalanlarına devam eden karşı davalı şirkete ilişkin olarak da en son esas davaya konu olan kısa bir basın açıklaması yaptığını, hiçbir şirketin başka bir şirketi yalnızca kanun yoluna başvurduğu için ...başvurmak ile itham edemeyeceğini, söz konusu ithamın TTK m. 55/a/a-1 uyarınca başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarda kötülemek tanımına birebir uyduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini, haksız rekabet teşkil eden ikinci ifadenin, “... kurulduğundan beri Türk halkını kandırmaya çalışmaktadır. Türkiye’de en küçük ölçekli üretim tesisi dahi olmayan ... kendisinin bir sanayi şirketi olduğunu lanse ederek Türk halkını buna inandırmaya çalışmaktadır” şeklindeki bölüm olduğunu, müvekkili şirketin ticari ünvanının 2001 yılından beri ...Anonim Şirketi olduğunu, o dönemdeki mevzuat uyarınca üretim yapabilmek için alınması zorunlu olan sanayi ifadesinin, müvekkili şirketin ticari ünvanında yer aldığını, ancak söz konusu ifadenin ticari ünvanda bulunmadığını, müvekkili şirketin bütün ürünleri, bütün reklamları, bütün tanıtımları, dünyanın en çok bilinin markalarından olan ... Adıyla tüketiciye sunduğunu, tüketiciyi sanayici olduğu, üretin yaptığı konusunda kandırmak isteyen, Türk halkını buna inandırmaya çalışan bir şirketin, tanıtımlarında, reklamlarında, üretimlerinde sanayi ifadesini hep geçirmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ticaret ünvanını, yasal zorunluluk bulunan haller dışında kullanmadığını iddia ve beyan ederek müvekkili şirkete karşı işlenen haksız rekabet fiilinin tespitine, yanlış ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesine, Mahkemece kararın Türkiye çapında en yüksek tiraja sahip iki gazetede yayınlanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.