10. Hukuk Dairesi 2023/70 E. , 2023/9843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2558 E., 2022/411 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/668 E., 2022/241 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı İvedik Oganize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili tarafından ist
**10. Hukuk Dairesi 2023/70 E. , 2023/9843 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2558 E., 2022/411 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/668 E., 2022/241 K. Taraflar arasında iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı İvedik Oganize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı İvedik Oganize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı İvedik Oganize Sanayi Bölgesi Yönetimi adına Av. ... ile davacılar adlarına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.02.2011 tarihinde... Yenimahalle/... adresinde kurulu bulunan Metsan Oto. Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde meydana gelen patlamada müvekkillerinin murisi ...'nın vefat ettiği, patlamanın meydana geldiği söz konusu işyerinin ruhsatının bulunmadığı, işyerinde gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, patlayan oksijen tüplerinin kazadan bir gün önce tüplerine CNG (sıkıştırılmış doğalgaz) doldurduğu, daha sonra bu tüplerin boşaltılarak tekrar oksijen doldurduğu, tüplerde kalan CNG partiküllerinin etkisiyle patlamanın meydana geldiği kazanın meydana gelmesinde müteveffa işçinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususları belirtilerek anne, baba ve kardeş lehine maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nın İvedik OSB çalışanı olmadığı, organize sanayi bölgesi içerisinde yer alan 7230 işyerinden bir tanesinin işçisi olduğu, söz konusu kazaya neden olan basınçlı tüplerin dolumlarının İvedik OSB dışında yapıldığı, hatalı doldurulmuş tüpün nerede ve hangi işyerinde kullanılırsa kullanılsın patlama ve yangının meydana geleceği, patlama meydana gelen işyerinin ruhsatının bulunup bulunmamasının bu duruma bir etkisi olmayacağı, bu nedenlerle İvedik OSB yönetiminin söz konusu olayda hiçbir kusurunun bulunmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar Ersoy Gaz San. Tic. A.Ş. ve Asgazsan Asetilen Gazları San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu tüplere CNG basılmadığı, CNG basıldığı kabul edilse dahi tüplerin vanalarının açılmasıyla içindeki CNG'nin uçup gideceği, meydana gelen yangın ve patlamanın işyerinde (Metsan Oto. Yedek Parça San. Tic. Ltd. Şti.) gerekli iş güvenliği tedbirlerinin alınmamasından, deneyimli ve eğitimli personel çalıştırılmamasından kaynaklandığı, patlama riski bulunan tüplerin olası tehlikelere karşı beton duvar ya da çelik levhalar ile çevrilmesi ve kontrol altına alınması gerektiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararında özetle; asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilerek davacı anne, baba ve kardeş lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, söz konusu tazminatlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas kusura ilişkin bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığı, aynı konuda açılan diğer dava dosyalarındaki raporlar ile çeliştiği, 09.10.2017 tarihli bilirkişi heyetinin kusur raporunda, yine 21.12.2019 tarihli kusura ilişkin heyetin ek raporunda, 30.06.2020 tarihli bir başka heyetin kusura ilişkin raporunda İvedik OSB'nin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ifade edildiği, 4 üncü heyet raporunda kusur atfedildiği, diğer taraftan 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlama nedeniyle gerek müvekkili İvedik OSB, gerek aynı gün meydana gelen diğer patlama sebebiyle Ostim OSB aleyhine açılan davaların tamamında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporlarında OSB yönetimine hiçbir şekilde kusur ve sorumluluk atfedilmediği, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin bozma ilamının hatalı değerlendirildiği, ... 6.İş Mahkemesi'nin 2014/892 Esas sayılı kararının incelendiği ve fakat söz konusu davada davalılar arasında OSB'nin bulunmadığı, ceza yargılaması sonucu müvekkili yönetimin kusuru olmadığının tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/95253 soruşturma ve 2014/35925 karar nolu işlemden kaldırma ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile "...İvedik OSB yetkililerinin sorumluluk ve ihmallerinin bulunduğuna dair herhangi bir kusur atfedilmediği ve patlama neticesi meydana gelen ölüm ve yaralanma olayı ile şüpheli Ostim OSB ve İvedik OSB yetkililerinin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığından" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, müvekkili OSB'nin hiçbir şekilde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı ve davanın OSB yönünden tamamen reddi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirtilerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353-(1)b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas kusura ilişkin bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığı, aynı konuda açılan diğer dava dosyalarındaki raporlar ile çeliştiği, 09.10.2017 tarihli bilirkişi heyetinin kusur raporunda, yine 21.12.2019 tarihli kusura ilişkin heyetin ek raporunda, 30.06.2020 tarihli bir başka heyetin kusura ilişkin raporunda İvedik OSB'nin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ifade edildiği, 4.heyet raporunda kusur atfedildiği, diğer taraftan 03.02.2011 tarihinde meydana gelen patlama nedeniyle gerek müvekkili İvedik OSB, gerek aynı gün meydana gelen diğer patlama sebebiyle Ostim OSB aleyhine açılan davaların tamamında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporlarında OSB yönetimine hiçbir şekilde kusur ve sorumluluk atfedilmediği, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin bozma ilamının hatalı değerlendirildiği, ... 6.İş Mahkemesi'nin 2014/892 Esas sayılı kararının incelendiği ve fakat söz konusu davada davalılar arasında OSB'nin bulunmadığı, ceza yargılaması sonucu müvekkili yönetimin kusuru olmadığının tespit edildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2011/95253 soruşturma ve 2014/35925 karar nolu işlemden kaldırma ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile "...İvedik OSB yetkililerinin sorumluluk ve ihmallerinin buunduğuna dair herhangi bir kusur atfedilmediği ve patlama neticesi meydana gelen ölüm ve yaralanma olayı ile şüpheli Ostim OSB ve İvedik OSB yetkililerinin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığından" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, müvekkili OSB'nin hiçbir şekilde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı ve davanın OSB yönünden tamamen reddi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zararlandırıcı iş kazası olayı kapsamında temyiz eden davalı işverenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve kamu düzeni kapsamında yargılama sırasında tüzel kişiliği sona ermiş olan şirketin ihyası gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk Temyiz incelemesi ile ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında "Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, Kanun'un açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir." hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun Bozma sebeplerini düzenleyen 371 inci maddesinde "Yargıtay, aşağıda belirtilen sebeplerden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen bozar: a) Hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması. b) Dava şartlarına aykırılık bulunması. c) Taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi. ç) Karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması." olarak düzenlenmiştir. Dava şartları ise aynı kanunun 114.maddesinde yer almakta olup anılan maddenin 1-d maddesinde " Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması." dava şartı olarak belirlenmiştir. Dava şartlarının incelenmesi ile ilgili olarak aynı kanunun 115/1 inci maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmüne yer verilmiştir. 3. Değerlendirme 1.Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine ( fiil ehliyetine ) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler. 2.Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi ( dava hakkı ) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, ( o davada davacı sıfatının kime ait olacağı ) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır. 3.Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya, hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288).Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, taraf teşkili sağlanarak, sonucuna göre karar verilmelidir. 4. Somut olayda, Ticaret Sicil Gazetesinden yapılan incelemede ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden yapılan 27.10.2014 tarihli ilanda, davalı Metsan Otomotiv Yedek Parça San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin Türk Ticaret Kanunun geçici 7 inci maddesi kapsamında 23.10.2014 tarihi itibariyle re'sen ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmaktadır. 5. Bu durum karşısında mahkemece öncelikle yapılacak iş, davalı şirketin bağlı bulunduğu ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden iş bu terkin kaydının devam edip etmediği araştırılıp söz konusu durumun varlığı halinde yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafa iş bu davalı şirketi ihya etmesi için, yukarıdaki açıklamalara göre dava açmak için önel vermek, iş bu ihya davası sonucuna göre anılan davalı yönünden de usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanarak yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde anılan şirket yönünden usulüne uygun taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 6.O halde, HMK 369/1 inci maddesi kapsamında taraf ehliyeti ve giderek taraf teşkiline dair kanunun açık hükmüne aykırı görülen sebep gözetilerek davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekilinin bu aşamada temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dairemizde icra edilen duruşmada davalı İvedik Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi kendisini vekille temsil ettirmiş olması nedeniyle AAÜT gereğince hesap edilen 17.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren iş bu davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.