T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/227 - 2026/497 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/227 KARAR NO : 2026/497 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2022/498 Esas - 2024/681 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/227 - 2026/497 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/227 KARAR NO : 2026/497 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/09/2024 NUMARASI : 2022/498 Esas - 2024/681 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/04/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü F... idaresindeki ... plakalı araç ile 05.01.2022 günü saat 08:15 sıralarında Ankara İli, Çankaya İlçesi 1459 Cadde üzeri seyirle Budapeşte Cadde Kavşağına geldiğinde, sağından Budapeşte Caddesi üzerinden gelen ... plakalı araç ile çarpışması sonucu savrularak karşı yönde kavşak başında geçiş için duraklama halinde bulunan sürücü ... idaresindeki müvekkilİ şirkete ait ... plakalı araca çarpılması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili davacı şirkete ait ... plakalı araçta hasar meydana geldiğini, kazaya sebep olan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ. tarafından sigorta edildiğini, kazaya sebep olan ... plakalı araç davalı ... Sigorta ile sigorta edildiğini, davalı taraf sigorta şirketlerine zararlarının tazmini için yapmış oldukları başvurulara bir cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını, bahse konu kaza dolayısıyla müvekkili şirket araç sürücüsünün bir kusuru bulunmadığını, nitekim kaza tespit tutanağında bu hususun açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait araçta sürücü, kavşak başında yolunu kontrol için beklemekte iken, ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışarak savrulmaları ile hasar gördüğünü, müvekkili şirketin aracının 2017 Model... model, kaza esnasında 29.710 kilometrede olduğunu, müvekkili şirketin aracının daha önceden bir kazaya karışmadığını, hasar kaydı da olmadığını, kaza dolayısıyla müvekkili şirketin aracının hasar gördüğünü, onarım sırasında ön tampon, ön panjur, sol ön far yenisi ile değiştirildiğini, daha önceden hasar kaydı olmayan müvekkili şirketin aracına bu kaza dolayısıyla tedarik edilen parçalar ve işçilik bedellerinden ıskonto yapılarak 69316,33 TL hasar bedeli işlendiğini, kaza dolaysıyla aracın parçaların işlem görmesi ve değişmesi, ayrıca araca hasar kaydı girilmesi dolayısıyla kasko değeri 2.103,560.00 TL olan aracın, rayiç piyasa değerinin düştüğünü, değer kaybı raporunda da aracın piyasa değerinin düştüğünün görüldüğünü belirterek, davanın kabulü ile davacı müvekkilinin uğramış olduğu gerçek zararın tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve müvekkili şirket tarafından alınan eksper raporu ücreti(600,00TL), arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsil sorumlu tutularak tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, 05.01.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, ... Sigorta A.Ş. nezdinde 29/06/2021-2022 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Poliçesi) ile sigortalı bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limiti araç başına 43.000 olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın aracında meydana gelen hasar talebi ile ilgili müvekkil sigorta şirketine başvurusu üzerine açılan hasar dosyasından yapılan değerlendirme neticesinde; dava öncesi ve yasal süre içinde 29.03.2022 tarihinde 50.000,00-TL hasar bedeli aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta'ya rücuen ödendiğini, müvekkili şirketin başkaca bir borcu kalmadığını, yetkili mahkemenin Beykoz asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacı tarafın taleplerine ilişkin yargılama, uzmanlık gerektirdiğini, bu konuda Türk sigorta birliği nezdinde kurulmuş uzman ve yetkili sigorta tahkim komisyonu bulunduğunu, davanın görevsizlik sebebi ile reddini, davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine maddi tazminatın hesabına ilişkin asgari ve mer’i düzenlemelere uygun belge ve inceleme fırsatı sunulmadığından, tazminat talebinin kısmen veya tamamen yerine getirilmediği iddialarının kabul görmemesini, işbu nedenle Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince davacının Tahkim Komisyonu’na başvurma hakkı bulunmayıp, başvurunun usulen reddi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, somut olayda ise, davacı taraf, araç hasarı zararı yönünden talep konusunu belirlediğini ve fakat davasını yine de belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limiti ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00-TL, kaza başına 100.000,00-TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında kazaya karışan ... plakalı diğer araçta meydana gelen hasar nedeniyle 14.02.2022 tarihinde ...'ya 7.522,02-TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında davacıya ait araçta meydana gelen hasar sigortalının aynı zamanda kasko sigortacısı olan müvekkili şirket tarafından giderildiğini, müvekkili şirketçe ZMMS poliçesinden kasko poliçesinden ödenen 17.696,25-TL tutarındaki ödeme için rücu tazminatı ödemesi yapıldığını, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının, ayrıca 165.000 km'nin üzerinde olup olmadığının tespitini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini, tanzim ettirilen ekspertiz raporu için istenen tespit gideri poliçe kapsamında karşılanabilecek bir meblağ niteliğinde olmadığını, işbu dava kapsamında ekspertiz ücretinin reddi gerektiğini, izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle; zamanaşımına uğramış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin kısmi dava niteliğinde olup zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davanın zamanaşımından reddine karar verilmesini, dava şartı arabuluculuğun yerine getirilmediğini, arabuluculuk görüşmelerine davalı müvekkilinin dahil etmediğini, müvekkiline karşı dava şartı yerine getirilmeden doğrudan açılmış olan huzurda görülen davanın usulden reddi gerektiğini, davada görev itirazlarının olduğunu, haksız fiil kaynaklı işbu davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olması gerektiğini, davanın öncelikle esasa girilmeden usulden reddine karar verilmesini, somut kazada müvekkilin kusuru olmadığını, kusur oranlarının yeniden belirlenmesi için dosyaya adli trafik bilirkişisi atanmasını, değer kaybı bedelinin mahkemece atanacak bağımsız bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen araç rayiç değerinin fahiş olup kabul edilemeyeceğini, davacının dosyaya haricen kazandırdığını iddia ettiği ekspertiz raporunun ücretinden müvekkili sorumlu tutulamayacak olup davada hükme esas alınamayacak ve denetime elverişsiz olan harici rapor bedelinin reddi gerektiğini, izah olunan ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle huzurda görülen davanın esasa girmeden usulden reddine; mahkeme aksi kanaatte ise hukuka aykırı davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişi heyetinden alınan 10/10/2023 tarihli raporda: ... plakalı otomobil sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. Md, 57/b-4 md ve 47/1c md kurallarını ihlalen %75 asli kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... yukarıda açıklanan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1a- md. kuralını ihlalen % 25 tali kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ün kazaya etken kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğunu, davacıya ait ... araçta meydana gelen hasar nedeniyle, 05/01/2022 olay tarihi itibariyle ikinci el piyasa rayiç değerinde yaklaşık 100.000,00-₺ civarında reel değer kaybı meydana gelebileceğini, davacının aracında olay tarihi itibariyle meydana gelen 100.000,00-₺ reel değer kaybı zararının, davalı ...’nun malik ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın %75’lik kusur oranına tekabül eden kısmının 75.000,00-₺ olduğunu, davalı ...’nun maliki olduğu ... plakalı aracın kaza tarihinde yürürlükte bulunan trafik sigorta poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin düzenlediği trafik sigorta poliçesi olay tarihi itibariyle araç başı azami teminat limiti olan 50.000,00-TL bedeli, davacının ... plakalı aracın kaza tarihinde yürürlükte bulunan kasko poliçesini düzenleyen ve hasara ilişkin zararını karşılayan ... Sigorta A.Ş.’ye rücuen ödenmiş olması nedeniyle poliçe limitlerinin dolduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybı zararının 75.000,00-₺’lik kısmının davalı ... tarafından karşılanabileceğini, davacının aracında olay tarihi itibariyle meydana gelen 100.000,00-₺ reel değer kaybı zararının, davalı ... Unlu Mamuller Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. firmasının maliki olduğu ... plakalı aracın %25’lik kusur oranına tekabül eden kısmının 25.000,00-₺ olduğunu, davalı ... Unlu Mam. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının maliki olduğu ... plakalı aracın kaza tarihinde yürürlükte bulunan trafik sigorta poliçesinin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin ... plakalı aracın %25 kusur oranları dahilinde 7.522,02-TL (... plakalı araç hasarına ilişkin) ve 17.696,25-₺ (davacının ... Sigorta A.Ş.'den karşılanan aracında oluşan hasara ilişkin zarar miktarına ilişkin rücuen kusur oranında tenzilat tutarı) olmak üzere toplamda 25.218,27-₺ tazminat ödemesi yapmış olduğunu, davalı ... Sigorta Şirketinin ... plakalı araca ilişkin düzenlemiş trafik sigorta poliçesi araç başına azami teminat limiti 50.000,00-₺’den, ödemiş olduğu toplam 25.218,27-₺ tazminat bedeli mahsup edildikten sonra kalan bakiye teminat tutarının 24.781,73-₺ olduğunu, davacının aracında meydana gelen reel değer kaybı zararının 24.781,73-₺’lik kısmının, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen trafik sigorta poliçesi bakiye teminat tutarları dahilinde karşılanabileceğini, davacının aracında meydana gelen reel değer kaybı zararının 218,27-₺’lik kısmın davalı ... Unlu Mam. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. firması tarafından karşılanabileceğini, davacı tarafından ödenen KDV dahil 600,00-₺ ekspertiz ücretinin 2022 yılı Motorlu Araçlar Ekspertiz Ücret Tarifesine göre makul olduğunun belirtildiği, toplanan delillere göre davalı yanın sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği, mahkemece de belirlenen kusur oranlarının oluşa uygun olduğunun değerlendirildiği, davalı ... ile sigortacısı ... Sigorta yönünden %85 kusur durumuna göre davalı ... Unlu Mamüller şirketi ve sigortacısı ... Sigortanın %15 kusur durumuna göre sorumlu olduğu ... Sigorta yönünden poliçe limiti ödendiğinden bu davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği diğer davalıların kusurları oranında zarardan sorumlu olduğu davacının aracında meydana gelen zararın hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda belirlendiği, TBK'nın 49. ve 54. maddeleri uyarınca kusurlu yanca zararın tazmininin gerektiği, davacının bilirkişi raporuna göre talebini 11/07/2024 tarihli dilekçesi ile artırdığı, bu hali ile davalı sigortanın ZMMS poliçesi kapsamında işletenle birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Sigorta A.Ş yönünden açılan davanın reddine (poliçe limiti 50.000,00 TL bittiğinden), diğer davalılar yönünden 100.000,00 TL değer kaybının ... Sigorta'dan 06/04/2022 temerrüt tarihinden (32.303,75 TL poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla) davalı gerçek kişi ... ve ... Unlu Mamüller Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'den 05/01/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilsen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. ... Unlu Mamüller Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi; davaya cevap vermemiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, kısmi alacak davasında ıslah ile artırılan değerler zaman aşımına uğramış olup davanın fazlaya ilişkin talepler yönünden reddi gerekirken hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, zamanaşımı itirazlarının reddedildiğini, davacı değer kaybı talepli davasını kısmi alacak davası olarak açmış olup kaza tarihi 05.01.2022 olup, dava konusu alacak 2 yıllık zamanaşımına tabi olup fazlaya ilişkin talepler için zamanaşımı süresi 05.01.2024 tarihinde dolduğunu, davacı dava dilekçesinde talep konusunu açıklarken "05.01.2022tarihli kaza nedeniyle davacı müvekkilin aracının kusursuz olduğunun tespiti ve aracında meydana gelen hasar nedeniyle şimdilik 1.000,00-TL gerçek maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve müvekkil tarafından alınan eksper raporu ücreti 600,00tl'nin ve arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ... (fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak kaydıyla şimdilik taleplidir." şeklinde beyan sunduğunu, dilekçenin sonuç bölümünde yine : "sayın mahkemenizde açmış olduğumuz işbu davanın kabulü ile davacı müvekkilin uğramış olduğu gerçek zararın tespit edilerek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın(...)müvekkil şirkete ödenmesine" şeklinde ifade ettiğinden davayı kısmi alacak davası olarak açtığını, davaya cevap dilekçesinde, zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup mahkemenin 07.12.2022 tarihli 1 nolu celsenin (1) nolu ara kararında da zamanaşımı itirazlarının esas hükümle birlikte değerlendirileceğine karar verdiğini, ancak 07.05.2024 tarihli beyan dilekçesinde ve mahkemenin 08.05.2024 tarihli (7) nolu celsesinde de işbu davaya konu edilmeyen fazlaya ilişkin tüm talepler için zamanaşımı itirazlarının dosyaya sunulduğunu, yine davacının 11.7.24 tarihli ıslah dilekçesine karşı sundukları itirazlarla da zamanaşımı itirazlarının yenilendiğini, gerekçeli kararda kusurlamanın hatalı yapıldığını, çelişki doğduğunu, istinafa konu gerekçeli kararın 4. sayfasında 10/10/2023 tarihli kusur bilirkişi raporuna atıf yapılarak müvekkil ... aleyhine %75 kusur tespitinden bahsedilmişse de aynı sayfanın devamında yukarıdaki kısımla çelişkili olacak şekilde; "davalı ... ile sigortacısı ... sigorta yönünden %85 kusur durumuna göre davalı ... unlu mamüller şirketi ve sigortacısı ... sigortanın %15 kusur durumuna göre sorumlu olduğu" denildiğini ve müvekkile haksız şekilde %85 kusur atfı yapıldığını, müvekkilin tespit edilen kusurunun %75 olduğunu, müvekkilin sigortacısı ... Sigorta A.Ş. değil ... Sigorta A.Ş. olduğunu, kusur tespiti yönünden usulü kazanılmış hakkın gerekçeli kararda dikkate alınmadığını, dosyada alınan ilk kusur raporunda müvekkile %75 oranda kusur atfedilmiş olup, yalnızca taraflarınca belirlenen kusur oranlarına itiraz edilmiş olup alınan 2. kusur raporunda müvekkil aleyhine kusur oranının arttığını, müvekkile atfedilen herhangi bir kusuru kabul etmemekle birlikte ilk rapordaki kusur tespitine yalnızca davalı ... adına taraflarınca itiraz edilmiş olup, ilk rapordaki kusur oranları yönünden lehe usuli kazanılmış hak doğduğunu, müvekkile atfedilen kusur oranı hakkaniyetsiz olup kabul etmemekle birlikte usulü kazanılmış hakları olduğundan ve gerekçeli kararda çelişki bulunduğundan kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğini, gerekçeli kararda hükmedilen faiz başlangıcının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda gerekçe dahi gösterilmeksizin "05/01/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte" denilerek kaza tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, yukarıda belirtildiği üzere, konu dava kısmi alacak davası olup taleplere yönelik faiz süreleri davanın açıldığı tarihteki değere dava tarihinden ve ıslah ile artırılan değere ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken "kaza tarihinden" itibaren faiz işletilmesinin hukuk düzenine aykırılık teşkil ettiğini, tüm davalıların müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davaya konu kazada birden çok aracın kusurlu bulunduğu maddi hasarlı trafik kazası olup, davacı tarafa ait aracın zararından iki farklı araç kusuru oranında sorumlu tutulması gerekirken tüm taraflar arasında müşterek sorumluluk kurulmasının hakkaniyetli olmadığını, zarara sebep olan araç işleten, sürücü ve sigorta şirketi kendi ilişkisi sebebiyle müşterek sorumlu tutulabilecekken her iki aracın verdiği zarardan sorumlu tutulanların tüm zarardan müşterek sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olacağı, müvekkile ait aracın kazaya sebebiyet vermek hususunda tespit edilen kusuru -kabul etmemekle birlikte- %75 oranda olup zararın tamamından sorumlu tutulması yönünde verilen kararın bozulması gerektiğini, arabuluculuk ücretinden ve müvekkile tebliğ dahi edilmeyen ekspertiz rapor ücretinden müvekkil de sorumlu tutulmuş olup karara bu yönüyle de itiraz ettiklerini, davada tespiti yapılan değer kaybı bedeline itiraz ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarlı parçalar ve ne derece onarım gördüğü dahi dikkate alınmaksızın aracın 2.000.000 TL değerde olduğu ve kazadan sonra 1.900.000 TL rayiç değerde olacağı kanaatine varıldığını, plastik aksam sayılan tampon parçasının hasar gördüğünü, fahiş miktarda 100.000 TL değer kaybı oluşacağı tespiti yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; istinafa konu kararda, araç plakaları karıştırılarak müvekkil şirkete sigortalı araç %85 kusurlu imiş gibi hatalı hüküm kurulduğunu, ... Sigorta A.Ş. şirketinin sigortalısı olan ... Unlu Mamüller Şirketi'ne ait ... plakalı araç istinafa konu kararın 4. sayfasında yer alan "DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE" bölümünde sehven ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olarak yazıldığını, ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı olan ... plakalı araca atfedilen %85 kusur oranı ... Sigorta A.Ş. sigortalısı olan ... plakalı aracın kusuru imiş gibi yazılarak müvekkil şirket yönünden fahiş bir tazminata hükmedildiğini; hatalı ve hukuka aykırı bir hüküm kurulduğunu, buna ek olarak, kabulüne karar verilen tazminat üzerinden masraf ve vekalet ücreti yönünden oranlama ve tespit gerçekleştirilmediğini, davacıya ait araç için fahiş ve olağan dışı bir değer kaybı tespit edildiğini, hasar alan parça yalnızca ön tampon ve tertibatı olup, bu parça hasarı, gerek reel piyasada ve gerekse de tüm hesaplama yöntemlerine göre değer kaybına etken olmadığını, plastik parça hasarı, araçta teknik ve ekonomik olarak bir azalmaya neden olmayacağını, plastik aksam olan ön tampon hasarı için "100.000,00TL" değer kaybı tespit edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, poliçe teminat limiti ile sınırlı hüküm kurulmasına karşın "kabul" kararı verildiğini, masraflar yönünden hiçbir oranlama yapılmadan ve karşı vekalet ücreti belirlenmede hukuka uygun olmayan bir hüküm kurulduğunu, mevzuat hükümleri hilafına müvekkil şirketin sorumlu olduğu miktarın bakiye poliçe teminat limiti olan 32.303,75-TL ile sınırlı olduğunun belirtildiğini, ancak hüküm kısmında yargılama giderleri ve vekalet ücreti tayinine ilişkin bölümde teminat limiti oranında hüküm kurulmadığını, müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tümünden sorumlu tutulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen karar kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybının tazmini istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davanın kısmi dava mahiyetinde açıldığı, davalı ... vekili tarafından ıslaha karşı zamanaşımı defi'nde bulunulduğu anlaşılmakta olup, öncelikle belirtilmelidir ki, zamanaşımı defi davanın esası hakkında her türlü muameleye manidir. Bu sorun halledilmeden davanın esası incelenemez (11.1.1940 tarihli 15/70 sayılı İçt. Bir. Kararı). Yargı kararları ile öğretide kısmi davada dava edilmeyen alacak kesimi için, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmuş olmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir (Prof.Dr.Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Altıncı Baskı Cilt:II sayfa:1541 v.d). Kısmi dava açılması halinde zamanaşımı yalnız alacağın kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir. Y.HGK.20.3.1968 gün ve 1968/9-210 E. ve 151 K., 3.7.2002 gün ve 2002/9-564 E. ve 572 K.,09.10.2002 gün ve 2002/9-808 E. ve 2002/801 K.sayılı ilamları da bu yöndedir. Mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gibi zamanaşımı defi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar da verilmediği anlaşılmıştır. Olay trafik kazasından kaynaklandığından zamanaşımı yönünden KTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesi gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Davanın kısmi tazminat davası şeklinde açılması nedeniyle sadece dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarı yönünden zamanaşımı kesilmiş olup, fazlaya ilişkin saklı tutulan tazminat kısmı yönünden zamanaşımı süresi işlemeye devam etmektedir. Davaya konu trafik kazası 05/01/2022 tarihinde gerçekleşmiş olup, durduran ve kesen sebepler de değerlendirilerek ... vekilinin süresinde ileri sürdüğü ıslaha ilişkin zamanaşımı definin değerlendirilmesi ve bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden zamanaşımı define ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve bu konuda olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmeksizin yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiştir. Gerekçede, ... Sigortanın ...’nun sürücüsü olduğu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olduğunun belirtilmesi isabetsiz olup, kusur raporuna ...’nun itirazı üzerine yeniden kusur raporu alındığı gözetilerek, oluşan usuli kazanılmış hak korunarak ...’nun %75 kusur oranından sorumlu olduğunun belirtilmemesi de yerinde değildir. Davalı ... Sigorta Şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Bu hususun gözetilmemesi isabetsiz olup, davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde bulunmuştur. Yukarıda belirtilen nedenlerle; HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılmış olması nedeniyle davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- Davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/09/2024 tarihli 2022/498 Esas - 2024681 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ. vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.