T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1060 Esas KARAR NO : 2026/33 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2024 NUMARASI : 2022/646 Esas, 2024/162 Karar DAVANIN KONUSU: Borçtan Kurtulma Davası KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1060 Esas KARAR NO : 2026/33 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/03/2024 NUMARASI : 2022/646 Esas, 2024/162 Karar DAVANIN KONUSU: Borçtan Kurtulma Davası KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ....adresinde faaliyetine başlamadan önce aynı işyeri.... Şti. tarafından işletilmekte olduğunu, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından bu davanın davalısı olan ... A.Ş. İhtiyati haciz kararı ve talimat alarak Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün ... talimat sayılı dosyasıyla 04.03.2022 tarihinde davacı şirketin işlettiği işyerine haciz için geldiğini, alacaklı tarafın baskısıyla 06/06/2022 tanzim 06/07/2022 vadeli bonoyu imzaladığını, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İstanbul 21. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, davalı tarafın asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra tehdidi ve haciz baskısı altında ödenen 18.000,00 TL'nin istirdadına karar verilmesini, dava tarihinden itibaren bu bedele en yüksek ticari faiz ödenemesine karar verilmesini, mahkemenin 1. bent ve 3. bentteki talepleri kabul etmemesi halinde en azından müvekkili şirketin ödemiş olduğu 18.000,00 TL'lik tutar için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, kendi isteği ile protokol düzenlemiş olduğunu ve protokol içeriğinde belirtilen ve bonoyu düzenleyerek tarafına verdiğini, davacı şirket vekilinin, müvekkili şirket yetkilisinin muhafaza yapılacağı korkusu ve baskı neticesinde, protokol imzaladığı ve 06.07.2022 tarihli bonoyu düzenleyerek vermek zorunda kaldığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının borçlusu olan .... Şti. ile muvazaalı işlemler yaptığını ve 04.03.2022 tarihli haciz esnasında istihkak iddiasında bulunduğunu, 06.06.2022 tarihli haciz esnasında İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/312 Esas ve 2022/805 Karar sayılı dosyası ile takibin devamına karar verildiğini öğrenmesi üzerine, muvazaalı işlem yaptığı... ... Ltd. Şti'nin İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki borcunu ödemek için protokol imzaladığını ve protokolde bahsi geçen bonoyu düzenleyerek verdiğini, davacı şirket tarafından istihkak davası açılmasının, ödeme amacıyla tarafına verilen bononun icra takibine konu edilmesine engel olmadığını savunarak davanın reddine, dava konusu bononun %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/03/2024 tarih ve 2022/646 Esas, 2024/162 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından ... Muğla adresinde faaliyet gösterdiği sırada davalı tarafından önceki kiracının borçlarından dolayı dükkanına hacze gelindiği, haciz baskısı altında davalı ile protokol imzalandığını ve davaya konu bononun düzenlenerek davalıya verildiğini, söz konusu haciz işlemi hakkında istihkak davası açıldığını, davalıya 18.000 TL ödeme yapıldığını bu ödemenin iadesi ile 70.000 TL bedelli bono sebebiyle borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, yargılama devam ederken borcun ödenmesi sebebiyle davalı tarafa ödenen 108.050,83 TL'nin istirdadının talep edildiği, davacı tarafından açılan istihkak davasında borcun haricen tahsil edilmesi nedeniyle konusuz kalan istihkak iddiası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı tarafından dava dışı...'ın borçlu sıfatının bulunduğu İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında 06/06/2022 tarihinde hacze gidildiği, borçlu...'ın haciz mahallinde olduğu SGK'lı olarak ...'ın yanında çalıştığını beyan ettiği, davacı, dava dışı... ve davalı arasında aynı tarih olan 06/06/2022 tarihinde protokol yapıldığı, davalı tarafa 8.000 TL ödeme yapıldığı ve 16 adet 5.000 TL bedelli bono düzenlendiği, davacı tarafından iki adet bononun davadan önce ödendiği, kalan 14 adet bono bedeli olan 70.000 TL yönünden davacı aleyhine icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından haciz tehdidi altında protokol yapıldığı ve bono imzalandığı belirtilmiş ise de İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu... ile davacı şirket yetkilisi ...'ın kardeş oldukları, 01/07/2021 tarihinden beri haciz mahalli olan ..., Muğla adresinde faaliyet gösterdiği iddia edilmiş ise de haciz tarihi olan 06/06/2022 tarihinde...'ın haciz mahallinde olduğu, her ne kadar SGKlı olarak davacı şirkette çalıştığı iddia edilmiş ise de icra dosyası ve davacı şirket yetkilisi ile kardeş olması sebebiyle mahkememizce bu hukuki görünüşe itibar edilmediği, davacı şirketin yetkilisinin kardeşi olan...'ın borcunu üstlenerek davaya konu protokolün ve bononun düzenlendiği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ...'ın haczin yapıldığı tarihte (04.04.2022) müvekkili şirkette sigortalı bir çalışan olduğunu, 2021 yılı Ağustos ayında işe başladığını, haczedilen malların tamamının davacı şirkete ai olduğunu, bu mallara ilişkin faturaların tamamının dosya içinde mevcut olduğunu, hepsinin haciz tarihinden önce düzenlenen e-arşiv faturaları olduğunu, 01.07.2021 tarihinde davacı şirket şubesinin açıldığını, davacı şirketin vergi levhasından da görüleceği üzere 12.12.2018 tarihinden itibaren faaliyetlerine devam ettiğini, ...'ın da bu sektörde tecrübeli olduğu için ve de işe ihtiyacı olduğu için şirket bünyesinde çalıştığını, ...'ın ödeme emrini davacı şirketin şubesinde tebliğ alması, hacize gelindiğinde davacı şirketin şubesinde bulunması gayet doğal olduğunu, ... şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, toplamda davalı tarafa ödenen para 108.050,83 TL ödendiğini, bu paranın istirdatını talep ettiklerini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir GEREKÇE: Dava; menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı tarafından dava dışı borçlu aleyhinde girişilen icra takibi nedeniyle işyerinde fiili haciz tatbik edildiğini, haciz baskısı altında davalı ile protokol imzalandığını ve davaya konu bononun düzenlenerek davalıya verildiğini, dava tarihinden önce 18.010,00-TL ödeme yapıldığını ileri sürerek huzurdaki dava açılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından her ne kadar asıl dosya borçlusu...'ın davacı şirketin SGK'lı çalışanı olduğu ileri sürülmüş ise de adı geçen borçlunun davacı şirket yetkilisinin aynı zamanda kardeşi olduğu, protokol kapsamından borcun üstlenildiği ve bononun düzenlendiği anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine dair ilk derece mahkeme kararı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL harcın, peşin alınan 1.854,00TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.122,00TL harcın talebi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/01/2026