Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6443 E. , 2024/3055 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6443 Karar No : 2024/3055 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Taahhüt Pazarlama ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6443 E. , 2024/3055 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6443 Karar No : 2024/3055 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Taahhüt Pazarlama ve Tic. A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin 8. satırındaki 2015/Ağustos dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı dışındaki kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin 8. satırındaki 2015/Ağustos dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 339. maddesinde; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezasının yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağının kurala bağlandığı, dosyada yer alan belgelerden, tekerrür uygulamasına esas alınan vergi ziyaı cezasına ait ... sayılı ihbarnamenin 02/06/2015 tarihinde tebliğ edilerek aynı yıl içerisinde kesinleştiği ve bu ihbarname içeriği vergi ziyaı cezasının tekerrür cezasına esas alındığı, söz konusu cezanın yine 2015 yılına ilişkin kesilen cezanın tekerrür nedeniyle artırılmasının dayanağı olarak uygulanma imkanı bulunmadığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının, "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emrinin 8. satırındaki vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin mükellefiyet kaydının 31/01/2019 tarihinde re'sen terkin edildiği, mükellefiyeti idarece re'sen terkin edilen şirkete elektronik ortamda tebliğ yapılması mümkün olmadığından, ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin, 456 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğin 10. bölümünde belirtildiği üzere, elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle şirkete tebliğ edilmesi gerekirken, anılan şirkete 17/06/2019 tarihinde yapıldığı belirtilen elektronik tebligat geçerli olmadığından, ihbarnamelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi sebebiyle tahakkuk etmeyen alacakların tahsili için düzenlenen ödeme emrinin 8. satırındaki vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının iptali yolundaki vergi mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından davalı istinaf isteminin belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunma ve istinaf dilekçelerinde belirtilen nedenlerle kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 339. maddesinde; vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı ve birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihi dikkate alınacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır. Re'sen mükellefiyet terkin işleminin elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında sayılmadığından ve olayda ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) gibi bir durum da olmadığı için davacı şirketin aktif olarak kullanımında olan elektronik tebligat adresine dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamenin 17/06/2019 tarihinde tebliğ edilmesinin usule uygun olduğu ve cezaların kesinleştiği görülmüştür. Bu kapsamda dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emrinde yer alan, 2015/Ağustos dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası borcunun tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin olarak, tekerrüre esas alınan cezanın 2014/Eylül dönemi için kesilen vergi ziyaı cezası olduğu, söz konusu vergi ziyaı cezasının 02/06/2015 tarihinde tebliğ edilerek aynı yıl kesinleştiğinin görüldüğü; bu durumda, anılan cezaya dayanılarak, en erken 01/01/2016 tarihinden itibaren işlenecek fillerden dolayı kesilecek vergi ziyaı cezaları bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün bulunduğundan, 2015/Ağustos dönemine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu ödeme emrinde yer alan 2015/Ağustos dönemine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilerek iptali gerekirken yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.