11. Ceza Dairesi 2012/1472 E. , 2013/8713 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve belgeleri gizlemek HÜKÜM : 213 sayılı VUK'nun 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 62, 51. maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezası Sanığın savunmasında "2007 takvim yılında defter ve belgelerin kendisinden istendiğini, ancak defter ve belgelerin muhasebecisinde olup aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle kendisinden alıp ibraz edemediğini" açıklaması karşısında; incelemenin işyerinde yap…
**11. Ceza Dairesi 2012/1472 E. , 2013/8713 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve belgeleri gizlemek HÜKÜM : 213 sayılı VUK'nun 359/a-2, 5237 sayılı TCK'nun 62, 51. maddeleri gereğince erteli 5 ay hapis cezası Sanığın savunmasında "2007 takvim yılında defter ve belgelerin kendisinden istendiğini, ancak defter ve belgelerin muhasebecisinde olup aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle kendisinden alıp ibraz edemediğini" açıklaması karşısında; incelemenin işyerinde yapılma zorunluluğunun bulunmadığı cihetle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanıklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de gözönünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. Öte yandan yine ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 22.05.2001 gün ve 99/104 sayılı kararında açıklandığı üzere; defter ve belgelerin gizlenmesi halinde, sağlıklı bir vergi incelemesi yapılamayacağı açıktır. Vergi denetimi olanağını kaldıran bu halde artık somut bir vergi ziyaının tespiti olanağı da ortadan kalkmaktadır. O halde, mükellefin sorumluluğunu kaldıracak olan ve 213