6. Hukuk Dairesi 2023/4210 E. , 2024/2618 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/285 E., 2017/528 K. Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret - K A R A R - Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; idare ile davacı arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca haksız yapılan kesintinin iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin hatalı gösterildiğini, Bakanlığın taraf olmadığını, söz…
**6. Hukuk Dairesi 2023/4210 E. , 2024/2618 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/285 E., 2017/528 K. Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 12.01.2015 HÜKÜM/KARAR : Usulden Ret - K A R A R - Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; idare ile davacı arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca haksız yapılan kesintinin iadesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin hatalı gösterildiğini, Bakanlığın taraf olmadığını, sözleşmeyi imzalayan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da açılan davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 27.02.2017 tarihli, 2016/5144 Esas, 2017/2524 Karar sayılı ilamı ile asliye hukuk mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar vermiştir. İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyulmuş ve yapılan yargılama neticesinde sözleşmenin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından imzalandığını, 638 sayılı KHK ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün adı Spor Genel Müdürlüğü olarak değiştirilse de, tüzel kişiliğini koruduğunu, davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihte tüzel kişiliği bulunmayan ...'na husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinde de “Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir. Somut olayda; dava, davacı ile Gençlik Spor İl Müdürlüğü arasında imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca haksız yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkin olup, davacı tarafından dava dilekçesinde davalı taraf olarak Gençlik ve Spor Bakanlığına İzafeten Gümüşhane Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü göstermiştir. Mahkemece, her ne kadar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan bahisle, Bakanlığın taraf olarak gösterilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın kabul edilebilir bir yanılgıya düştüğü açıktır. Bu gibi durumlarda davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için süre verilmesi ve maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin de, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilmesi gerekir. Bu itibarla mahkemece, davanın gerçek hasma yöneltilmesi için davacıya süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 11.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.