2. Ceza Dairesi 2018/3324 E. , 2018/11440 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Şikayetçi ...’a ait araçtan cep telefonunun 24/01/2007 günü saat 17:15 sıralarında çalındığının, suça konu cep telefonunun aynı gün saat 20:00 sıralarında sanık tarafından telefoncuya satıldıktan sonra sanığın ya…
**2. Ceza Dairesi 2018/3324 E. , 2018/11440 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Şikayetçi ...’a ait araçtan cep telefonunun 24/01/2007 günü saat 17:15 sıralarında çalındığının, suça konu cep telefonunun aynı gün saat 20:00 sıralarında sanık tarafından telefoncuya satıldıktan sonra sanığın yakalandığının, söz konusu cep telefonunu, hakkında beraat kararı verilen suça sürüklenen çocuk ...’ten aldığını belirttiğinin, suça sürüklenen çocuk ...’in ise bu savunmayı doğrulamadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulmuşsa da sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilerek, eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı, ancak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan davanın hırsızlık suçuna dönüşmeyeceği dikkate alınarak hırsızlık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulup, Cumhuriyet savcılığı tarafından kamu davası açılması halinde her iki dava birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Sanığın yokluğunda yapılan 03/01/2018 günlü duruşmada verilen hükmün esasını oluşturan kısa kararın (A) bendi ile sanık hakkında iddianame düzenlenmeyen, yargılaması yapılmayan, önceki her iki bozma kararına konu edilmeyen ve sanığa atılı bulunmayan hırsızlık suçundan beraatine, ayrıca son fıkrasında sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verildiği belirtilip elektronik imza ile imzalanarak karar verildikten sonra, kararın bu bölümünün üzeri çizilip, hükmün düzeltilmesi niteliği taşımayan, ıslak imzanın sahibi hakkında açıklama ve katip imzası içermeyen, sadece "A bendi sehven hüküm kurulmuş gerekçeli kararda bu durum düzeltilmiştir." şeklindeki şerh ile yargılamaya son verildikten sonra hükümde değişiklik yapılması, 3-Yargılamaya son verildikten sonra, hükmün sanığın yokluğunda verildiği fark edilerek, son fıkradaki "sanık ve müdafiinin yüzüne karşı" kelimelerinin üzeri çizilip, imza ya da paraf ile de tasdiklenmeksizin el yazısı ile "sanığın yokluğunda" yazıldığı halde, gerekçeli kararın son fıkrasının yine "sanık ve müdafiinin yüzüne karşı" şeklinde yazılarak hükmün karıştırılması, 4- Yargılanan tek sanık olduğu halde, gerekçeli kararda da "sanıklardan müteselsilen" denilerek çelişki yaratılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 16.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.