T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1094 Esas KARAR NO: 2026/85 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/03/2024 NUMARASI: 2021/726 E. - 2024/237 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1094 Esas KARAR NO: 2026/85 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/03/2024 NUMARASI: 2021/726 E. - 2024/237 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 20/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin bilgisayar çevre birimleri ve yazılımlarının toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, işbu dava tarihi itibariyle 122.111.000,00- TL ödenmiş sermayesi olan, alanında piyasanın ekseriyetine hâkim bir teknoloji şirketi olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketin tek başına ilzam ve temsil yetkisinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 03/02/20...tarih ve ...sayılı .... sayfasındaki ilânla 27/01/2017 tarihinden itibaren yönetim kurulu başkanlığının ise Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 12/01/20... tarih ve ... sayılı .... sayfasındaki ilânla son bulan...'nun lehtarı; müvekkili şirketin borçlusu; davalının ise hâmili olduğu boş senedin, tanzim tarihi 17/11/2016; vade tarihi ise 5 yıl sonrası olan 17/11/2021 ve 100.000,00- USD bedelli olarak... tarafından müvekkili şirketin kaşesinin yaptırılarak basılması suretiyle düzenlenerek/doldurularak müvekkili şirketten intikam almak için davalıya teslim edildiği/cirolandığını ve anılan sahte senedin, davalı tarafından İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe konu edildiğini, ancak boş/sahte senedi tanzim edip kendisine ciro eden/borçlanan...'nu takibe dahil etmediğini, söz konusu sahte senedin düzenleme tarihinin...'nun tek başına imza yetkilisi olduğu döneme ait ve 5 yıl sonrasına vâdeli olmasının hayatın olağan akışına aykırı olup muvazaalı olduğunu, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında hiçbir surette yer almadığını, takibe mesnet senetten dolayı müvekkili şirketin ne...'na, ne de davalıya her ne nam altında olursa olsun bir borcu olmadığını, müvekkili şirketin...'na borçlu olmasının mümkün olmayıp, aksine kendisinin müvekkili şirkete milyonlarca borcu olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin kendisine borçlanması mümkün olmayıp, kendi doldurduğu/düzenlediği senetle müvekkili şirketi kendisine borçlandırmış olduğunu, mahkeme tarafından takibe mesnet senetteki yazı, kaşe, rakam, imzanın mürekkep yaşının tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin tek başına ilzam ve temsil yetkisi olduğu döneme dair 5 yıl vadeli senet dolduran/düzenleyen...'nun işbu eyleminin münferit olmadığını, ...'nun dava dışı ...Turizm İnşaat Tic. San. Ltd. Şti.'ni de anılan firmanın hiçbir borcu olmayan ... isimli kişiye düzenlediği/doldurduğu senetle 15.000.000,00- TL (Onbeşmilyon Türk Lirası) borçlandırıp işbu sahte senedi Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, ...Turizm İnşaat Tic. San. Ltd. Şti.'nin imzaya itiraz davası neticesinde Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2017/428 E. - 1112 K. sayılı kararıyla...'nun söz konusu şirketi temsile yetkisi bulunmadığından dolayı takip iptal edilerek kararın kesinleştiğini, yine kendilerini yetkisi olmadığı hâlde boş ve sahte senet doldurarak/düzenleyerek ... isimli şahsa 15.000.000,00- TL borçlandıran ...Turizm İnşaat Tic. San. Ltd. Şti.'nin şikâyeti neticesinde... hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/16559 Soruşturma numaralı dosyası üzerinden T.C.K. m.158/.d (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, Kamu Meslek Kuruluşlarının, Siyasi Parti, Vakıf veya Dernek Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık) ve T.C.K. m. 204/1(Bir Resmi Belgeyi Sahte Olarak Düzenleyen, Gerçek Bir Resmi Belgeyi Başkalarını Aldatacak Şekilde Değiştiren veya Sahte Resmi Belgeyi Kullanmak Suretiyle Resmi Belgede Sahtecilik) sevk maddeleri ile iddianame düzenlendiğini ve Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/396 E. sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, ...'nun kiraladığı aracın kelebek camlarını kırmak suretiyle borçlu olduğu kişilere verdiği çeklerin çalındığından bahisle şikâyetçi olduğundan dolayı hakkında yine İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/168 E. - 691 K. sayılı kararıyla T.C.K. m. 267'nin nitelikli hali olan "Fiilin Maddi Eser ve Delillerini Uydurarak İftirada Bulunulması"ndan dolayı 3 yıl hapis cezası verildiğini ve işbu cezanın kesinleşmiş olduğunu, ...'nun, yönetim kurulu başkanlığından azlinden evvel şirketin eski ticari faaliyet adresi olan ".../İstanbul" adresinden arka yüzleri boş olan lehtarının müvekkili şirket; borçlularının ise ...San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olan ekli 23 (Yirmiüç) parça senedi hırsızlamak suretiyle ele geçirdiğini, bu konuda suç duyurusu, dava, tazminat ve talep haklarını saklı tuttuklarını, hırsızlanan senetlerin dilekçede yer verecekleri üzere zaman aşımı itirazına uğradığından... tarafından bu defa boş/sahte senet doldurma/düzenleme yoluna tevessül edildiğini, müvekkili şirkete karşı sahte, bedelsiz, sonradan doldurulan senetlerde yer alan kişi ya da kişilerin bu eylemlerini fikir birliği içinde organize bir biçimde gerçekleştirmekte olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Organize Suçlar Bürosu nezdinde yapılan başvurularının soruşturma numaralarının bildirileceğini, müvekkili şirkete karşı sahte, bedelsiz sonradan doldurulan senetlerle müvekkili şirketi işleyemez hâle getirmeyi, hukuksuz tahsilat yapmayı amaçlayan eylemlerin tümünün, ... tarafından organize edildiğini ve vekili Av. Mehmet Keske ve ofisindeki ve/veya bağlantılı olduğu diğer avukatlar ve sözde alacaklılar tarafından gerçekleştirildiğini, İ.İ.K. m. 72/3. "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir" hükmünün haiz olduğunu, tüm delilleriyle ortaya koydukları üzere müvekkili şirket aleyhine haksız, mesnetsiz, kötü niyetli ve sonradan doldurulduğu her türlü kuşkudan uzak olan senede dayalı olarak icra takibine girişildiğinden, tedbir taleplerinin kabulü ile evvelemirde İ.İ.K. m.72/3 uyarınca tedbir kararı verilmesini, davanın kabulüne, müvekkili şirketin borçlusu; davalının ise hamili olduğu boş senet, tanzim tarihi 17/11/2016, vade tarihi ise 5 yıl sonrası olan 17/11/2021 ve 100.000,00- USD bedelli olarak... tarafından müvekkili şirketin kaşesi yaptırılarak basılması suretiyle düzenlenerek doldurulan senedin bedelsizliği ile müvekkili şirketin davalıya 1.422.130,00- TL borçlu olmadığının tespitine, davalının müvekkili şirkete başlattığı takip, haksız ve kötü niyetli olduğundan ve müvekkili şirketin davalıya borcu olmadığından davalı aleyhine takip tutarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebi ile dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu hususlarının birbirleri ile alakası olmadığından ve beyanlarının gerçeğe ve hukuka aykırı olmasından dolayı dava dilekçesine itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle davacı şirketin her ne kadar senedin sahte olduğundan bahsetmiş olsa da, senedin sahte olmamakla birlikte...'nun müvekkiline karşı olan borçları hukukun aradığı şartlara uygun olarak müvekkiline cirolanmış bir kambiyo senedi olduğunu, icra takibine konu edilen senedin, geçerli bir kambiyo senedinin tüm özelliklerine haiz olduğunu, ...'nun müvekkiline olan borcuna ilişkin 17/11/2016 tarihli borç kabul ve senet teslim tutanağının düzenlemiş olup, tutanağın içeriğine göre; ...'nun, müvekkiline olan borçlarına karşılık olarak 17.11.2016 düzenleme tarihli, 17.11.2021 ödeme tarihli, 100.000,00 USD bedelli senedi müvekkiline teslim ettiğini, kalan borçlarını da en kısa zamanda ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiğini beyan ettiğini, daha sonrasında...'nun müvekkiline borcunu ödemediğinden dolayı müvekkili tarafından dava konusu kambiyo senedin İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, mahkemenin müvekkilinin kendisine ciro edilen senetten dolayı borçlusu olan...'nun davacı şirketin yetkilisi olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, müvekkilinin tamamıyla iyiniyetli olup, tek amacının alacağına kavuşmak olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin kötüniyetli olduğunu ispat edecek hiç bir delil sunamayıp, sadece... ile olan husumetlerinden bahsettiğini, ancak davacının... ile olan husumetlerinin müvekkilini hukuken ilgilendirmediğini, dava dilekçesinde tüm beyan edilen hususların bu davanın talep konusu ile ilgili olmayıp, mahkemeyi yanıltma ve böylelikle borçtan kurtulma amaçlı olduğunu, davacı taraf ile... arasında geçen olaylar ve davacının bahsetmiş olduğu gibi ''intikam'' meselesinin müvekkili aleyhine delil teşkil etmediğini, bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) tarafın o vakıayı ispat etmesi gerektiğini, dava konusu bononun ise bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bu nedenle bir illete bağlı olmasının gerekmediğini ve kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, ayrıca bilineceği üzere senede karşı senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu, ispat yükü kendisinde olan davacının müvekkiline karşı borcu olmadığını en az senet kadar güçlü yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen kambiyo senedi karşında sunmuş olduğu söz konusu beyanların ispata muhtaç durumda olup, iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, fakat davacının iddialarını destekleyecek hiç bir delil sunamadığını, davacının aynı zamanda bedelsizlik iddiasında da bulunduğunu, bedelsizlik iddiasının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesi anlamında bir kişisel def’i olduğunu, bedelsizliğin bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, ancak borçlunun, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebileceğini, fakat davacını müvekkilinin kötüniyetli bir şekilde senedi devraldığını ispatlayacak hukuki bir delil sunamadığını, davacının tüm iddialarının soyut ve altı doldurulamayan afaki iddialar olduğunu, davacının borçlu olmadığına ilişkin beyanlarının hukuka aykırı olmakla birlikte kendisinin kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, davacının mahkemeyi yanıltarak bu şekilde borçtan kurtulmayı amaçladığını, tüm bu nedenlerden dolayı davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının ve tedbir talebinin reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi 21/03/2024 tarihli 2021/726E. - 2024/237K. sayılı kararıyla; "...Mahkememizce atanan mali müşavir tarafından sunulan rapora göre, gerek senedin düzenlendiği gerekse ödeneceği tarihlerde...'nun davacı şirkete senet bedelinden daha yüksek miktarda borçlu olduğunun tespit edilmiş olması, ... ile şirket ilişkilerinin bozulduğuna dair açıklamalar, benzer eylemleri sebebiyle...'nun ceza almış olması, dava konusu senet sebebiyle cezai yargılamanın sürüyor olması hususlarının senet lehtarı... yönünden kanaat oluşturacak nitelikte olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; Davacının davasının KABULÜ ile; 1-İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu senetten davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, 2-İİK md. 72/5 uyarınca takibin durduğunun tespitine, 3-Dava borçlu lehine sonuçlandığından ve takibin haksız olduğu anlaşıldığından %20 oranında hesaplanan 284.426,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda yapılan incelemelerin... ile davacı şirketle ilgili olduğunu, ...'nun takibe konu senedi borcuna karşılık müvekkiline verdiğini, davacının senet lehtarına karşı ileri sürebileceği defileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, ...'nun davacı şirkete borçlu olmasının müvekkili açısından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, Her ne kadar davacı senedin sahte olduğunu iddia etmişse de, kambiyo senedinde bulunması gereken tüm unsurları taşıyan bir bono olduğunu, ...'nun borcuna karşı bonoyu müvekkiline ciro ve 17/11/2016 tarihli borç kabul ve senet teslim tutanağı ile teslim ettiğini, bu tutanağın müvekkilinin...'ndan alacaklı olduğunu ve iyiniyteli olduğunu gösterdiğini, Mahkemece... hakkında açılan farklı ceza davalarından ve ceza almış olmasından bahsedilerek, senetteki imzaların da sahte olabileceği şeklinde tamamen yoruma dayalı bir değerlendirme yaptığını, müvekkilinin...'nun keşideci şirketin yetkilisi olduğunu bilebilmesinin mümkün olmadığını, şirket yetkilisinin şirketi kendisine borçlandıramayacağına dair değerlendirmenin müvekkilini bağlamayacağını, Davacının senedin bedelsiz olduğuna dair iddiasının TTK'nın 687. maddesi anlamında kişisel defi olduğunu ve sadece lehtara karşı ileri sürülebileceğini, son hamilin iyiniyetli olduğu karinesinin aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından bu konuda dosyaya hiçbir delil sunulmadığını, Mahkemenin de... ile davacı arasındaki ilişkiden bahsettiğini, müvekkili ile ilgili hiçbir değerlendirme yapmadığını belirterek, arz ve izah edilen nedenlerle; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/726 Esas, 2024/237 Karar sayılı, 21/03/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul 26. İcra Dairesi'nin 2025/54012 Esas sayılı (Eski numarası ... Esas) takip dosyası incelendiğinde; davalı ... tarafından davalı ...Personel Kontrol Barkod Sistemleri Bilgisayar Yazılım Elektronik Ticaret Sanayi A.Ş. aleyhine 100.000,00 USD tutarındaki senet alacağı için 15/12/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, takip dayanağı olarak 17/11/2016 düzenleme, 15/12/2021 vade tarihli, 100.000,00 USD bedelli senedin gösterildiği, dosyanın işlemden kalktığı, 29/12/2025 tarihinde alacaklı vekilinin yenileme talebinde bulunması üzerine yenilendiği ve 2025/54012 Esas numarasını aldığı anlaşılmıştır. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; keşidecinin .... Ticaret Sanayi A.Ş., lehtarın... oldukları, 17/11/2016 düzenleme, 15/12/2021 vade tarihli, 100.000,00 USD bedelli bono olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla... ile ...'nun cirolarının mevcut olduğu tespit edilmiştir. İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 03/03/2022 tarihli, 2021/748 Esas, 2022/171 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı ...tarafından davalı ... aleyhine İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının dayanağı olan senetle ilgili borçlu olmadıkları iddiasıyla takibin taliki veya iptali davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda "…davacı borçlu tarafından borcun itfa edildiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği ayrıca davacı borçlunun takip konusu senet üzerindeki imzaya itiraz etmediği, borca karşı itirazını İ.İ.K.'nun 169/a maddesinde belirtilen, resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlamak zorunda olduğu, fakat bu nitelikte bir belge de ibraz etmediği, diğer itirazlarının mahkememizin dar yetkili mahkeme olması ve şekli inceleme yapması sebebiyle, davacı tarafın iddiaları yerinde görülmediği…" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın 02/07/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun 2021/214416 soruşturma numaralı dosyasının incelenmesinde; ...Turizm İnşaat Ticaret Sanayi Limited Şirketi tarafından, ..., ..., ... ve ...aleyhine suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli hırsızlık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından soruşturma istemli şikayette bulunulduğu, UYAP'tan yapılan sorgulamada dosyanın 02/09/2025 tarihinde kapatıldığı anlaşılmıştır. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/396 esas, 2022/582 karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; müştekinin ...Turizm İnş.Tic. San. Ltd. Şirketi olduğu, sanıkların... ve ... olduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanıklar... ve ...'nin resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca ve yine üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d (6763 sayılı yasa ile değişik) maddesi gereğince cezalandırılmaları yoluna gidildiği, dava konusunun 20/12/2016 düzenleme tarihli 15.000.000,00 TL bedelli senet olduğu, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada kararın 17/03/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince bilirkişiler nitelikli hesaplama uzmanı Dr...., mali müşavir ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporunda; "5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, 5.2 Davacı şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde; Davacı şirket ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, Davacı ... A.Ş.'nin şirketi tek başına ilzâm ve temsil yetkisine sahip olan...'dan 2016 yılında 4.756.521,03 TL, 2017 yılında 8.599.993,47 TL, 2018 yılında 5.108.404,82 TL, 2019 yılında 5.734.722,62 TL, 2020 yılında 5.804.891,12 TL, 2021 yılında ise 5.973.017,25 TL alacağının bulunduğu, başka bir ifadeyle bononun tanzim edildiği tarih ile vade tarihlerinde...'nun davacı şirkete borcunun bulunduğu, 5.3 Takip dayanağı bonodaki kaşenin sahte olduğu ve senedi düzenleyen sıfatıyla şirket adına imzalayan...'nun temsil görevi bittikten sonra kendisini lehtar göstererek geçmiş tarihli olarak düzenlemiş olduğu yönündeki iddiaların geçersizlik def'i niteliğinde olduğu ve ilgilisi tarafından herkese karşı ileri sürülebileceği, bu iddialar yönünden adı geçen şahıs hakkında iddianameler düzenlenmiş ve kamu davaları açılmış olması ve gerek davacı şirket gerekse başka şirket/senet yönünden benzer suçlamalardan dolayı birden fazla mahkumiyet kararları verilmiş olması ve...'nun senedi gerçekten 2016 yılında imzaladığı kabul edilse dahi TTK.m.395/1 gereğince çifte temsil yasağı sebebiyle şirketi borçlandırıp kendisini lehtar olarak göstererek düzenlediği senedin şirketi bağlamayacağı, bununla birlikte TTK.m.677 gereğince senetteki diğer imzaların bundan etkilenmeyeceği, dosyadaki delillere göre davalı ...'nun ciro yoluyla senedi devralırken TTK.m.686/2 ve m.687/1 anlamında kötüniyetli, ağır kusurlu veya bile bile borçlunun (davacı şirket) zararına hareket etmiş sayılıp sayılmayacağının Mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E : Dava, icra takibinden sonra açılan borçsuzluğun tespiti davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; davaya konu bonoda lehtarın dava dışı ve davacı şirketin bir süre temsilcisi olan..., borçlunun ise davacı şirket olduğu, davalı ...’nun bonoyu ciro yoluyla doğrudan...’ndan aldığı, bono üzerindeki imzalardan...’nun temsilcisi olduğu şirketi kendisine borçlandırmak amacıyla bonoyu düzenlediğinin açıkça görüldüğü tespit edilmiştir. TTK 687. maddesi uyarınca senet metninden anlaşılan defiler iyiniyetli hamile karşı da ileri sürülebileceğinden, senet metninden anlaşılan temsilcinin kendisiyle işlem yapma yasağı sebebiyle bonodan dolayı borçlandırma işleminin davacı şirketi bağlamayacağı, hamilin bu hususu bilip bilmemesinin sonucuna etkili olmayacağı, ayrıca dava dışı...’nun dava konusu bonoyu, şirket yetkilisi olduğu dönemde keşide etmesi halinde şirket adına attığı borçlu imzasının, TTK 626. ve 629. maddeleri çerçevesinde müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmayacak şekilde yetkinin kötüye kullanılması ve temsil yetkisinin aşılması sureti ile atılmış olduğu, yetkisi sona erdikten sonra düzenlediyse yetkisiz olması sebebi ile borçlandırma işleminin geçersiz olacağı gözetildiğinde, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi sonuç itibariyle doğruysa da, Mahkemece bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, olaya uygun olmayan şekilde dava dışı...'nun davacı şirkete borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf talepleri yerinde olmadığından, istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin esastan KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İSTANBUL 19.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/03/2024 tarihli 2021/726 E. - 2024/237 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Davacının davasının KABULÜ ile; -İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu senetten davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, -İİK md. 72/5 uyarınca takibin durduğunun tespitine, -Dava borçlu lehine sonuçlandığından ve takibin haksız olduğu anlaşıldığından %20 oranında hesaplanan 284.426,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-İlk derece yargılaması yönünden; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 97.145,70.-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 24.286,43.-TL'nin mahsubu ile, eksik kalan 72.859,27-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, -Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 217.098,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 10.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 582,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 8,50.-TL vekalet harcı, 59,30.-TL başvurma harcı, 24.286,43-TL peşin harç olmak üzere toplam 34.936,23-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, -İstinaf yargılaması sırasında davalı tarafından yapılan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı, 310,00TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.479,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 20/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.