6. Hukuk Dairesi 2013/16791 E. , 2014/8942 K. MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2013 NUMARASI : 2011/25-2013/198 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılardan M.. Ö.. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı ile erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira bedelinin davalılardan ta…
**6. Hukuk Dairesi 2013/16791 E. , 2014/8942 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/05/2013 NUMARASI : 2011/25-2013/198 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalılardan M.. Ö.. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı ile erken tahliye nedeniyle yoksun kalınan kira bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalılardan H.. A.. aleyhine açılan davanın reddine, davalı M.. Ö.. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı M.. Ö.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkiline ait taşınmazın davalılardan Hamza’ya kiralandığını, davalı Mehmet’in de sözleşmeyi kefil olarak imzaladığını, kiracının taşınmazı kira müddeti bitmeden 15/08/2010 tarihinde boşalttığının öğrenildiğini, taşınmazın 15/01/2011 tarihinde yeniden kiralanabildiğini, son kira bedelinin 1308 TL olduğunu, kiralananın tahliye edildiği tarih ile yeniden kiraya verilme tarihi arasındaki 5 aylık süre için 6540 TL kira gelirinden yoksun olduğunu, kiralanan tahliye edildikten sonra yapılan delil tespiti sonucunda 5540 TL tutarında hasar bedeli tespit edildiğini, ayrıca davalının su ve çevre temizlik borcunu ödemediğini bunların 42,80 TL ve 22,70 TL tutarında olduğunu belirterek toplam 12.145,50 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı H.. A.. cevap dilekçesinde özetle; Diğer davalı M.. Ö.. ile ortak olarak davaya konu işyerini kiralayıp Özak Özel Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. ni kurduklarını, şirket kurulduktan 3 ay sonra diğer davalı ile anlaşamayarak şirketteki hissesini diğer davalı M.. Ö..’ün eşi Nilay Öz’e devrettiğini, 04/06/2007 tarihinden itibaren şirketle hiçbir ilişkisinin kalmadığını, savunmuştur. Diğer davalı M.. Ö.. vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmede kiracının diğer davalı H.. A.. olduğunu, sözleşmeye göre devir hakkı bulunmadığını, davalı H.. A.. ile müvekkilinin davaya konu yerde şirket kurulduktan sonra mal sahibi ile görüşüldüğünü, sözleşmedeki devir yasağına rağmen davaya konu yerin müvekkiline ait şirket tarafından kullanılmasının sözleşmenin hükümsüz olduğunu gösterdiğini, bu nedenle sözleşmenin esas alınmaması gerektiğini, müvekkilinin meskeni çok kötü şartlarda teslim aldığını pahalı tadilatlarla cazip hale getirdiğini, taşınma işleminden 3-4 ay öncesinde davacıya haber verildiğini, yeni kiracı bulmasının söylendiğini müvekkili tarafından iyiniyetli olarak uyarıda bulunulduğunu, davacının beyanları sebebi ile sözleşmedeki tutanakla teslim şartının bertaraf edilerek anahtarın komşu esnafa teslim edildiğini, tahliye ve delil tespiti tarihi arasında uzun süre bulunduğunu, arada geçen süre içerisinde meydana gelen hasardan sorumluluğunun bulunmadığını, kiralananın borçsuz hasarsız ve kullanıma hazır bir şekilde tahliye edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davalılardan H.. A..’a yönelik olarak açılan davanın reddine, davalı M.. Ö..’e yönelik olarak açılan davanın kısmen kabulü ile taşınmazın tahliye edildiği tarih ile yeniden başka bir kiracıya kiralandığı tarih arasında davacının mahrum kaldığı kira bedeli, 6110 TL ile taşınmazda meydana gelen hasar miktarı olan 5540 TL ve 42,80 TL su faturası bedeli ve 22,70 TL çevre temizlik vergisi bedelini davalıdan talep edilebileceği belirtilerek 11.750,50 TL nin davalı M.. Ö..’den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı M.. Ö.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Dosya kapsamına toplanan delillere mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-)Davalı vekilinin hor kullanma bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.nun 266/2 maddesi gereğince kiracı, kira sözleşmesine uygun kullanım neticesinde kiralananda meydana gelen eskilik yahut değişiklikten sorumlu değildir. Kira sözleşmesinin genel şartlar 6. maddesinde de kiralananın sözleşmeye göre kullanılmış olmasından dolayı meydana gelen eksiklik ve değişiklikten sorumlu olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının mecurda bıraktığı hasarın kısmen normal kullanımdan kısmen de tahliye sonrası yıkılan sökülen ve götürülen malzeme nedeni ile hor kullanımdan kaynaklandığı, hasar tutarının 5.540 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen hasarların normal kullanım ve hor kullanım nedeni ile meydana geldiği belirtilmesine rağmen bir ayrım yapılmamış, hangi hasarların normal kullanımdan kaynaklandığı hangi hasarların hor kullanımdan kaynaklandığı belirtilmemiştir. Bu nedenle mahkemece mahallinde konusunda uzman bilirkişilerle birlikte yeniden keşif yapılarak veya bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle kiralananda meydana gelen hasarların normal kullanmadan mı, yoksa hor kullanmadan mı kaynaklandığının belirlenmesi, hasarın hor kullanmadan kaynaklanması durumunda yıpranma payı da gözetilerek hasar bedelinin tespiti ile bilirkişiden, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli şekilde rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan bilirkişi raporunda belirtilen hasar miktarının tamamen kabul edilmesi doğru değildir. 3-)Davalı vekilinin yeniden kiralama süresi içerisindeki kira kaybına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan kira sözleşmesi 15/01/2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl sürelidir. Sözleşmede kiralanan işyerinin güvenlik şirketi faaliyeti için kullanılacağı her şeyiyle tam ve faal olduğu belirtilmiştir. Taşınmazın tahliye edilip, anahtarın teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge yok ise de, davacı vekili taşınmazın 15/08/2010 tarihinde boşaltıldığını belirttiğine göre, bu tarihte tahliye edilip, anahtarın teslim edildiğinin kabulü gerekir. Dosya arasında bulunan kira sözleşmesine göre taşınmazın 05/01/2011 tarihinde yeniden kiraya verildiği anlaşılmaktadır. Kira sözleşmesinin süresinden önce tek taraflı feshi ile kiralananın tahliyesi halinde kiracı dönem sonuna kadar olan kira bedellerinden sorumludur. Ancak, BK.nun 98.maddesi yollaması ile BK. 44.maddesi gereğince, kiralayan da zararının artmasını önlemek için gerekli tedbirleri almalı, taşınmazı yeniden kiraya verebilmek için gereken çabayı göstermelidir. Bu durumda kiracının, taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul sürenin kira parasından sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece kiralananın tahliye edildiği tarihten sonra aynı koşullarla ne kadar sürede kiraya verilebileceği saptanarak davalının sorumlu olduğu kira parasının tespiti gerekirken taşınmazın tahliye edildiği 15/08/2010 tarihinden yeniden kiraya verildiği 05/01/2011 tarihine kadar olan tüm kira bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) No'lu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.