Başvurucu, irtikâp suçundan yargılandığı Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/186 esas sayılı dosyasında, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, irtikâp suçundan yargılandığı Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/186 esas sayılı dosyasında, delillerin eksik ve hatalı değerlendirilmesi sonucu mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 27/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 11/6/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: İrtikap suçu nedeniyle hakkında açılan ve Manavgat Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasında Mahkemenin 12/11/2010 tarih ve E.2009/186, K.2010/305 sayılı kararıyla başvurucu 5 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi, 22/11/2012 tarih ve E.2012/10393, K.2012/11894 sayılı kararıyla anılan Mahkeme kararını irtikap suçu yönünden onamış ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Başvurucu, 13/12/2012 tarihinde 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müracaatta bulunmuş, Başsavcılık, 15/1/2013 tarih ve KD.2012/203545 sayılı kararı ile itirazı gerektirecek hukuki ve fiili durumun olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir. Anılan karar başvurucuya 12/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.” 23/3/2005 tarih ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un maddesi, 4/4/1929 tarih ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 ila maddeleri, 5271 sayılı Kanun’un 267 ila 271, 311 ila maddeleri.