1. Hukuk Dairesi 2015/12778 E. , 2018/11089 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nunn raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras pa…
**1. Hukuk Dairesi 2015/12778 E. , 2018/11089 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nunn raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Davacılar, Üzeyir İmral’ın maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını davalı oğlu ...'a mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline, olmazsa tenkisine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, kalp ve kanser hastası olan mirasbırakanın sağlığına kavuşması amacıyla büyük çaba gösterdiğini, tedavisi için eşinin ziynet eşyalarının harcandığını, yatalak olan mirasbırakanla birlikte yaşadıklarını dava konusu taşınmazdaki 1/2 payın bu nedenle kendisine temlik edildiğini, mal kaçırma amacı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’ın 29.06.2012 tarihinde öldüğü, davacı kızları ..., ..., ..., ... ve davalı oğlu ... ile dava dışı eşi ...’nın mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın paydaşı olduğu ... parsel sayılı taşınmazdaki ½ payını 18.08.2008 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nun 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Öte yandan, 6100 s. HMK'nun 140/5 maddesi uyarınca, ön inceleme duruşmasında taraflara dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belge ve delilleri sunmaları konusunda 2 haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacılar dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olup mahkemece 19.06.2013 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında davacı vekiline delillerini sunması bakımından süre verilmemiş, 26.06.2013 tarihinde davacılar vekili tanık listesini ibraz etmiş, 02.10.2013 tarihli duruşmada davacı vekilinin tanık dinletme talebi süresinde olmadığından bahisle kabul edilmemiş, davacı taraf tanıklarını bildirdiği halde tanıkları dinlenmeden sonuca gidilmiş olup muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda mirasbırakanın iradesini tespit etmek bakımından tanık ifadelerinin önemli olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olduğu iddiasının ispat külfetinin davacı tarafta olduğu gözetilerek davacı tarafın bildirmiş olduğu tanıkların dinlenmesi, toplanan ve toplanacak deliller çerçevesinde mirasbırakanın gerçek iradesinin ne olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. Davalının değinilen yön itibariyle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.