Başvuru, kamu makamları tarafından önlem alınmamasından karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu ölüm meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının; olaya ilişkin olarak açılan tazminat davasının makul sürede tamamlanmaması ve hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kamu makamları tarafından önlem alınmamasından karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu ölüm meydana gelmesi nedeniyle yaşam hakkının; olaya ilişkin olarak açılan tazminat davasının makul sürede tamamlanmaması ve hatalı değerlendirme sonucu reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 25/9/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 2018/28790 numaralı başvuru ile 2018/28801 numaralı başvuru arasında konu bakımından hukuki irtibat bulunması nedeniyle başvurular 2018/28790 numaralı başvuru üzerinde birleştirilmiş ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların oğlu T.K. 14/12/2009 tarihinde banyo yaparken karbonmonoksitten zehirlenerek hayatını kaybetmiştir. Başvurucular 1/6/2010 tarihinde E. marka LPG tüp üreticisi olan firmanın tüp gaz zorunlu sorumluluk sigortasını yapan A. sigorta şirketine karşı maddi tazminat ödenmesi talepli tazminat davası açmıştır. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi) bilirkişi incelemesi sonrasında 17/11/2011 tarihinde "...şofben ile baca bağlantısının ortadan kaldırılması yüzünden davacıların miras bırakılanın banyo yaptığı sırada karbonmonoksit gazının bacadan dışarı atılamayarak banyoda sızması sonucu ölümün gerçekleştiği, tüpgaz zorunlu sorumluluk sigortası LPG tüpünün verdiği zararları teminat altına aldığından ve olayda tüpten kaynaklanan bir etki bulunmadığından davalı sigortasının eylemi ile sonuç arasında bir illiyet bağının bulunmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddi[ne]..." karar vermiştir. Karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 10/1/2014 tarihli kararıyla onanmış; karar düzeltme talebi ise Dairenin 16/9/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bununla birlikte başvurucular 17/2/2012 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde ( Ticaret Mahkemesi) E. marka LPG tüp ile A. marka şofbenin üretici firmalarına 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat ödenmesi talepli tazminat davası açmıştır. Ticaret Mahkemesi 17/3/2014 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"...Mahkememizce aynı olaya ilişkin olarak aynı davacılar tarafından LPG tüpü üreticisi [E.] A.Ş.nin sigortacısı [A.] Anonim Türk Sigortası'na karsı açılan İstanbul ATM'nin ... dosyanın içeriği ve davacı tarafından şofbenin davalı [A.] A.Ş. tarafından monte edildiği ya da [A.] A.Ş.nin yetkili servisi tarafından bakım ya da onarım yapıldığına dair hiç bir belge sunulmaması nedeniyle dosyada mevcut bulunan kök ve ek rapordaki açıklamalara itibar edilmesi mümkün görülmemiştir. ...Davacıların oğlu... 14/12/2009 tarihinde banyo yaparken vefat ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar bu ölüm nedeniyle oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını iddia ederek LPG tüpünün imalatçısı ve şofbenin imalatçıları olan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürmüşlerdir. ...İstanbul ATM'nin anılan ve kesinleşen daya dosyası içeriğine göre, olayda LPG Üretiçisi olan davalı [E.] A,Ş.nin her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığı kesinleşmiş olmakla, bu davalı hakkındaki davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davalı [A.] A.Ş.nin şofbeni imal eden firma olup, imalatçının 818 sayılı BK madde kapsamında sorumluluğu olsa da; sadece şofbenin üreticisi olduğunun, ... şofbenin [A.] marka şofben olmasının, bu davalı sorumlu olduğunun kabulü için yeterli bulunmadığı, davalı [A.nın] bu şofbenin kendileri tarafından monte edildiğine dair kayıtlarında bir bilginin olmadığının ileri sürüldüğü davacı tarafından da bu savunmanın aksine, montajın [A.] A.Ş.nin yetkilendirdiği bir servis tarafından montajının yapıldığı yada bakım veya onarımının gerçekleştirildiğine dair hiç bir bilgi ya da kaydın sunulamadığı ve mahkememizce alınan bilirkisi raporlarında da bu yönde bir tespit yapılmamış olup,..... Ölü Muayene Zabtında davacı Mevlüt Kazaklı'nın, 'banyoda şofbeni bacaya bağlayan borunun daha önceden var olduğu 1 hafta önce temizlik yapılırken düşüp kırıldığı için çıkardıkları' şeklinde beyanda bulunulduğu, dosyadaki raporlarda banyoda baca deliği olmasına rağmen şofbenin bacaya bağlanmadığı, baca deliğinin plastik kapak ile kapalı olduğu, banyonun kapısının büyük hole açılmadığı, daha küçük lavabo kısmına açıldığı ve olay esnasında tam kapalı olduğu, kapının alt kısmının hava almak için yeterli açıklıkta bulunmadığı, bu verilere göre banyonun havalandırılmasının ve baca bağlantısının olmaması nedeniyle, zehirlenme sonucu ölümün meydana geldiği, ancak şofbenin montajının davalı [A.] A.Ş. tarafından yapıldığının kanıtlanamadığı, dolayısıyla davalı [A.] A.Ş.nin sorumluluğunun olduğunun kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak, bu davalı hakkındaki davanın da bu nedenle reddi gerektiği kabul edilmiş..." Karar, Dairenin 2/3/2016 tarihli kararıyla onanmış; karar düzeltme talebi ise Dairenin 28/6/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 14/9/2018 tarihinde başvuruculara tebliğ edilmiş, başvurucular 25/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.