8. Ceza Dairesi 2024/21651 E. , 2025/313 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer ver…
**8. Ceza Dairesi 2024/21651 E. , 2025/313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi sonrasında hükmün, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.02.2024 tarihli ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2024/494 Esas, 2024/710 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık müdafinin temyiz istemi, katılanın rızası ile gittiğine, sanığın suç işleme kastının olmadığına, katılan ifadesinin çelişkili olduğuna yöneliktir. 2.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, orantılılık ilkesi uyarınca sanığa az ceza verildiğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. 3.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın katılana cinsel istismarda bulunması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulamaması gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Katılan ...'ün sanığın arabasına rızaen bindikten sonra, eve dönmek istemesine rağmen sanık tarafından gece saat yirmi üçten sabah saat beş'e kadar uzun süre eve dönmesine müsade edilmediği olayda yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşılmış olup, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Boyabat Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.