10. Hukuk Dairesi 2024/11672 E. , 2025/754 K. MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2095 E., 2023/41 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/126 E., 2021/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından haz…
**10. Hukuk Dairesi 2024/11672 E. , 2025/754 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2095 E., 2023/41 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/126 E., 2021/89 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mart 2004 tarihinde davalı işyerinde işe başladığını ve kesintisiz bir şekilde 06.01.2015 tarihine kadar iş akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışma sürelerine ilişkin primlerinin tam olarak yatırıldığını, eksik ödemenin söz konusu olmadığını, davacının tespit edilecek çalışmasının olmadığını, zamanaşımının dolduğunu 5 yılı aşan süreyi talep edemeyeceğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil vekili davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı vekili dilekçesi ile Mart 2004-06.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmaların tespitini talep ve dava ettiği, davacının SGK'ya bildirilen hizmetlerinin 22.03.2013 - 31.12.2013 tarihleri arasında 282 gün, 12.02.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 318 gün ile sınırlı olduğu, 22.03.2013 tarihinden önce bildirimin bulunmadığı, işyerinin dava konusu ve uyuşmazlık konusu dönem içerisinde kanun kapsamında yer aldığı, tanık anlatımlarından davacının çalışmasının 2004 yılı içerisinde başladığı, kış dönemi yağmurlu ve donlu havalarda çalışmaların olmadığı, davacının botanik bölümünde ve sahada çalışmasının bulunduğu ifade olunmuş, tanık anlatımları esas alınarak davacının çalışmasının 2004 yılı Mart ayı içerisinde başlayıp 31.12.2014 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakla, davacının işyerinde geçen çalışmalarının kesintisiz gerçekleşmiş olması da gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyeri nezdinde 01.03.2004-31.12.2004, 01.01.2005-31.12.2012 tarihleri arası dönem (01 Ocak ve 15 Şubat tarihleri arası dönem dışlanmak sureti ile) hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre; davacının 2004 yılının Mart ayı ile 06.01.2015 tarihi arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının kesintisiz olduğunu iddia ederek, bu tarihler arasındaki hizmetlerinin tespitini talep ve dava ettiği, davacının davalı iş yerince 22.03.2013- 31.12.2013 tarihleri arasında 282 gün, 12.02.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 318 gün hizmetinin bildirildiği, 22.03.2013 tarihinden önce herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmadığı, davalı iş yerinin uyuşmazlık konusu dönem içerisinde kanun kapsamında yer aldığı; toplanan delillere göre, davacının çalışmasının 2004 yılı Mart ayı başında başladığı, davacının botanik bölümünde ve sahada çalıştığı, kış döneminde hava şartlarından dolayı 45 günlük sürede çalışmanın olmadığı, davacının davalı iş yerindeki çalışmasının kesintisiz olarak 31.12.2014 tarihine kadar devam ettiği, çalışmaların kesintisiz olarak devam etmesi nedeniyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğramadığı, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının hizmet tespiti talebi yönüyle Kurum kayıtlarının incelenmesinde bahsettiği işyerinde bahsettiği dönemlerde çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu nedenle davacının iddia ettiğinin aksine, dava edilen dönemlerde davacının sigortalı hizmetinin bulunmadığı, yine 5510 sayılı Kanun'un 8/2. maddesi hükmü gereği davacı tarafından Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, Kurumun, davacının sigortalı çalışmalarından haberdar olmasının mümkün olmadığı, hizmet tespitine yönelik bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiği, çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da Kurumca tespit edilip edilmediğinin, hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığının, 506 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının, çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğunun, işyeri kayıtlarının celp olunarak çalıştığı iddia edilen dönemlerde kanuni defterlerde böyle bir işçilik bildiriminin, ücret ödemesinin yapılıp yapılmadığının, işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı gibi görevlileri ile o işyerinde çalışan diğer kişilerin ve komşu işyerlerinde çalışanların dinlenerek böyle bir çalışmanın fiili olup olmadığı hususları ile çalışma sürelerinin, dinlenilen tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulması gerektiği, bu bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle ilişkilerinin araştırılması gerektiği, dinlenen tanık beyanlarının davacının hizmet tespiti için yeterli olmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, dava tarihinden önceki 5 yılı aşan sürenin hizmet tespitini talep edemeyeceği, çalışma süresine ilişkin tanık beyanlarının yetersiz ve çelişkili olduğu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin kanuna ve usule aykırı olduğu, 01.03.2004 - 06.07.2004 dönemleri arasındaki prim alacaklarının muaccel oldukları tarihten itibaren beş yılda zamanaşımına uğradıklarından, Mahkeme tarafından tespitine karar verilen 01.03.2004- 06.07.2004 tarihleri arasındaki prim alacaklarının zamanaşımına uğradığı, 01.03.2004- 31.12.2014 dönemleri arasındaki tüm taleplerin zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının Mart 2004 - 06.01.2015 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.