Başvuru, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında aylık bağlanması istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, yaşam ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında aylık bağlanması istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma, yaşam ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun oğlunun 18/3/1986 tarihinde meydana gelen terör olayında hayatını kaybetmesi sebebiyle 5233 sayılı Kanun'un Geçici maddesi gereğince aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvuru Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) tarafından reddedilmiştir. Başvurucu, söz konusu başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 16/11/2017 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalı SGK'nın Mahkeme kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusu, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 13/11/2019 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve davanın reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, 5233 sayılı Kanun’un Geçici maddesi ile 19/7/1987 tarihinden sonraki terör ve terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar görenlerin kanun kapsamına alındığını, başvurucunun oğlunun anılan tarihten önce hayatını kaybetmesi nedeniyle Kanun kapsamında aylık bağlanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar başvurucuya 1/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/12/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. İlgili Mevzuat 5233 sayılı Kanunu’nun Geçici maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde ilgili valilik ve kaymakamlıklara başvurmaları hâlinde, 1987 tarihi ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih arasında işlenen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya anılan tarihler arasında terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararları hakkında da bu Kanun hükümleri uygulanır...." 5233 sayılı Kanunu’nun Geçici maddesi şöyledir: "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen terör olayları sebebiyle malul olanların kendilerinin, hayatını kaybedenlerin ise hak sahibi yakınlarının müracaatları halinde; ek 1 inci maddede belirtilen koşulları taşımaları kaydıyla aynı maddede belirtilen usul ve esaslar ile aylık miktarları üzerinden ve bu maddenin yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren 5510 sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslara göre aylığa hak kazanırlar. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için herhangi bir ödeme yapılmaz."B. Danıştay İçtihadı Danıştay Onbeşinci Dairesinin 5/11/2018 tarihli ve E.2016/5789, K.2018/7179 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:"...Yukarıda belirtilen maddeler kapsamında 5233 sayılı Kanun’un Geçici Madde 1 hükmü ilekanunun uygulama süresinin belirlendiği; 4/7/2012 tarihinde Ek Madde 1 ve Geçici madde ile getirilen aylık bağlanması hususu incelendiğinde; ilgili kanunun sistematiği, söz konusu maddelerin Geçici madde hükmünü aylık bağlanması hususunda ortadan kaldıracak ayrıca yeni ve açık bir düzenleme getirmediği ve ilgili düzenlemelerden aylığın belirlenmesi usulünde aynı kanunun maddesi hükmüne atıf yaptığı da göz önünde tutularak 5233 sayılı Kanunun uygulama süresinin aylık bağlanması hususunda da geçerli olduğu görülmüştür. Bu halde; davacının talebine dayanak yaptığı olayın 1987 tarihinden önce meydana geldiği görüldüğünden, talebin reddine ilişkin idare işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İdare Mahkemesi tarafından dava konusu olayın 5233 sayılı Kanunu'nun Geçici Maddesi hükmüne göre kanun kapsamında bulunmadığından talebin reddi yolunda karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolunda karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir...."