19. Ceza Dairesi 2016/15861 E. , 2017/9316 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın…
**19. Ceza Dairesi 2016/15861 E. , 2017/9316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, 2-)Telef ederek 3-)Kıymetten düşürerek, 4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek; Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; müşteki tarafın, sanığın, üzerine kayıtlı taşınmazları, alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla amacıyla devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, öncelikle şikayete konu icra takip dosyasında haczedilen ,sanığa ait olan aracın borcu karşılayıp karşılamayacağının araştırılıp, karşılamadığının anlaşılması durumunda, şikayet dilekçesinde belirtilen taşınmazların devrinin alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapılıp yapılmadığının tespiti açısından, eyleme konu taşınmazların devir tarihindeki değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılıp, satın alan şahıslarla satış işlemini yapan sanık arasında yakın akrabalık ya da yakın arkadaşlık ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de,