TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/648 Esas KARAR NO : 2025/671 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 07/09/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 KARAR YAZIM TARİH : 17/11/2025 Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava şirketin haklı sebeple feshi talebiyle açılmış ve sonuç talep kısmında "TTK md. 636/3 kapsamında haklı sebeplere dayanarak mahkemeden müdahale talebimiz ile mahkemece hükmedilebilecek alternatif çözü…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/648 Esas - 2025/671 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/648 Esas KARAR NO : 2025/671 BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Ticari Şirket DAVA TARİHİ : 07/09/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 KARAR YAZIM TARİH : 17/11/2025 Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava şirketin haklı sebeple feshi talebiyle açılmış ve sonuç talep kısmında "TTK md. 636/3 kapsamında haklı sebeplere dayanarak mahkemeden müdahale talebimiz ile mahkemece hükmedilebilecek alternatif çözümün uygulanması, son çare olarak şirketin feshine karar verilmesi" şeklinde talep özetlenmiş, açıklamalar kısmında ise "Dava açma sebebimiz şirketin feshedilmesi değil davalı ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasıdır" "Müvekkil ortaklıktan çıkmak istemeyip şirketin fesfedilmesi de son derece yıkıcı olacaktır." "Talebimiz şirketin feshi değil ortaklığın davalının çıkarılması suretiyle giderilmesidir. " ifadelerine yer verilmiştir. Dava dilekçesindeki talepler davayı nitelendirmeye ve sonuçlandırmaya elverişli açıklıkta değildir. HMK nun 119/1.ğ maddesinde dava dilekçesinin açık bir şekilde talep sonucu içermesi gerektiği , bunun eksikliği halinde ise ikinci fıkra gereği davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde talepler yukarıda belirtildiği üzere yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya elverişli şekilde belirtilmemiştir. Şirketin feshi talepli dava açılmış olmasına rağmen şirketin feshinin talep edilmediği ve alternatif çözüm olarak davacının ortaklıktan çıkmasının arzulanmadığı ancak diğer ortağın şirketten çıkarılmasının ise amaçlandığı ifade edilmektedir. Talepler birbirinden farklı ve çelişkilidir. Neticei talebin açıkça bildirilmesi ve davanın yasal bir tanıma kavuşturulması hem karşı tarafın savunma yapabilmesi hem de mahkemesin sağlıklı bir yargılama yapıp doğru bir hüküm kurması açısından zorunluluktur. Dava dilekçesinde talep sonucu kısmında talebin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Çünkü, taleple bağlılık ilkesi gereğince hâkim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler. Bu nedenle talep sonucu yeterince açık değilse hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK. m. 31) kapsamında açık olmayan talep sonucunu açıklatması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1-1236 Esas 2018/1568 Karar) Davacının sonuç talebi açık olmadan ne karşı tarafın sağlıklı savunma yapması ne de mahkemece sağlıklı bir yargılama yapılması ve hüküm verilmesi mümkündür. Aksini kabul yargılamanın belirsiz bir ortamda sürüp gitmesine ve hüküm aşamasında karmaşaya sebep olacaktır. Yargılama usulünü düzenleyen HMK; yargılamanın en hızlı ve en sağlıklı bir şekilde yapılması hususunda mahkemeye görev yüklerken davayı açan ve davaya cevap veren davalıya da dava malzemesini en düzgün şekilde mahkeme önüne getirme, talebi yargılama yapmaya elverişli şekilde açık ve net olarak ortaya koyma ve dayanılan vakaları somut ve gerekçeli şekilde sunma ve delillendirme ödevi yüklemektedir. Bu sebeple; dava dilekçesine konu sonuç talebini açıklaması, TTK 636/3 maddesi gereği şirketin feshinin mi istendiğinin yoksa açılan davanın TTK 640/3 maddesi uyarınca davalı ortağın şirketten çıkarılmasına mı yönelik olduğunun açıkça bildirmesi ve dava konusunun neye ilişkin olduğunu tereddüte meydan vermeyecek ve yargılama yapmaya elverişli şekilde bildirmesi amacıyla HMK 119/2 maddesi gereğince davacı vekiline bir haftalık kesin süre içerir muhtıra 17/09/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, Muhtıra tebliğinden itibaren başlayacak bir haftalık kesin süre içinde sonuç talebin yukarıda tarif edildiği biçimde açık bir şekilde bildirilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu ihtar edilmiştir. Muhtıra tebliğine ve verilen kesin süreye rağmen davacı vekili açıklama yapmamış ve netice-i talebini açık ve yargılama yapmaya elverişli şekilde anlaşılır ve belirli hale getirmemiştir. Bu sebeple HMK 119/2 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, 2-Maktu harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 md gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 5-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; HMK 320 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2025 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır