12. Ceza Dairesi 2013/14121 E. , 2013/21013 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma Hüküm : Beraat Taksirle öldürme ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa ve dosya kapsamına göre; sık sık diyaliz yetersizliği gelişen ve kronik böbrek hastalığı bulunan .....'ın, nefroloji uzmanı sanık Dr..... tarafından günlük he…
**12. Ceza Dairesi 2013/14121 E. , 2013/21013 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma Hüküm : Beraat Taksirle öldürme ve görevi kötüye kullanma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Oluşa ve dosya kapsamına göre; sık sık diyaliz yetersizliği gelişen ve kronik böbrek hastalığı bulunan .....'ın, nefroloji uzmanı sanık Dr..... tarafından günlük hemodiyaliz programına alındığı; ancak, hastanın kendi isteğiyle hemodiyalize son verilmesi ile mevcut böbrek yetmezliği ve hipervolemi tablosunun süratle ilerlediği, saat 03.00-03.30 sıralarında ileri derecede rahatsızlanması üzerine, hemşirelerin telefonla arayarak hastanın durumu hakkında icapçı doktor olan sanığa bilgi verdikleri ve tekrar diyaliz cihazına bağlanmak istenen hastanın saat 05.00-05.30 sularında “hemodiyaliz yetersizliğine bağlı hipervolemiden (kalp yetersizliği ve akciğer ödeminden) dolayı öldüğü olayda; İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun, 21.01.2009 tarihli raporunda, saat 03.00-03.30 sıralarında ileri derecede rahatsızlanması sonucu kişiye EKG çekilmemesi ve kan potasyum düzeyi tetkikinin yapılmamış olmasının bir eksiklik olduğuna işaret edilmiş ise de, sözü edilen işlemlerin hastalığın tedavisine değil, teşhisine ilişkin olup, aynı raporda, “gece diyaliz işlemi yapılmayan kuruluşta cihazın hazırlanması için gerekli olan sürenin takriben 2 saat olduğu göz önüne alındığında, saat 05.00'te yapılan diyaliz işleminin gecikme olarak kabul edilmediği cihetle, uygulanan diyaliz işleminin tıp kurallarına uygun olduğu” şeklinde görüş belirtildiği de nazara alındığında, raporda geçen eksiklikle, ölüm neticesi arasında illiyet bulunmadığından sanığa atılı taksirle öldürme suçunun oluşmayacağı; ayrıca, hastayı hemodiyaliz programına alarak, hastalığın teşhisini yapanın sanık olduğu ve hastanın kendi isteğiyle hemodiyalize son verildiği göz önüne alındığında; sanığın görevi kötüye kullandığının da kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçlar açısından sanığın kast ve taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.