Başvurucu, askerlik hizmetini yaparken yaralanması nedeniyle, ilgili idare hakkında açtığı tam yargı davasında reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden vekâlet ücreti belirlenmesi sebebiyle hak arama hürriyetinin engellendiğini ileri sürmüş ve karar düzeltme talebinin reddedilmesi sonucunda para cezasına hükmedilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek hükmedilen miktarların yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etmiştir.
Başvurucu, askerlik hizmetini yaparken yaralanması nedeniyle, ilgili idare hakkında açtığı tam yargı davasında reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden vekâlet ücreti belirlenmesi sebebiyle hak arama hürriyetinin engellendiğini ileri sürmüş ve karar düzeltme talebinin reddedilmesi sonucunda para cezasına hükmedilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek hükmedilen miktarların yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini talep etmiştir. Başvuru, 10/6/2014 tarihinde Edirne İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 14/11/2014 tarihinde başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 18/11/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Bitlis'in Güroymak ilçesinde Jandarma Asayiş Komd.Bl.K.lığı emrinde görevli olarak vatani hizmetini yaparken, 23/8/2009 tarihinde PKK terör örgütüne karşı gerçekleştirilen bir operasyonda mevziinden izinsiz ayrılması üzerine aynı bölgede görevli asker ve korucular tarafından, terörist sanılarak açılan dost ateşi sonucu yaralanmıştır. Başvurucunun yaralanması olayı ile ilgili olarak yapılan adli tahkikat sonrası, olayın bilinçli taksirle gerçekleşmemiş olduğu kanaatine varılmış ve başvurucu ile olay sırasında yaralanan diğer mağdurun şikayet etmemesi sebebiyle Güroymak Cumhuriyet Başsavcılığının 11/1/2010 tarih ve 2010/6 sayılı karar numarasıyla şüpheliler hakkında “Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına” dair karar verilmiştir. Yaklaşık 10,5 ay hava değişimini müteakip, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Sağlık Kurulunun 13/8/2010 tarih ve 3200 sayılı raporuyla başvurucu hakkında askerliğe elverişli olmadığına dair rapor düzenlenmiştir. Başvurucu, 1/6/2011 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) açtığı davada, meydana gelen olay sebebiyle zararlarının tazmini için kendisine 3/11/1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında herhangi bir "nakdi tazminatın" ödenmediğini belirtmiş ve 000 TL. maddi, 000 TL. manevi olmak üzere toplam 000 TL. tazminatın olay tarihinden itibaren oluşan yasal faiziyle birlikte davalı idareye ödettirilmesine duruşma yapılmaksızın karar verilmesini talep etmiştir. Başvurucu, aynı dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. AYİM İkinci Dairesinin 22/6/2011 tarih ve E.2011/857 sayılı kararı ile başvurucunun adli yardım talebi kabul edilmiştir. Başvuru dosyası kapsamından ve UYAP kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığı’nın Jandarma Genel Komutanlığı'na 9/3/2012 tarihinde yazdığı bilgilendirme yazısında, başvurucuya SGK tarafından 1/11/2010 tarihinden itibaren 985,59 TL bağlanan derece TSK vazife malulü aylığının 1/1/2012 tarihinden itibaren 100,00 TL'ye yükseltilmiş olduğu bilgisi yer almakta; bununla beraber başvurucu, bireysel başvuru dilekçesinde açılan dava devam ederken 9/3/2012 tarihinde vazife malullüğü maaşı bağlandığını iddia etmektedir. Davacının yaralanmasına ilişkin olayın 2330 sayılı Kanun kapsamında bulunması nedeniyle, Jandarma Genel Komutanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 7/9/2012 tarih ve 2012/208 numaralı kararıyla başvurucuya 002,39 TL tutarında "nakdi tazminat" ödenmiştir Başvurucunun maddi zararlarının tespiti için resen seçilen bilirkişilerce tanzim edilen 7/3/2013 tarihli raporda, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un maddesi göz önünde tutularak başvurucunun aldığı nakdi tazminatın mahsubundan sonra 246,00 TL. maddi tazminat hak edişinin mevcut olduğu belirtilmiştir. Derece Mahkemesi kararından taraflara tebliğ edilen bu bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itiraz ileri sürülmediği anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama sonucunda, AYİM İkinci Dairesinin 6/11/2013 tarih ve E.2011/857, K.2013/1277 sayılı kararı ile dava kısmen kabul edilmiş ve başvurucuya yasal faizi ile 246,00 TL maddi ve takdiren 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Aynı kararda yargılama giderleri bakımından ise, 2/11/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) maddesi uyarınca, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ve maddeleri uyarınca 735,00 TL vekalet ücretinin başvurucudan alınarak davalı idareye verilmesine hükmedilmiştir. Başvurucunun AYİM'e yapmış olduğu karar düzeltme istemi aynı Dairenin 7/5/2014 tarih ve E.2014/792, K.2014/666 sayılı ilamı reddedilerek karar aynı tarihte kesinleşmiş ve bu karar başvurucuya 3/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 10/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 659 sayılı KHK’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.…” 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un maddesi şöyledir: “Bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığıdır. Yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı olarak kurumların ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu kanun hükümlerine göre ödenen nakdi tazminat ile bağlanmış bulunan aylıklar gözönünde tutulur.” 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un maddesi ile 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 18/6/1937 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Tashihi karar talebi esbabı mezkureye mutabık görülmezse arzuhalin reddine ve mustedii tashihten yüz liraya kadar cezayı nakdi alınmasına ve muvafık ise kabulüne karar verilir.”