Başvuru, başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin olarak verilen kararın mahkemece iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin olarak verilen kararın mahkemece iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.A. Bireysel Başvuru Süreci Başvurucu, Sungurlu hâkimi olarak görev yaparken Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile irtibat ya da iltisak içinde olduğu gerekçesiyle 22/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal (OHAL) Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'ye (667 sayılı KHK) dayanılarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından meslekten çıkarılmıştır. Kamu görevinden çıkarılmasının ardından başvurucu, baro levhasına avukat olarak yazılma talebiyle 16/12/2020 tarihinde Ankara Barosuna (Baro) başvurmuştur. Başvurucunun talebi Baro Yönetim Kurulu'nun 20/1/2021 tarihli kararıyla kabul edilmiştir. Kararda; başvurucunun hâkimlik mesleğinden çıkarıldığı, bu husustaki davanın devam ettiği, başvurucu hakkında ayrıca bir ceza davasının derdest olduğu, başvurucunun avukatlıkla birleşmeyen bir işle uğraşmadığı ve manevi niteliklerinin yerinde olduğu belirtilmiştir. Baro kararı Türkiye Barolar Birliğinin (TBB) incelemesine sunulmuştur. TBB Yönetim Kurulu 28/1/2021 tarihinde baronun kararını uygun bularak onaylanmak üzere gönderilmesine karar vermiştir. Söz konusu karar, Adalet Bakanlığı (Bakanlık) tarafından bir daha görüşülmek üzere TBB'ye geri gönderilmiştir. Geri gönderme kararının gerekçesinde; başvurucu hakkında FETÖ/PDY üyeliği suçundan kovuşturmanın devam ettiği, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun maddesi uyarınca başvurucunun baro levhasına yazılma talebi hakkında kovuşturma sonuna kadar bekletilmesine karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bakanlığın geri gönderme yazısı gereğince değerlendirme yapan TBB Yönetim Kurulu 25/2/2021 tarihinde önceki kararında ısrar ederek başvurucunun baro levhasına yazılmasına karar vermiştir. Kararda; başvurucu hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturmanın devam ettiği, bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Bakanlık tarafından anılan kararın kesinleşmesi üzerine Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açılmıştır. Mahkeme 7/5/2021 tarihinde dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiş olup Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) tarafından anılan karara karşı itirazın reddine 1/7/2021 tarihinde kesin olarak karar verilmiştir. Mahkeme 27/9/2021 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; ilgili mevzuata yer verildikten sonra başvurucu hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan kovuşturmanın devam ettiği, isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza yargılaması sonucunun beklenilmesinin yerinde olacağı belirtilmiştir. Söz konusu karara karşı başvurucunun yürütmenin durdurulması talebi Bölge İdare Mahkemesi tarafından 22/12/2021 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, Bölge İdare Mahkemesinin 22/12/2021 tarihli, Mahkemenin esasa ilişkin kararına yönelik yürütmenin durdurulması talebinin reddine dair nihai kararı sonrasında 17/1/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. B. Bireysel Başvuru Sonrası Süreç Mahkemenin iptal kararına karşı başvurucu tarafından yapılan istinaf talebinin Bölge İdare Mahkemesi tarafından 9/2/2022 tarihinde reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; Mahkemece verilen kararın usule ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilmiş ve karara karşı Danıştaya temyiz yolunun açık olduğu vurgulanmıştır. Başvurucu ve TBB Başkanlığı, Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararına karşı temyiz başvurusunda bulunmuş olup, dosya temyiz incelemesinde hâlen derdest durumdadır.