7. Ceza Dairesi 2021/23987 E. , 2024/5216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/820 E., 2017/628 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşün
**7. Ceza Dairesi 2021/23987 E. , 2024/5216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/820 E., 2017/628 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. 2. Sanık müdafiin temyiz isteği; sanığa atılı konusu suç oluşturan eylemleri gören tanık olmadığına, iddianamede isnat edilmeyen ve vaki olmamakla birlikte sanığın, katılanın omzuna yumruk atma eyleminin hükme konu edilmemesi gerektiğine ve söz konusu eylem dolayısıyla haksız tahrik hükümlerinden yararlandırılmasının usul ve Kanuna aykırı olduğuna, katılanın dizi ile ayak bileği arasında kızarıklık olduğuna ilişkin tespitlerin yumrukla omzuna vurma sonucu değil, kendisine metal masayı iteklemesine karşı aynen mukabele sırasında masa ile kapı arasına sıkışması sırasında boynunda ve dizi ile ayak bileği arasındaki kızarıklıkla uyumlu olduğuna, ilk hareketin katılandan geldiğine ve sanığın eyleminin üstün cürüm sayılmayacak fiillerden olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Gerek sanığın, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ve temyiz kapsamı dışında bulunan katılan sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz taleplerini içeren 13.03.2017 tarihli dilekçenin, gerekse sanık müdafiin, sanık ile aynı talepleri içeren 14.03.2017 tarihli dilekçenin dosya kapsamında mevcut olması karşısında Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan incelemede; Sanık Bkm. Bnb. ...'nın 09.10.2013 tarihinde, katılan Bkm. Er ...'i üniformasının ön düğmelerinin tamamen açık olması ve başında şapka olmaması nedeniyle uyardığı, doldur-boşalt istasyonunun olduğu yere çağırdığı, burada tartışmaya başladıkları, ...'ın odada bulunan masayı, ...'ın üzerine doğru iki eliyle iteklediği, ...'ın da masayı ...'a iteklediği, ...'ın iki bileğinden tutarak kapıya doğru yasladığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında asta müessir fiil suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 117/1 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 10.10.2013 tarihli katılan adına düzenlemiş olan adli muayene raporu, temyiz kapsamı dışında bulunan katılan sanık ... ve usulüne uygun olarak yeminli beyanlarına başvurulan tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın ifadeleri dosyada mevcuttur. 1632 sayılı Kanun'un “Maduna müessir fiiller yapanların cezası” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrasında “Madununu kasten itip kakan, döven veya sair suretlerle cismen verecek veya sıhhatini bozacak hâllerde bulunan veyahut tazip maksadiyle madun hizmetini lüzumsuz yere güçleştiren veya onun diğer askerler tarafından tazip edilmesine veya suimuamelede bulunulmasına müsamaha eden âmir veya mafevk iki seneye kadar hapsolunur.” hükmüne yer verilmiştir. Müessir fiil suçunda korunan hukuki menfaat, kişilerin vücut bütünlüğü ile bedeni, ruhi ve akli sıhhatlerini koruma hakları olduğu kabul edilmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; sanığın, katılanın bileklerinden tuttuğu ve avuç içi ile omzuna dokunduğu şeklindeki beyanları ve tanık ifadeleri doğrultusunda katılana yönelik gerçekleştirmiş olduğu eylemlerinin madununu itip kakmak, dövmek... niteliğinde olduğunun kabulüyle asta müessir fiil suçunu işlediği sabit görülerek, Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık ile müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 14.05.2024 tarihinde karar verildi.